
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
16 Eki
Julio Medem, Pedro Almodovar ile birlikte İspanyol Sineması’nın en yetkin gözlerinden. Özellikle, bu yönetmenlerin insan ilişkilerine dair yaptıkları tespitler her yiğidin harcı değil. Medem’in Filmekimi’nde izlediğimiz son fimi Ateşli Oda, orijinal isminden anlaşılacağı üzere, Roma’daki bir otel odasında geçiyor. İki kadın arasında yaşananlara odaklanan hikayesiyle, Sev Beni’ye (Fucking Åmål, 1998) kadar uzanan ayrıksı bir kanalın üyesi olabilecek bir yapıt var karşımızda.
16 Eki
Acar yazar-muhabirimiz Cenk Büker Günahı Boynuna Röportajlar serisinin beşincisinde Ters Ninja okurlarının ve dahi, tüm sinema severlerin bir hülyasını gerçek kılıyor. Cenk’in zeka dolu sorularının muhatabı bu kez Chuck Norris. Meraktayız, acaba Cenk kırmasa bile, soyadını hak edip bükebilecek mi muhabbetin belini…
15 Eki
Filmekimi ve Antalya Film Festivali‘nin sonuna geliyoruz, dolayısıyla odağımız yine vizyon filmlerinde toplanacak. Oscar’a yetişebilmek için harıl harıl çalışan Amerikan filmlerini ise elimiz kulağımızda bekliyoruz. Ama bu haftaları da büsbütün boş geçmiyoruz. Mesela haftanın filmi olarak bir Türk yapımını önermekten gayet mutluyum: Çoğunluk. Yok, ille de büyük bütçeli Amerikan aksiyonu istiyorsanız dev kadrolu Red var. Çocuklarsa Tosbağa Sami’nin Dünya Turu ile sevinebilirler. Herkese iyi seyirler…
14 Eki
Hong Kong sinemasının karanlık yüzüne hoş geldiniz. Amerika sınırlarında NC-17, ülke sınırlarında +18’e tekabül eden CAT III’ün en akla zarar filmlerine kısa kısa değineceğimiz listeye girmeden hemen evvel, isminin kulağa pek sempatik gelmesine rağmen, içeriğinin sempatiklikle uzaktan yakından alakası olmayan bu sınıflandırma sistemine kısa da olsa yakından bakalım.
13 Eki
Sermaye, kendini korumak için çevresine duvarlar örerken, ‘diğerleri’ne de işaretli alanlar yaratıyor. Bugün, 3. Dünya’nın birçok merkezi suçla birlikte anılmakta. Bunların en önde gelenlerinden biri, Rio de Jenerio; bildiğiniz üzere gerçek olaylardan uyarlanmış Tanrıkent (Cidade de Deus, 2002) filmine beşiklik ediyordu. Bu sene Filmekimi’nde gösterilen Nefes Nefese de, yolu Meksika’nın ‘Tanrıkenti’ diyebileceğimiz Juarez’e düşen, Los Angeles bölge savcısı Paul Stanton’ın trajik hikayesi etrafında şekilleniyor esasen.
12 Eki
Mutsuz şehir kadınlarını mutlu hissettirmek ya da mutlu şehir kadınlarını daha da mutlu olabileceklerine inandırmak suretiyle prim yapan bir popülist kültür tüketim maddesi. Benden böyle bir filme muhabet beslememi beklemeyin.
11 Eki
Doğrusu benimki bizzat ve aynen öyle ama yine de genelleyecek olursam: İnsanın en büyük kâbuslarından biridir her halde, ölmediği halde öldü sanılarak mezara gömülmek ve sonra da orada kendine geldiğinde dışarıya sesini dahi duyuramadan acılar içinde ölüp gitmek ya da bir işkence şekli olarak diri diri toprağa gömülmek. İspanyol yönetmen Rodrigo Cortés‘in filmi olan Toprak Altında (Buried ), işte bu korkunç olayın ikinci şıkkının bir benzerini tüm gerçekçi hâli ve klostrofobik dehşetiyle beyazperdeye taşıyor..
10 Eki
27. Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nde gösterilen olağanüstü belgesellerden biri de Kevin McDonald‘ın yönettiği Düşmanımın Düşmanı (My Enemy’s Enemy, 2007) idi. Belgesel Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie‘nin akıllara zarar hikâyesini anlatıyordu. Klaus Barbie büyük bir düşman iken, Soğuk Savaş’ın başlamasıyla nasıl bir anda ABD’nin kadim dostu haline geliyor ibretle izliyorsunuz belgeselde. Ama daha önce (ya da sonra) belgesellere konu olan Lyon Kasabı‘nın gerçek hikayesini bizden dinleyin istedik.
9 Eki
Bugün radyoyu açtığınızda istediğiniz türde müziği dinleyebileceğiniz bir sürü kanal bulabiliyorsunuz. Ama bunun geçmişte de aynen böyle olduğu yanılgısına sakın düşmeyin. Özgür radyolar büyük mücadeleler sonunda mümkün olabildi. Radyo Caroline bu mücadelenin bayraklarından biriydi.
8 Eki
Filmekimi‘ne de yağmur yaraşırdı zaten. Her ne kadar programındaki pek çok film yakın zamanda ticari vizyona girecek olsa da sikâyetçi değiliz, en azından hafta içi seanslarında öğrenci dostu olmaya devam ediyorlar. Diğer taraftan, bu haftanın vizyon hasadı çok kötüden çok iyiye, geniş bir skalada yer alan 6 filmden oluşuyor. 2 metreye 1 metrelik bir tabutta geçen Toprak Altında ise bana göre haftanın en iyi filmi.
Son Yorumlar