
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
13 Kas
The Cinematics 2003 yılında kurulmuş İskoç bir indie rock dörtlüsü. Grubun yaptığı müzik 80′lerin post-punk ve new wave gruplarını andırıyor. 2007 yılında çıkardıkları debut albümleri A Strange Education akılda kalıcı ve melodik gitar soloları, duygu yüklü şarkı sözleri ve davul vuruşları ile mutlu bir pop sounduna sahipti. 2009 Eylül’ünde piyasaya sürülen ikinci albüm Love and Terror ise farklı bir karaktere ve enerjiye sahip: biraz goth havası var, daha bir karanlık duygusallığa sahip; sözler de sanki daha bir mutsuz bu albümde – hareketli şarkılara rağmen.
12 Kas
Kısa bir süre sonra Ters Ninja’yı açtığınızda yukarıdaki gibi küçültülmüş bir sayfayla karşılaşacaksınız. Bilgisayarlarınızın ayarlarıyla oynamayasınız sakın! Yeni ve yaratıcı hamlelerle tirajını, daha da önemlisi karizmasını artıran Radikal gazetesinin izinden gitmeye karar verdik sadece. Onların adımlarını bir bir takip edeceğiz. Ve işe tıpkı onlar gibi boyutumuzu küçültmekle başlayacağız. Bunun yeterli olmayacağının pekâla farkındayız. İşte sonraki adımlarımız…
12 Kas
Sinema adına vasat bir hafta. Belli bir merakı cezbedebilecek, ama tatmin etmekten uzak filmlerin arasında Ölüm Zinciri sadece haftanın değil, senenin en kötüleri listesine rahatlıkla girebilecek seviyede. Dağıtımcılarımız paket alımlarda ellerine geçen bu filmleri hiç göstermeseler, karanlık depoların kilitli kapıları ardında saklasalar daha iyi olur. Haftanın filmi olarak Durdurulamaz‘ı seçmemin sebebi de sadece yönetmeninin kıdeminden ve Landlord‘un yorumundan dolayı.
12 Kas
Mahsun Kırmızıgül’ün hem müziğini yaptığı, hem yazdığı, hem yönettiği hem de ana karakterlerden birini canlandırdığı beklenen film New York’ta Beş Minare, geçtiğimiz günlerde nihayet vizyon gördü. Beyaz Melek ve Güneşi Gördüm’ün ardından üçüncü ‘büyük gişe filmine’ imza atan yönetmen, eserini sebepsiz bir şekilde (?) sinema yazarlarına göstermedi. Biz de üstümüze düşeni yerine getirdik, filmi bizzat yerinde teftiş için sinemanın yolunu tuttuk.
11 Kas
Daha önce Chang Cheh’nin Hong Kong sineması içerisindeki yerine hem ilk hem de altın dönemlerinde çektiği filmlerle değinmiştik. Şimdiyse sırada, sinema kariyerinin sonlarına denk gelen, birbirinden müstesna oyuncuları birbiri üstüne patlatmak suretiyle adeta jübilesi olabilecek bir film var; Shanghai 13.
10 Kas
“New York’ta Beş Minare’nin jenerik yazılarını görmezseniz bir Steven Spielberg, Martin Scorsese veya Francis Ford Coppola filminin içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz.”
Kerem Akça
Alacakaranlık (Twilight) filmiyle ilgili düşünceleriyle Ters Ninja okurlarından epey bir tepki alan sinema yazarı Kerem Akça çıtayı yükseltti. Mahsun Kırmızıgül‘ün New York’ta Beş Minare filmiyle ilgili yazısından satır başlarını paylaşıyoruz. Sorumuz ise şu: Kerem Akça bizimle kafa mı buluyor?
9 Kas
Terörle mücadele kampanyası ve Irak’ın işgali ABD’de çok sayıda yeni şirketin türemesine yol açmıştı ama pek azı Blackwater gibi şimşek hızıyla güce, kâra ve üne kavuşmuştu. Jeremy Scahill, April Yayınevi’nden çıkan Blackwater adlı kitabında bu şüpheli yükselişin şifrelerini çözmeye çalışıyor.
8 Kas
Naçizane olarak- benim ‘Kolay Psikologculuk’ adını verdiğim, alaylı ve harcıâlem takıldığı halde canla başla ruhsal çözümcülük yapan arkadaşlarla yıldızım hiç barışmamıştır..
7 Kas
“Şimdiye kadar hiç bir piç savaşı ülkesi için ölerek kazanmadı. Diğer zavallı piçlerin ülkesi için ölmesini sağlayarak kazandı.”
2. Dünya Savaşı’nın ünlü ABD’li komutanı Patton; Ladislas Farago ve General Omar Bradley’nin kaleme aldıkları biyografisinde, -dev bir Amerikan bayrağının önünde- bu sözleri söylerken tasvir ediliyordu. “Savaşı hayatımdan bile çok seviyorum!…” diye haykıran Patton’un çocukları, 2. Savaş’tan yaklaşık 20 yıl sonra, muhtemelen daha önce adını dahi duymadıkları ya da haritada göstermelerinin bile olanaksız olduğu bir uzak ülkenin yolunu tuttular. Oysa ki; Küba’dan Panama’ya, Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan -dolaylı olararak da olsa- Şili’ye, dünyanın hemen her bölgesine ‘adalet dağıtmaya’ giden ABD’yi (!) Çinhindi’nin doğusunda, sadece 331 bin km2’lik bir alan içinde büyük bir sürpriz bekliyordu. Vietnam’da tarihinin en büyük yenilgisiyle karşılaşan, uluslararası platformda ve iç kamuoyunda büyük prestij kaybına uğrayan Sam Amca’nın trajik uzakdoğu macerası kaçınılmaz olarak bir dizi Hollywood yapımına da esin kaynağı olacaktı.
7 Kas
Bu defaki şok, bir noel ağacı gibi süslü püslü lambalı, dibi hediye paketleriyle yığılı yüklendi üzerime. Biraz önce şimdi arka arkaya duran beş adet Kızlı Marka sardalye kutusunun yerinde bir boşluk vardı. Agrippa boşluğu. Parmağımla o boş alana dokunmuştum. Hayal kırıklığı dokunuşuydu. Konserve sardalyesi hastası biri olarak en tercih ettiğim markayı elde edemediğim için biraz bozulmuştum. Bir ötedeki markete kadar yürümem gerekecekti.
Son Yorumlar