
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
7 Mar
Mailler alıyorum. Çok az yazı yazıyorsunuz, diyorlar. Doğrudur. Yazdırmak, yazmaktan daha mutlu ediyor çünkü beni. Dergicilik, yayıncılık dürtüleri daha ağır basıyor demek. Oysa ben de daha çok yazmak istiyorum. “Uçan Adam Sabri Bey”in kalkış öncesi yaptığı gibi hırıltılı bir sesi takiben “Allah” ya da “Bana bir haller oluyor” diye haykırıp yazmaya koyulmak istiyorum.
7 Mar
Ayak tabanlarımın kumsala teması, hemen önümde suya doğru kaçışan şu minik yengeç kadar asılsız. Bulutsuz gökyüzü, yeşilin mavinin karışımı kıpırtısız deniz yüzeyi, asabi bebek viyaklamalı martılar, tam tepeden ufka varan yayın yarısında duran güneş de dahil hepsi zihnimin ürünü. Az ilerimde duran şu garip kayalık nedeniyle.
7 Mar
Semih Kaplanoğlu’nun ödülü Zamanın Ruhu‘nu etkileyen bir başarı. Sinemamızın sessiz isyankarı Kaplanoğlu bu ödülle günümüzde her şeyin kapitalizm tarafından ele geçirilemediğini kanıtladı.
6 Mar
“80’li yıllarda kameralar önünde arz-ı endam eyleyen çeşit çeşit kas öbeği vardı, ama piyasaya Alexander Lo Rei’ninkiler kadar terlisi gelmemiştir” diyerek bu haftaki vurdulu kırdılı filmimizin, ülke sınırları içerisinde de tanınan bir oyuncunun, Alexander Lo Rei’nin (A. Lou veya A. Law Yui olarak da bilinir) olduğunu belirterek, önce kısaca kendisini, daha sonra da Ninja Vs. Shaolin Guards adlı filmini tanıyalım. Devamını oku »
6 Mar
Benim TV hepten kertoya bağladı. Butondan startı verdiğim an, ancak 1-2 dakikalık bir pırpır introsuyla girebiliyor programa. An itibariyle seyretmekte olduğum Dream televiziyasının logosu pek seçilmiyor misal. “VH1 abi o!” dese biri inanmak işten. TV de ben de yoırgun ve yaşlıyız baştan. Yok yok, artık renkli bir TV almanın vakti geldi. Tüplüler iyice ucuzladı diyorlar. Dur bakalım, Allah sıhhat ve biraz da bütçe nasip eylesin, o da olur inşallah.
5 Mar
Bir süredir haftalık vizyon tanıtımlarında yazılarıyla bize destek olan sinema yazarı dostlarımız Ali Ulvi Uyanık, Murat Erşahin, Cüneyt Cebenoyan, Serdar Akbıyık, Alper Turgut ve Banu Bozdemir‘e teşekkür ediyoruz. Bu haftadan itibaren vizyona giren yeni filmleri Fecir Alptekin tanıtacak sizlere. Kendisine başarılar, sizlere de bol filmli bir hafta diliyoruz.
4 Mar
Beğendim dediysem, 5 üzerinden 3,5 yıldız ikisine de, üstü değil. Ses‘in sineması Büşra‘ya, Büşra‘nın öyküsü Ses‘e üstün geliyor belki ama toplamda artı ve eksileri kafanızda şöyle bir tarttığınızda, 5′lik sistemde hakkaniyetli bir not oluyor sanırım 3,5.
4 Mar
“Yazmak bir cehennemdir,” demişti İlhan Berk (tabii bunu hemen her sanat dalı için söyleyebiliriz). Burada ilk olarak yazma ediminin yaşamaya kurduğu tahakküm, yaşamı yazının nesnesi haline getirmenin sıkıntısı söz konusu. Sanatçı hem üretebilmek adına hem de elinden başka bir şey gelmediği için (“Yazmasaydım çıldıracaktım!” – Sait Faik) o tahakkümden kurtulamaz (“İnsan ya yazmayı ya da yaşamayı seçmeli” – J.P.Sartre).
3 Mar
Bu kez ‘kısa olması’ hususunda gayet iddialı olduğum iş bu yazının hemen başında söylemeliyim ki: 2008 yılı yapımı olan Changeling ve Gran Torino gibi iki iyi filmden sonra, 2009′u da Invictus gibi oldukça büyük bir prodüksiyonla ve de başarıyla kapattığını gördüğüm Clint Eastwood‘a ‘yaşlı’ demenin caiz olmadığına dair eski fetvamı, güncelliyorum..
2 Mar
Her ne kadar Peter Jackson ismi genel seyirci için Yüzüklerin Efendisi (The Lord of The Rings) serisi ve King Kong gibi dev bütçeli, gişe canavarı filmlerin yönetmenini ifade etse de, ayrıca kariyer hikâyesi ile hem dikkat çeken hem de yönetmen adayları için ilham veren biri olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bad Taste gibi sıfır bütçeli bir filmden başlayan sürecin sonunda yapımcısı olduğu Yasak Bölge 9‘un (District 9)afişlerinde ismi yönetmeninkinden daha büyük yazılacak derecede önemli bir tercih sebebine dönüştü. Yüz milyonlarca dolarlık bütçeli filmlerden sonra yönetmenlerin daha mütevazı çalışmalara imza atması bilindik bir durum. Tabii Cennetimden Bakarken‘in (The Lovely Bones) bütçesi tek başına kaç Türk filmine bedel, o ayrı konu…
Son Yorumlar