Tolga Çevik 2005 tarihli Organize İşler filminde önemli bir rol üstlenip, bu rolde başarılı bir performans ortaya koysa da, şöhreti televizyon sayesinde elde etti. Avrupa Yakası gibi müthiş bir dizinin, “dreamteam” olarak nitelendirilebilecek kadrosuna girerek yakaladığı şansı ve ivmeyi, aslında gayet iddiasız bir proje olarak başlayan Komedi Dükkanı’nda bireysel bir patlamaya dönüştürdü.

 Ege Görgün (Landlord)

O güne kadar sinema söz konusu olduğunda üzerine düşeni her seferinde layığıyla yaptığını, yani parçası olduğu öykülere en iyi şekilde hizmet ettiğini kanıtlayan Çevik, bu şovda sahne tamamen kendisine kaldığında da başarılı olacağını gösterdi. Başarısının sırrı Allah vergisi sempatikliğinde ve hazır cevaplılığında gizliydi. Ama sahneye konulanın sonunun nereye varacağı belli olmayan, seyri her an değişebilen bir öykü olması da onun işini kolaylaştırıyordu. Çünkü bu sayede esprilere hazırlıksız yakalanıyordu seyirci ve daha kolay gülüyordu.

Şimdi sahne ilk kez tamamen Tolga Çevik’e kalıyor. Elbette başta Köksal Engür olmak üzere onu destekleyen iyi oyuncular var, ama Sen Kimsin? de aynı Komedi Dükkan’ı gibi bir Tolga Çevik şovu. Önemli fark, bu kez ortaya konulanın dışarıdan manipülasyona kapalı, başı sonu belli, geleneksel, kısacası seyirciyi hazırlıksız yakalaması anlık espriler dışında mümkün olmayan bir hikaye olması. Üstelik bırakın geleneksel olmasını, düpedüz sıradan, son derece tanıdık, üstüne pek kafa yorulmamış bir hikaye de bu. Tipleme filmlerinde karşımıza çıkan türden. Yani Tolga Çevik bir zamanlar İnek Şaban’ın, Cilalı İbo’nun, Turist Ömer’in, hatta Recep İvedik’in yaptığı gibi bir yandan hikayeyi sürüklemeli, bir yandan da seyirciyi güldürmeli bu durumda. Komedi Dükkanı’ndan miras popülerliğine güvenen Çevik bu konuda kendinden emindi muhakkak ama, beklediği sonucu ne yazık ki elde edemiyor. Karizması, komikliği filmi vasat bir eğlencelik olmaktan öteye taşımıyor. Filmin fragmanındaki esprilerden fazlasını bulamıyorsunuz Sen Kimsin?‘de.

Filmin teknik ve yapısal unsurlarının kusursuz kotarıldığını söylemek lazım yine de. Ticari filmlerde karşımıza böyle bir titiz çalışma çıktığında filmin teknik ekibini mutlaka kutlamak lazım.

Toparlarsak… Pembe Panter filmlerinin Türkiye uyarlaması sanki Sen Kimsin?, Komedi Dükkanı’ndaki Tolga Çevik biraz Komser Cluzo olmuş, biraz da İnek Şaban. Zekice espriler yerine karakterin sakarlıklara, salaklıklarına gülmeniz bekleniyor. Bu da bir noktadan sonra sıkıyor. Hikayenin de sizi meraklandıracak, şaşırtacak, coşturacak bir yanı yok. Tolga Çevik, Komedi Dükkanı seyircileri üstünde yarattığı etkiyi sinema salonunda yaratamıyor. Demek beyazperdede tek adam olmak sahnede tek adam olmaya benzemiyor.

Bu arada, Sen Kimsin? madem Pembe Panter filmlerinin bir devamı tadında, ismini de seriye uygun olarak değiştirelim o zaman: Pembe Panter’in Sönüşü.

Sen Kimsin?

[xrr rating=2.5/5]

Yönetmen: Ozan Açıktan

Senaryo: Levent Pala, Tolga Çevik, Ozan Açıktan

Oyuncular: Tolga Çevik, Köksal Engür, Toprak Sergen

Yapım: 2012 / Türkiye

 

2 YORUMLAR

  1. Ben Tolga’yı ilk kez tiyatroda küleylan ile izledim o dönem Hadi Çaman’ın bayağı bir desteği vardır. Her ne kadar Komedi Dükkan’ı ile populer kültürde yerini alsa da Tolga iyi bir tiyatrocudur ve doğaçlaması çok iyi ve oldukça hazır cevaptır aslında.

    Daha önceden izlediğim için komedi dükkanında izlediğimde onun yeteneğini ve hazır cevaplılığını komedi dükkanının kısıtladığını da düşündüm.

    Onun tiyatro ve dram yönünü de bildiğim için film hakkındaki yazına şaşırdım. Benim aklıma gelen türk filmlerindeki skeç sorunsalına yenik düşmesi ve populizmi dengeleyememesi olabilir.

    Ben onu hep cilalı ibo’nun yeni versiyonu olabileceğini de düşünürüm dediğin gibi pembe panteri kötü uyarlamış olmalı.

    Belki de komedi dükkanını sırtından atınca rahatlayacak o yönden yeni bir başlangıç olarak bakmak gerekli.
    Ya da yazının başında yazdığın gibi belkide sinemada karakter oyuncusu çizgisine girmeli belki bir geleneği ayakta tutanlardan biri olur. Bazı oyuncular bütünü tamamlarlar bu kötü oldukları anlamına gelmez.

  2. Dedektiflik filmlerini severim. Komedi filmlerine bayılırım. Komedi Dükkanı’nın takipçisi değildim. Dert değil ki… Tolga Çevik’li filmleri hep sevmişimdir. Organize İşler’deki Süpermen Samet’e bayılmıştım. Vizontele’deki Nafiz Doğan’a da öyle… Sonra… İçinde İstanbul olan filmlere var ya… Of, kafadan taraftarımdır… İstanbul’u seyrederken filmin kusurlarını asla görmem. Eee… İyi de “Sen Kimsin?” adlı bu filmi neden sevmedim? Bırakın sevmeyi, eğer sıranın sonunda olmasam, ara verilmeden filmi bırakıp çıkmayı düşündüğümü bile söyleyebilirim. Tuhaf şey!. Bu kadar sevdiğim şeyi bir araya getirip, sevmediğim bir film yapmayı nasıl becermişler? İnanın bu durumu henüz çözemedim. Şaşırdım vallahi… Hayretler içindeyim.

    NOT: Bu notu filme haksızlık olmasın diye yazıyorum. Bu filmin bende top yuvarlanan yokuşta koşma isteği uyandırdığını söylemeliyim.

CEVAPLA