serdar akbıyıkmustafa kemal atatürk 2

Can Dündar‘ın Mustafa’sını tartışıyorduk
. Tartışmaya bir katkı da Star gazetesi sinema yazarı Serdar Akbıyık‘tan geldi.


Can Dündar’ın Mustafa’sı, Atatürk’ü bütün yönleriyle çıplak bırakan, hiçbir yönünü es geçmeyen bir yapım. Bu filmle Atatürk’ün ağzından siyasi fikirlerini, din anlayışını, orduya bakışını ve döneminin dünya dengelerini değerlendirmekteki başarısını görüyoruz.

Yıllar içinde Atatürk bu millet için taşıdığı birçok anlam dışında bir özellik daha kazandı. Bu da kendisinin yaptıklarından daha çok onun yakınlarının ve tarih içindeki takipçilerinin sayesinde oldu. Onlar sayesinde Atatürk bu millet için bir mit. Televizyon ekranlarına çıkan siyah beyaz bir, iki sahnede ‘Türk Milletiiii’ diye başlayan bir söylemin sahibi… Ve klişe olmanın kucağına bıraktığımız bu milletin kurtarıcısı ve Cumhuriyet’in kurucusu… Peki asıl Mustafa Kemal Atatürk kim?

Yıllardır Türk sinemasının tanıtmayı beceremediği veya elini taşın altına koymaktan korktuğu Atatürk’ün arkasındaki şahsiyet nasıl biri? Siyasi, insani anlamda tabuların arkasında nasıl çıplak bir gerçek yatıyor. Asıl soru bu toplum gerçeği görmeye hazır mı? Onun küçük küçük gerçekleri bazen hoşumuza gitmese bile yine onun vücuda getirdiği Cumhuriyeti fert olarak bizim gözümüzde sarsmaya yeter mi?

Şimdiye kadar duymadığınız sözleri söylüyor filmde Atatürk. Bunları hem geride bıraktığı belgelerden okuyoruz, hem de eski siyah beyaz dokümanter çekimlerde görüyoruz filmin içinde. Mesela Atatürk diyor ki, ‘Emperyalistleri Anadolu’da komünistler ve Müslümanlar beraber durduracak.’ Alın bakalım şimdi böyle bir laf Atatürk’ün ağzından çıkıyor. Daha buna benzer birçok şey…

Bu film birçok tabuyu yıkacak. Büyük tartışmalar yaratacak. Kimi beğenecek kimi beğenmeyecek ama önemli olan herkes gerçek Atatürk’ü tanıyacak. Bir miti değil onun gerçeğini sevecek veya tersi olacak.

Mustafa asla Atatürk’ün insan yanını gösterme çabasında olan bir yapım değil, zaten en önemlisi bunu anlamak. Can Dündar’ın belgeseli, Atatürk’ü bütün yönleriyle çıplak bırakan, hiçbir yönünü herhangi bir korku sebebiyle es geçmeyen bir yapım. Onun ağzından siyasi fikirlerini, din anlayışını, orduya bakışını ve döneminin dünya dengelerini değerlendirmekteki başarısını görüyoruz.

Filmin sinemalarda gösterilmesinden sonra birçok eleştiri yazısı çıktı. Hepsi de Atatürk’ün içkisine ona buna eleştiri getiriyor. Ben soruyorum bu eleştirilerin herhangi birinde Atatürk’ün söylediği sözleri öne çıkarıp eleştiren var mı? Siz neye kızıyorsunuz?

Bir düşünün bakalım. Atatürk’ün komünistler ve Müslümanlar bir olup Anadolu’da Emperyalistleri durduracak lafını değerlendiren herhangi bir yazı okudunuz mu? Veya dinle, inançla ilgili birkaç lafı var, onları sorgulayan bir yazı var mı?

Şimdi bu filmde Atatürk’ün söyledikleri, yazdıkları mı irdelenmeli yoksa filmin kurgusal olan tarafları mı daha önemli. Tabii ki filmin içinde Atatürk’ün söyledikleri ve bizim şimdiye kadar duymadığımız öğeler konuşulmalı. Ama yok, nerede?

Varsa yoksa yanlış gösterilmiş yaftası. Bizim ülkemizi tekrardan kuran bir adam var karşımızda. Onun gerçeklerini öğrenmek hepimizin inancını veya sevgisini bu kadar mı çabuk yıkacak. Ozaman bu sevgi ve inancı sorgulamak lazım bence. Sabah kalkıp akşam yattığımız bu ülkenin bağımsızlığına bir helal getirmeden, devrimleriyle ülke insanını çağdaşlaştıran Atatürk’ün karalanması bu kadar kolay mı?

Bu yazılar da ilginizi çekebilir