
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
22 Ağu
Amerika’da imal edildi, Libya’dan havalandı, Romanya’da Nazileri bombaladı, Manavgat’a düştü. B-24 Liberator serisi ağır bombardıman uçağı Hadley’s Harem 65 yıl önce II. Dünya Savaşı’nı Türk topraklarına taşımıştı.
21 Ağu
Bu yazıda post-punk revival türünün benim için en önemli gruplarından Editors’ın Ekim 2009’da çıkardığı üçüncü albümünden bahsetmek istiyorum. İngiliz indie-rock dörtlüsü Editors, 2002’de Birmingham’da kurulmuş. Daha önceleri Pilot, The Pride ve Snowfield isimleriyle müzik yapan grup 2005’te The Back Room ve 2007’de An End Has A Start adında iki albüm çıkarmış.
20 Ağu
Eee, kurak geçen bu yaz günlerinde… gerisini biliyorsunuz. 3 film vizyonda, en iştah açanı A Takımı. Ama siz daha doğrusunu bilirsiniz. İyi seyirler.
20 Ağu
“Doğa nerede otun çıkacağını, nerede dikenin çıkacağını bilir. Ben de öyleyim.” Erol Büyükburç
25 yıl önce eşi ve kızıyla birlikte oynaması planlanan Süpermen Gangsterlere Karşı filminde Superman olacaktı. O yarım asırı aşkın bir süredir kostümleriyle, başardıklarıyla, en önemlisi de ölümsüz olduğunu düşündüren imajıyla Türk Popu’nun da Süpermen’i. Üstelik bu kez rol yapmıyor, kendini oynuyor. Hayatlar kurtarmıyor belki, ama onları değiştiriyor, renklendiriyor. Ve der ki: Mustafa Topaloğlu’nu Uzaylı yapan da o, Ebcioğlu’na yol gösterip Türkçe sözlü yabancı şarkıları hayatımıza sokan da, Türk popunun mimarı da. Popüler tarihimizin kült ikonu Erol Büyükburç’un bugünlerdeki en büyük hedefi ise bir adet Erol Büyükburç Jr. imal etmek. Yani muhtaç olduğu kudret damarlarında hala mevcut.
19 Ağu
“Tanrı karınca çiftliği olan bir çocuk. Plan falan yaptığı yok!”
Constantine
“Kült”lük mertebesine kurulmuş efsanevi bilim-kurgu filmi Blade Runner kimi sinemaseverler için adeta kutsaldır. Ama onların bile yanıtından emin olamadıkları çok önemli bir soru geriye kalmıştır bu filmden; “Deckard bir android miydi?”
18 Ağu
Gelecekte geçen Japon animelerinin ve Jeunet-Caro filmlerinin tadında bir bilimkurgu romanı. Üstelik ardından dört kitap daha sürüklüyor.
17 Ağu
Epey oldu, bir amca düşmüştü bomba gibi gündeme. Gazetelere, televizyonlara çıkmıştı. Amcanın özelliği şuydu; acayip yalan söylüyordu. Palavranın bini bir para derler ya, öyle işte. Hatta amcanın yalanlarından hazırlanan bir Top Ten gazete sayfalarında yer bulmuştu. Kötü niyetli yalanlar değillerdi, palavra diyebileceğiniz, hani ‘yine yazıyor” diyip gülerek dinlediğimiz türden yalanlardı bunlar. (30 Kasım 2001)
16 Ağu
Fatih Akın‘ın yönetmen ve senarist olarak damgasını vurduğu filmlerindeki, bizzat onun bakış açısıyla sokaklarına ve mekanlarına girmek suretiyle tanıyıp da sevdiğim Hamburg, Türk ve Almanlar başta olmak üzre farklı kültürlerin yoğrulduğu bir Alman kenti olarak, bu filmde de -aynen- arzı endam ediyor. Özellikle Akın’ın ‘Kısa ve Acısız’ filmiyle müşerref olduğumuz, gurbetçi vatandaşlarımızın çocuklarında görülen, ‘az paralı, bol sorunlu yaşantılarından -suça meylederek- kısa yoldan yırtıp çıkmak’ anlayışının başka bir tezahürünü, Chiko lakaplı İsa Çakıroğlu’nda ve en yakın arkadaşı Tibet’te de müşahede ediyoruz..
15 Ağu
14 Ağu
Coen Kardeşler’in Orada Olmayan Adam’dan (The Man Who Wasn’t There, 2001) sonraki filmlerine bakınca, her filmi tek başına değerlendirmek gerektiğini, ama yönetmen(ler)in filmografisini de göz ardı etmemek gerektiğini bir kez daha hatırlıyoruz. Çünkü son filmleri Ciddi Bir Adam’ın ışığında bakınca İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Man, 2007) ve Aramızda Casus Var (Burn After Reading, 2008) filmleri daha bir anlam kazanıyor. Çünkü bana göre, Ciddi Bir Adam sadece hikâyesi ve sinematografisiyle değil, söylemi ile de Coen Kardeşler’in temel eseri haline geldi.
Son Yorumlar