
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
6 Ağu
Tür açısından birbirinden farklı filmler giriyor bu hafta vizyona. Derin düşüncelere dalmak isteyenler için Ciddi Bir Adam, kurşun delikleri için Ajan Salt, gülerken patlamış mısırın boğazına kaçmasından çekinmeyenler için Zorlu Görev, kandan midesi bulanmayanlar için Vahşet Sapağı. Herkese iyi seyirler…
5 Ağu
Özyaşamöyküsünü kaleme alacak olan Alex Haley’e şöyle der Malcolm X bir gün:“Dostum, tarihin en büyük liderlerinden çoğunun ölüp gidinceye dek hiç tanınmadığını fark ettin mi hiç!”
4 Ağu
Özellikle The Dark Knight ile birlikte Christopher Nolan tartışmalı bir figür haline geldi. Çünkü söz konusu filmin IMDB‘nin gelmiş geçmiş en iyi filmler listesinde zirveye oturması (bu yazıyı yazdığım sırada 12.’liğe geriledi) büyük tepki toplamıştı. Sinemaya ilgi duymak ve internette puanlama yapmak zahmetine katlanmak dışında bir nitelik aranmayan kullanıcıların kişisel zevklerine göre oluşturdukları bir listeye tepki göstermek saçma elbette. Ayrıca Nolan‘a yönelik tepkiler içinde derinlikli ve anlamlı eleştiriler de var. Ama sonuçta Nolan‘ın pek çok kişi tarafından yaşayan en büyük yönetmen olarak tanımlanması da pek akilane değil.
2 Ağu
Çok iyi bir senaryonun er ya da geç bir stüdyo tarafından keşfedileceğini, üstüne bir de sahibine büyük paralar kazandıracağını mı sanıyorsunuz? İhtimaller dahilinde ama emin olmak imkansız. İki kez Oscar kazanmış ünlü senarist William Goldman’ın dediği gibi: “Henüz yapılmamış bir filmin olası başarısı hakkında bir tahminde bulunmak yazı-tura atmaktan farksız.”
1 Ağu
Gökyüzünün mavisi son demlerini yaşıyordu. Yusyuvarlak bir kor parçasını andıran güneş, gece uykusuna yatmak üzere dağların ardındaki evine doğru ağır ağır düşüyordu. Ay, nöbetini devralmak için güneşin gitmesini nedense bekleyememişti. Deniz güneşi uğurlamak için mi, yoksa ayı karşılamak için mi bilinmez, cılız dalgalarıyla reverans üstüne reverans yapıyordu sahile vuran cılız dalgalarıyla. Gökyüzünde süzülen martılar da eklenince, doyumsuz bir tablo çıkıyordu ortaya.
1 Ağu
Ağırlıklı olarak Canon olmak üzere, fotoğraf ekipmanları ve lensler üzerine yazılara, fotoğraf çekim tekniklerine yer veren CanonTurk sitesi bir karma sergi açtı. Bütün sanat dallarını olduğu gibi fotoğrafı da seven bir siteyiz, ama bu sergi bizim için daha da anlamlı, çünkü dost site Öteki Sinema‘nın yazar/editörlerinden Masis Üşenmez de eserleriyle oradaydı.
31 Tem
ABD’de ilk sinema salonu açıldığında yıl 1902 idi. 1908’de ise bu sayı 10.000 olmuştu. Talep gün geçtikçe artıyor, şablonlar değişmeye başlıyordu. Artık yüksek bütçeli filmler çekilmeye çalışılıyor, film süreleri ise yavaş yavaş uzatılıyordu. Hollywood gücüne güç katarken filmlerdeki görkemli atmosferleriyle insanlara ‘masal’sı duygular uyandıran “dünya”lar kuruluyordu. Bu sistemin ta kendisiydi. Dolayısıyla ortaya çıkan dünya da, oydu. O dünya Norma Jean Mortinson’u, Marilyn Monroe’ya dönüştürmekle kalmayıp sonunu hazırlayacak senaryoyu bile yazmıştı.
30 Tem
Bu hafta vizyona giren üç filmden bir tanesi yılın en merak edilen yapımlarından olan Christopher Nolan imzalı Başlangıç. Alternatif arayanlar ise şanslarını Anneler ve Kızları ya da Yepyeni Bir Hayat ile deneyebilirler.
29 Tem
Son olarak Tim Burton tarafından beyazperdeye aktarılan Lewis Caroll imzalı “Alice Harikalar Diyarında” kitabı popüler kültüre gelecekte birçok kimse tarafından kullanılacak bir hikaye kalıbı getirmiştir. “Kız çocuklarının gerçeküstü bir öte yere geçmesi” şeklinde tarif edilebilecek bu kalıptan pek çok film türetildi bugüne kadar…
28 Tem
Rivayet odur ki, 1948’de doğduğunda, Çin sınırlarında küçük çaplı bir sarsıntı olduğu, aile fertlerinin hep bir ağızdan “Oh”layacaklarına “Ho’h” ladığı söylenir. Godfrey adı verilen bu cin fikirli çocuğun çocukluğuna dair elimizde fazla bilgi yok, ama sonraki dönemlerinde yaptığı işlere bakarak yalan yanlış bir sürü şey düşünebiliriz. Şahsen, zaman zaman Çin işkencesine dönen filmleriyle mağdur ettiği bir seyircisi olarak, bu durumu kendimde bir hak olarak görüyorum.
Son Yorumlar