Her üşengeç metropol insanı gibi, ben de bazı günler yemek yapmayıp, dışarıdan yemek siparişi veriyorum. Birden bastıran açlık hissini giderebilmek için midemi tıka basa doldururken, cüzdanımı ters orantılı bir şekilde boşaltıyorum. Geçen gün yine bu ters orantı kanununu denerken, online yemek siparişi verdiğim sitede, DVD promosyonu olduğunu fark ettim. Belli bir tutarın üstünde harcama yaptığınızda, bazı restoranlar hediye olarak DVD film gönderiyormuş.

Turgay Özçelik

Bir yandan neden daha önce bunu fark etmedim diye üzülürken, bir yandan da hangi restoranlarda bu uygulamanın olduğuna bir göz attım. Açıkçası damağıma uygun bir yer yoktu aralarında, ama sırf o hediye DVD’yi alabilmek için, gözümü karartıp aralarından birini seçtim ve siparişimi verdim. DVD seçenekleri pek zengin değildi, ben de aralarından daha önce izlemediğim bir film olan “Korku Nokta Com”u seçtim.

Siparişle gelen yemek beni pek tatmin etmedi, ama belki film güzeldir, o bu durumu telafi eder diyerek taktım hemen filmi ve izlemeye başladım. Film bir korku filmiydi. Beni korkutabileceğine dair bir beklentim yoktu, ama en azından iyi vakit geçirmeme neden olabilirdi. 89 dakikalık filmi bitirdiğimde, sanki bir David Lynch filmi izlemiş gibi yorulduğumu fark ettim. Zaten bedenim yol yorgunuydu, bir de kafa yorulunca, kendimi yatakta buldum. Ertesi sabah uyanıp bilgisayarın başına geçtiğimde düşünmeye başladım filmle ilgili, neydi filmde beni bu kadar yoran şey?

Film New York’ta geçiyor. Korkunç şekillerde ölmüş insan cesetleri bulunuyor ve dedektif Mike Reilly (Stephen Dorff) ile Sağlık Bakanlığı görevlisi Terry Houston (Natascha McElhone) bu ölümlerin nedenini çözmeye çalışıyor. Bulunan cesetlerin gözlerindeki kanama nedeniyle, bir bulaşıcı hastalıktan şüpheleniliyor. Sağlıkçı Terry de bu vesileyle dahil oluyor soruşturmaya, ama ölümlerin nedeninin bir hastalık değil, bir web sitesi olduğu ortaya çıkıyor: www.feardotcom.com. Bu siteye girenler, 48 saat sonra korkunç şekillerde can veriyor. Buraya kadar, “Halka” filminin değişik bir versiyonu gibi algılanabilir film. “Halka”daki televizyonun yerine, internet geçiyor. Hal böyle olunca eleştirel bir tavra sahip olduğu da düşünülebilir. Ama ne yazık ki film bu rotada devam etmiyor. İşin içine bir de yakalanamamış bir seri katil dahil oluyor. Bu katilimiz, kurbanlarına işkence ederek web sitesi üzerinden yayınlıyor görüntüleri. Bu web sitesi de muhtemelen feardotcom.com, ama filmden bu ilişkiyi çıkarmak oldukça güç.

Sağlıkçı bir kadının salgın hastalık şüphesi olmadığı anlaşılmasına rağmen, neden hala soruşturma ekibinde yer aldığı diğer bir anlaşılmaz nokta filmde. Ama sağlıkçı Terry daha önce “Halka”yı izlemiş olacak ki, kurbanların ölmeden önce gördükleri top oynayan kız çocuğunun cesedini buluveriyor hemen, internet lanetini ortadan kaldırmak için. Bunu görünce dava çözüldü diye düşünüyoruz haliyle, ama sanki bu olay hiç yaşanmamış gibi film devam ediyor. Sonuç olarak, web sitesine girenlerin neden öldüğü, bu ölümlerin seri katille ilişkisi o kadar karışık bir biçimde veriliyor ki, etkileyici olması gereken filmin sonunu gördüğünüzde, “nasıl yani?” gibi bir soru ister istemez dilinizin ucuna geliyor.

Filmlerde ana karakterlerin birbirlerine aşık olmalarına alıştık, ve bu alışkanlık artık öyle bir beklentiye de neden oluyor. Ama “Korku Nokta Com”da, bu aşk öyle garip bir şekilde vuku buluyor ki, ortada hiçbir yakınlaşma yokken, bir anda Terry ve Mike’ı yatakta görüyoruz. Ne zaman aranızda bir çekim oldu, ne zaman bakıştınız, ne zaman yakınlaştınız da gecenin sonu yatakta bitti.

Filmi benimle birlikte izleyen arkadaşım olmasa, herhalde yorgunluktan anlamadım deyip, filmi tekrar izlemek gibi mazoşist bir davranışta bulunabilirdim. Ama ortada bir şahit de olduğuna göre, yanılmıyorum.

İşin üzücü yanı, filmin oyuncu kadrosu çok iyi. Filmi başrollerindeki Natascha McElhone (Lavanta Kokulu Kadınlar, Solaris, Ronin…) ve Stephen Dorff (Blade, Hırs Tuzağı…)un dışında, yan rollerde de Udo Kier, Stephen Rea, Jeffrey Combs gibi isimler oynuyor filmde. Ama ne yazık ki, bir filmin en önemli unsuru olan senaryonun zayıflığı, bu kadronun ziyan olmasına neden oluyor.

Filmin bu acemice senaryosundan çıkartılabilecek tek olumlu şey, internet eleştirisi olabilir belki. Ama niyet bu olmasına rağmen, bu sonuca varmak oldukça zor. Sadece filmin bir sahnesindeki şu konuşma, belki bu eleştirel tavra örnek olabilir.

www.feardotcom.com sitesi ile online bir yazışma esnasında:

Terry: Neden beni öldürmek istiyorsun?

Feardotcom: Çünkü günahkarsın.

Terry: Günahım ne?

Feardotcom: Gözetlemek.”

Korku Nokta Com

Fear Dot Com

Yönetmen: William Malone

Senaryo: Moshe Diamant, Josephine Coyle

Yapım: İngiltere/Almanya/Lüksemburg, 2002, 89 dk.

Oyuncular: Natascha McElhone, Stephen Dorff, Udo Kier, Stephen Rea, Jeffrey Combs, Nigel Terry

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA