Çizgi roman dünyasının en ünlü taytı Temmuz ayı içinde Türk okuyucusuyla tekrar buluşuyor. Bu sefer geçen seferki ayrılıklarımıza kıyasla çok daha kısa bir süre onsuz kaldık. Marmara Çizgi; yayımladığı Conan, Bone, Yürüyen Ölüler, Thor, X-Men, Red Sonja gibi kahramanların yanına Örümcek Adam‘ı da kattı. Marmara’dan çıkacak maceralara değinmeden önce sevgili Ağ Kafa’nın Türkiye’deki acı, sıkıntı, keder ve üzüntü dolu macerasına kısa bir göz atmak yerinde olacaktır.

  İlke Keskin

Peter Parker’ın Türkiye’de geçtiği dolambaçlı yolların ilki 1983 yılında Bilka Yayınları’yla başladı (Bilka, Bilim-Kültür-Araştırma ve Yayıncılık Ltd. Şti’nin kısaltması). Örümcek Adam’ı Türk okuyucusu için Örümcek Adam yapan maceralar ve edisyon da bu oldu. Tekrarlanan ve hatta rivayete göre, Amerika’dan yeni materyal gelmediğinde Türk çizerlere teslim edilerek yaratılan bölümler olsa da Bilka bu yayını Ekim 1995’e ve 183. sayıya kadar başarıyla sürdürdü. Çıkan dergiler Türk okurunun alışık olduğu şekilde fumetti boyutunda ve siyah-beyazdı. 128 sayfa başlayan dergiler daha sonra 112’ye ve oradan da 98 sayfaya düşürülmüşlerdi. Aslına bakarsanız, Örümcek’in hayatı üzerinde günümüzde bile büyük etkisi olan maceralar ve dönüm noktaları Bilka tarafından yayımlandı. Bu yüzden Bilka’nın yeri sanırım asla doldurulamaz.

Mayıs 1996’da sahneye 1 Numara Yayıncılık çıktı ve Türkiye’deki renkli, orijinal boyuttaki ilk Örümcek Adam serisi raflardaki yerini aldı. Amerika’daki edisyona sadık kalınarak basılan bu dergilerin içinde 2 adet orijinal fasikül bulunuyordu ve dergiler 48 sayfadan oluşuyordu (Amerika’daki comics edisyonları 32 sayfadan oluşur ve fasikülün içinde genel olarak 22 sayfa çizgi roman 10 sayfa reklam vardır). Bu güzel rüya, Ocak 1997’ye kadar sadece 9 sayı sürebildi ve Türkiye’nin Örümcek Adam macerasının kısa ve güzel bölümlerinden biri olarak hafızalarda, koleksiyonlarda ve tozlu sahaf raflarındaki yerini aldı.

Haziran 1998’de bayrağı Arka Bahçe Yayıncılık devraldı ve farklı sayfa sayılarıyla, farklı boyutlarla, herhangi bir yayın periyodu oturtamadan, farklı serilerle Örümcek Adam yayıncılığını sürdürdü. Son olarak da Aralık 2009’da Hoz Comics devreye girdi ve Temmuz 2010’a kadar 6 cilt Örümcek Adam yayımladı. Marmara Çizgi, Türkiye’de bu maceraya atılan 5. yayınevi oluyor.

Ağ Kafa’nın Türkiye macerasına ufak bir ara vererek biraz da Amerika’ya bağlanma zamanımız geldi. Hoz’un yayımladığı 6. cilt olan “Son Bir Gün” macerasına kadar The Amazing Spider-Man serisi aylık olarak yayımlanıyordu. Fakat 546. sayıyla birlikte periyot ayda 3 dergiye çıkartıldı. Bu durum Ocak 2011 tarihine ve 648. sayıya kadar sürdü. Bu tarihten itibaren de ayda 2 dergiye düşürüldü – aslında tam da 2 sayı diyemeyiz. Ayda 2 The Amazing Spider-Man sayısı diyelim çünkü “limited series” veya “one shot” olarak hâlâ ayda en az 3 Örümcek dergisi yayımlanıyor. Temmuz 2011 itibariyle The Amazing Spider-Man serisinin 665. sayısı çıkmış durumda.

Peki, neden “Yepyeni Bir Gün”? Bu macera The Amazing Spider-Man için gerçekten çok büyük bir dönüm noktası aslına bakarsanız. 2000’de Marvel’ın genel yayın yönetmenliği koltuğuna oturan Joe Quesada’nın (Ocak 2011’de yerini Axel Alonso’ya bıraktı) Peter ParkerMary Jane Watson evliliğinden hiç hoşlanmadığını açık açık dile getiriyordu. “Son Bir Gün” macerasıyla birlikte bütün Örümcek Adam evrenini tam anlamıyla tepetaklak oldu. Yaklaşık son 30 yılda olan bütün her şey bir anda yalan oldu. Peter Parker tekrar bekarlığa döndü, geçici de olsa May Yenge’nin yanına taşındı, tekrar para sıkıntısı çekmeye başladı, Norman Osborne geri döndü, Harry Orsborn geri döndü vs. Hatta aylarca süren, yüzlerce dergiye yayılan, Marvel dünyasını birbirine katan koskoca İç Savaş’ta olan her şey bütün insanlar tarafından unutuldu. İç Savaş sırasında Örümcek Adam’ın kimliğini öğrenen insanlık bu taze bilgiyi hemen unuttu. Kısacası Bilka Yayınları dönemi tekrar başladı.

Bunlar oldu da çok mu güzel oldu peki? Gerek mi vardı bunlara? İşte bu noktada okur, eleştirmen; yazar, çizer herkes ikiye ayrıldı. Yan serilerin satışının çok iyi olmadığını herkes bilir ama ayda bir fasikül Örümcek Adam kimseyi kesmeyeceği için yan seriler sürekli olarak çıkmaya devam eder. Fakat bu noktada bütün yan seriler kesilerek ana derginin ayda 3’e çıkarılması, herkesin en baştan adapte olabileceği bir maceraya başlanması ticari oyunlar olarak görüldü. Quesada’ya birçok eleştiri geldi J. Michael Straczynski’nin dergiyi yazmayı bırakma sebebini Quesada’ya bağlayanlar oldu. Forumlarda konu üzerine yüzlerce bailık açıldı, tartışmalar çıktı vs. Fakat bütün bu olanlara rağmen derginin satışları kesinlikle düşmedi! Ay içinde çıkan her sayının satışı aylık Top 10 listesinde oldu.

Benim fikrimi soracak olursanız, Quesada’nın bunu yapmadaki amacı, genel yayın yönetmenliğine yeni oturmuş biri olarak köklü değişiklikler yapabileceğini göstermenin yanı sıra yaşı küçük okuyucuyu tekrar kazanmak istemesiydi. Straczynski’nin yazdığı Örümcek Adam çizgi romanları gittikçe güzelleşiyor, güzelleştikçe karmaşıklaşıyor, karmaşıklaştıkça da yaşça daha büyük bir okuyucu kitlesine hitap etmeye başlıyordu. Konsepti, Türk okurunun Bilka Yayınları’ndan tanıdığı döneme hızlı bir şekilde geri döndürmek – yani başka bir deyişle hikayeleri basitleştirmek, Straczynski gibi bir yazarı küstürmek, yüzlerce dergide sürdürdüğün İç Savaş gibi bir olayın, hatta şimdiye kadar yazılmış bütün Örümcek Adam hikayelerinin en önemli anı olan maske çıkarma anını olmamış gibi yapmak bile okuyucuyu küstürmüyorsa, sanırım Örümcek Adam’ın yayını insanlık devam ettiği sürece devam edecektir.

Peki, hiç mi güzel tarafı olmadı bu değişimin? Elbette ki oldu. Örümcek Adam’dan çok uzun süre ayrı kalmış, hatta yaşını başını almış fakat ruhu çocuk kalmış okurların maceraya tekrar katılmaları için bulunmaz bir fırsat çıktı karşılarına. Maceraların başlaması ve bitmesi genellikle 3 sayı içinde olmaya başladı. Yani bir ay içinde maceranın sonunu okuyabilir duruma geldi okur. Dergi sayısı artınca yazar-çizer sayısı da arttı ve dergilerde birçok farklı çizim ve anlatım tarzı kullanılır oldu. Daha yüzeysel hikayeler yazılmasına rağmen serideki mizah öğeleri fark edilir bir şekilde arttı ve çok yakından tanıdığımız Parker Şansı geri geldi.

Marmara Çizgi de işte tam bu noktada yükü omuzlarına aldı ve Amerikan çizgi romanı denince Türkiye’de akla ilk gelen kahramanı logosu altına aldı. Aylık olarak ortalama 144’er sayfadan (6’şar fasikül, yani Amerika’da yayımlanan 2 aylık malzeme) oluşan ciltler yayımlamayı planlayan Marmara Çizgi’nin amacı bu sefer okuyucuları Örümcek’ten mahrum bırakmamak ve en kısa sürede Amerika’daki macera akışına yetişebilmek. Kabaca bir hesapla, hiç ara vermeden ciltler Türkçe’ye her ay çevrilmeye devam edilirse 2 sene sonra Amerika’yı yakalayabileceğiz.

Örümcek Adam

Cilt 1: Yepyeni Bir Gün

1. Kitap, 152 sayfa.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA