Rıfat Ilgaz 100 Yaşında… (Karartma Geceleri)

Toplumcu gerçekçi edebiyatın önemli isimlerinden Rıfat Ilgaz’ın bu sene 100. doğum yılı. Nüfus cüzdanına göre 7 Mayıs 1911, kendi çıkarımlarına göre ise 1910’un Şubat ayında doğmuştur Rıfat Ilgaz. Doğum yeri, kendisinin de çok sevdiği Kastamonu’nun Cide ilçesidir. Öyle sevmiştir ki doğduğu yeri, Soyadı Kanunu’ndan sonra, yörenin efsanevi dağı olan Ilgaz’ı seçmiştir kendine soyisim olarak.

Turgay Özçelik

“Daha güzel bir dünya kurma adına, paylarına acı düşenlere” diye başlar Rıfat Ilgaz’ın aynı adlı romanından uyarlanan Karartma Geceleri filmi. Kalemini hayatın gerçeklerinden koparmamış, olanca gücüyle halka yaşatılan karanlığı ortadan kaldırmaya çalışmıştır Rıfat Ilgaz. Kendisine komünist denmiş, solculukla suçlanmış, kitapları toplatılmış, yazdıkları gerçekler bazılarınca hakaret addedilmiş ve yazdıklarının karşılığını mapusluk olarak almıştır.  Oysa o kendisini komünist ya da benzer sıfatlarla nitelemez, bu sıfatları kullanacak kadar iyi bildiğini düşünmez onları, sadece halkın yaşadıklarını, onlara yaşatılanları görür ve bu haksızlık karşısında durma kararlılığıdır ona göre kendisinin yaptığı. Kalem tutabilmek, şair olmak, aydın olmak, halka sorumlu olmaktır Rıfat Ilgaz’a göre. Ve o hayatı boyunca bu sorumluluğundan kaçmamıştır.  Kaçak yaşadığı dönemler olmuştur, ama onun kaçtığı adalet kurumu değil, adaletsizliğin kendisidir.

Rıfat Ilgaz denilince akla ilk gelen yapıtı Hababam Sınıfı‘dır. Ancak bu bilgiye sahip olanların nerdeyse tamamı kitabın uyarlandığı sinema filmlerini izlemiş olmasına rağmen, çok azı kitabın kendisini okumuştur. Oysa Hababam Sınıfı filmleri uyarlanan metnin çok uzağında yapıtlardır. Rıfat Ilgaz filmlerle ilgili görüşlerini “Onlar, Hababam Sınıfı’nın özüne saygı gösterilerek çevrilmiş filmler değildi. İçeriği bakımından, tezi bakımından aykırı. Ben eğitimi eleştiririm. Kopyacılığı, ezberciliği…” şeklinde açıklamıştır. Hal böyle olunca, ismi herkes tarafından bilinen, ancak buna karşın çok az bir edebiyat okuru tarafından gerçek anlamıyla tanınan bir yazardır Rıfat Ilgaz.

Rıfat Ilgaz’ı okumak, hem edebi hazzın ne demek olduğunu bünyemize hatırlatmak, hem de Türkiye gerçeğini unutkan belleklerimize anımsatmaktır. Onun şiirleri, hikayeleri, romanları, yaşadığı dönemin tanıklığıdır aynı zamanda. Hatta bu tanıklık öyle boyutlara varır ki, Karartma Geceleri isimli romanında, bizzat Rıfat Ilgaz’ın yaşadıklarını okuruz, romanın kahramanı Mustafa Ural aracılığıyla.

Roman, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden birinde, II. Dünya Savaşı zamanında geçmektedir. Geceleri ışıklar kapatılarak “karartma” uygulanırken, eli kalem tutan vicdan sahibi aydınlara dava açılarak gündelik hayat da karartılmaya çalışılmaktadır. Öğretmenlik yaparken yazdığı Sınıf isimli şiir kitabı yüzünden kovuşturmaya uğrayan ve bir süre kaçak hayatı yaşayan Ilgaz, romanda karşımıza yine onun gibi kaçak hayatı süren öğretmen Mustafa Ural olarak çıkar. Ural, yazdığı şiir kitabının toplatılmasının ardından, hakkında açılan dava nedeniyle aranmaktadır. Ancak, hem yakalandığında nasıl bir muamele göreceği meçhul olduğu, hem de verem hastalığı nedeniyle bünyesinin zayıf olması sebebiyle, evinin basıldığı gece, komşu kızının uyarısıyla polislerden kurtulur ve kaçak hayatı başlar.

Türkiye, II. Dünya Savaşı’na dahil olmamıştır, fakat savaşın yol açtığı felaketi sonuna kadar yaşamaktadır. Ülkede büyük bir yoksulluk ve beraberinde otoriter bir rejim hüküm sürmektedir. Ekmek karneyle verilmekte, çay, şeker, tüp vb. karaborsada satılmaktadır. Nazilerin her an Türkiye’ye de girebileceği endişesi taşıyan hükümet, Turancı ve faşist söylemler geliştirmeye, ülkedeki solcu ve sosyalist yazar ve aydınlara baskı yapmaya başlar. Ilgaz’a göre Nazilerin Türkiye’ye girmelerini dört gözle bekleyen bir de kesim vardır ülkede: Turancılar. Bu kesim, ülkede anti-komünist bir söylem geliştirken, Türklerin diğer ırklardan üstün olduğunu savunmaktadır. Bunu yaparken de Nazilerin söylemleriyle ters düşmemeye, olası bir Nazi işgalinde “işbirlikçi” statüsüne erişmeye çalışmaktadırlar. Romanda da adı geçen Nihal Atsız, Orhun isimli derginin 16. sayısında, dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu’na açık bir mektup yayınlayarak, Türkiye’de Marksist faliyet yürüttüğünü söylediği bazı isimleri şikayet eder. Bu isimlerden bazıları Sabahattin Ali, Pertev Naili Boratav, Sadrettin Celal Antel.

Ülkede böylesi baskıcı bir rüzgar eserken, kanun kaçağı “komünist” yaftalı Mustafa Ural’ın işi gerçekten zordur. Ancak, bir iki ay kaçak hayatı yaşayabildiyse eğer, bunu kendisine evlerini, keselerini, gönüllerini açan dostlarına borçludur. Kendisine soğuk davranan, bir an önce teslim olmasını isteyen, ona yardım eli uzatmayanlar da olur elbette. Ama o bu durumu, onları zor durumda bırakmaya hakkı olmadığına yorar ve çok üstünde durmaz. Tek tek kişileri değil, bütün insanlığı sevmektedir ve önemli olan onun yakalanıp yakalanmaması değil, dünya genelindeki savaşın seyridir.

Karartma Geceleri, anı-roman özelliği taşıdığı için, Rıfat Ilgaz’ı daha yakından tanımak, onu anlamak için büyük bir fırsat. Üstelik Türkiye’nin bu “karartma” zamanlarına tanıklık eden önemli bir belge niteliği de taşıyor. Kitabın başına gelenler de, kitapta anlatılanlar kadar ilginç aslında. Karartma Geceleri basıldıktan bir süre sonra toplatılıyor, ancak şu an Milli Eğitim Bakanlığı’nın önerdiği 100 Temel Eser arasında. Rıfat Ilgaz’ın yazarlık hayatı, kovuşturmalar, yasaklar, gözaltılarla geçiyor, ancak daha sonra Fikri Sağlar döneminde kendisine Kültür Bakanlığı tarafından bir plaket hediye ediliyor.

Karartma Geceleri, 1990 yılında Yusuf Kurçenli tarafından filme çekildi. Filmde Mustafa Ural rolünü Tarık Akan canlandırdı. Film 9. İstanbul Film Festivali’nde En İyi Film, Antalya Film Festivali’nde de en iyi ikinci film seçildi. Aynı festivalde halk jürisi tarafından da birincilik ödülüne layık görüldü.

*Yazarın bütün kitapları, doğumunun 100. yılı şerefine Çınar Yayınları ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ortaklığıyla yeniden basılıyor.

Karartma Geceleri

Rıfat Ilgaz

İlk basım tarihi: 1974

Çınar Yayınları, 2009 (21. Baskı), 219 s.