
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
28 Ara
Öncelikle filmin teknik anlamdaki başarısının hakkını teslim edelim. Görsellik ve teknik işçilik açısından değerlendirildiğinde Labirent’in Türk sinemasının en iyi polisiye aksiyon filmi olduğu düşüncesindeyim. Bu bağlamda filmin hiç boşu yok. Etkileyici takip sahneleri, patlama sahnelerindeki başarı, yaralıların makyajına gösterilen özen, yakın dövüş sahnelerindeki inandırıcılık, kalabalık sahnelerin çekimleri, uzak çekimler saygı duyulacak kadar kaliteli… Türk sinemasında polisiye aksiyon türünün teknik anlamda en iyi örneği olduğunu düşündüğümüz filmi tüm sinemaseverlere özellikle tavsiye ediyoruz…
28 Ara
Sinema yazınının en önemli kalemlerinden Siegfried Kracauer, iki klasik yapıtı Caligari’den Hitler’e ve Kitle Süsü ile geç de olsa Türkçe’ye kazandırıldı. Batı’da, özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında yaygınlaşan metinleriyle fırtınalar koparan ve film eleştirisinin gelişmesine büyük katkıları olan yazarı ve iki eserini sizin için masaya yatırdık.
27 Ara
Suat Köçer yönetimindeki Filmarası dergisi sinemasal yolculuğuna devam ediyor. Derginin son sayısının Yavuz Turgul ve Serdar Akar gibi ağır konukları vardı. Bu ağır konukların arasına sızmayı başaran Landlord’unuz ise son SİYAD olaylarıla ilgili kendisine sorulan sorulara yanıt verdi. SİYAD’tan atılmama ramak kala verdiğimi sonradan keşfettiğim bu söyleşiye yazının devamında kavuşacaksınız. Ama Filmarası’nın bu ayki keyifli içeriğine ulaşmanız için sizleri dergiyi almaya davet ediyorum. Mephisto‘lardan tedarik edebilrsiniz, ben şahsen öyle yapıyorum.
27 Ara
İlkine (1966-73) yetişmesek de 80’lerdeki ikinci versiyonunu ‘döne döne’ izlediğimiz bir televizyon dizisiydi Görevimiz Tehlike. Meşhur replik şöyleydi: “Senin görevin Jim, eğer kabul edersen…” Ekibin ak saçlı lideri Jim, görevi alır ve diğerlerine ‘tebliğ’ ederdi. En çok da beş saniye içinde kendi kendini yok eden bant kaydına hastaydık; bir de müziğine. Kara Şimşek ile birlikte melodisi en çok mırıldanılan diziydi Görevimiz Tehlike.
26 Ara
Vizyona giren bütün filmleri izlemedim ama izlediklerim arasında bu listeyi dolduracak kadar film vardı neyse ki. 3D olmaktan gayrı bir özelliği olmayan adı sanı duyulmamış filmleri izlemedim ama kafadan bu listeye girebileceklerinden pek şüphem yok. İşte bana göre yılın en kötü 10 yabancı filmi.
26 Ara
Bazı yönetmenler vardır, ilk filmleriyle adlarından öyle söz ettirirler ki, sonrasında çektiği filmlerin çoğu – hatta bazen hepsi- o filmin gölgesinde kalır. Bazı yönetmenler ise yavaş yavaş “olurlar”, her filmlerinde daha iyiye giderler. Türkiye’nin şartları daha çok ikincisine imkan tanır zaten. Bu ülkenin gerek sektörel gerek sine-iklimsel gerekse de egosal şartları ilk film olarak dört başı mahmur bir yapım ortaya koymaya pek müsait değildir. Ama arada 9, Sonbahar ya da Yazı Tura gibi flmler çıkar tabi.
25 Ara
Bu aşağıda okuyacağınız satırlar Edgar Allan Poe’nun üzerinde uğraştığı son öyküsüne aittir. Ölümünden tam 92 yıl sonra Thomas Ollive Mabbott tarafından bulunarak 1942’de Notes&Querries’de yayımlanmıştır. Ben bu yarım kalmış Deniz Feneri adlı öyküyü ilk kez İthaki Yayınları tarafından yayımlanan 2001 baskısı Poe’nun ‘Bütün Hikayeleri’ adlı beş ciltlik eserin 5. cildinde okudum. Sonra 2010 kasımında Atatürk havalimanında uçağım Amsterdam’a
doğru havalanmayı beklerken gelen ani bir ilhamla öyküye bir ek yapmaya karar verdim ve bunun için ilk notlarımı aldım. Önce öyküyü Poe’nun üslubuyla tamamlamayı planlamıştım. Yazarken fikir değiştirdim ve kendimi, POEsever yazarı işin içine daha çok kattım. Bu öykü tamlaması Gölgeperver ve Tersninjakeş okurlara mütevazı bir armağanımdır.
1849 Bronx-New York (Yeni Amsterdam) – 2011 Amsterdam
24 Ara
Kod Müzik ve Borusan Müzik Evi işbirliğiyle Nova Muzak Series başlıklı etkinlik çerçevesinde Finlandiyalı elektronik müzik sanatçısı Vladislav Delay 17 Aralık 2011 Cumartesi günü İstanbul’daydı.
24 Ara
Ufesas Uruguay’lı dört gencin bir garajda kurduğu stoner rock grubu. Grateful Dead, Queens of the Stone Age, Velvet Underground gibi gruplardan etkilendiğini belirten grup 2008 yılında ilk EP’sini kendi başlarına çıkartmış. Ufesas dört parçadan oluşan bu EP’yi bedava olarak veriyor. Bunun dışında bir EP daha çıkartmışlar ancak ben bulamadım.
24 Ara
En sevdiğim grupların başında Pink Floyd gelir. Elimde tuttuğum albüm içerisinde sevmediğim tek bir şarkı yok. Şu best of içerisine Wellcome to the machine, Set the controls for the heart of the sun ve Sorrow girmeliydi diye içimden geçirmiştim. Demek ki sorun müzikle ilgili değil. Eee peki neden yılın en kötü albümü seçiyorum?
Son Yorumlar