Seyirciyi Katleden Film: Massacre-1989

massacre

Sonbaharın gelişiyle birlikte melankolisi artan ruhlar için sanat filmi ile korku türünü birbirine katıp karıştıran bir film ile yeniden buluşuyoruz bu sayfalarda.

Tuğba Keleş Tuğba Keleş

Son yıllarda seyredeceğim filmlerin konusunu okumamak gibi bir gaflete düştüğümden inanın Massacro’yu seyrederken beni neyin beklediğini bilmiyordum sevgili dostlarım. Akan jenerikte yapımcı Lucio Fulci, yönetmen Andrea Bianchi yazısı gözüktüğünde arkama sıkı yaslanmam gerektiğinin farkına varmıştım. Üstelik açılış sekansındaki arabalı katilin yoldaki ‘ördekleri’ (Bkz. Çiçek Abbas) avladığı sahne ile koltuğa çivileneceğimi sanmıştım. Zira bu sahnenin benzerleri daha önce de karşıma çıkmıştı. İlk olarak Lo Strano Vizio della Signora Wardh (The Strange Vice of Mrs. Wardh) adlı 1971 yapımı Sergio Martino’nun başyapıtlarından biri olan filmin açılışında fahişe avlayan arabalı gezgin, aynı filmin Türk versiyonu Aşka Susayanlar Seks ve Cinayet’te bizim bağrımızdan kopup gelerek “namuslu” bir genç kızın öldürülmesine sebep olmuş, 1975 yılında Juan Lopez Moctezuma’nın Mary, Mary, Bloody Mary filminde arkadaşlarının kalleşliğine uğrayarak, sona kalan dona kalır hesabı otostop çekmek zorunda kalan kadın için bir kere daha vücuda gelen katil işte şimdi İngilizce ismiyle Massacre adlı bu filmde de cinayet aletini bıçaktan baltaya çevirerek karşıma çıkıyordu.* Yol kenarında bekleyen kırmızılı fahişeyi, arkasında sakladığı balta ile ormanlık alanda parçalara ayırarak katleden katil, film için iyi bir açılış gerçekleştirmişti gerçekleştirmesine ama seyirci için asıl sürpriz bundan sonra başlıyordu.

The Strange Vice of Mrs. Wardh

Aşka Susayanlar Seks ve Cinayet

Mary, Mary, Bloody Mary

*Massacre’nin videosunu bulamadığım için Fulci’nin The Cat in the Brain filminde kullandığı aynı sahne

Sıkı bir cinayet sahnesiyle açılan film, maalesef geri kalan dakikalarında sıkıcı performanslara sahne olmaktan kendini alamıyor. Korku filmi çekmekte olan film ekibini havaya sokmak için kaldıkları otele medyum çağıran yönetmen, böylelikle set ekibinin arasına bir de kötü niyetli bir ruh katmış oluyor ki, değmeyin keyfime. Zaten kimin elinin kimin cebinde olduğu bilinmeyen ekipte (seyirci hariç, zira film için seyirci her şeyi gören tanrı görevindedir) kısa süre içinde cinayetler baş gösterecek, seyircide hafiften bir “ulan hepsi ölse de bu filmden de çabuk kurtulsak” minvalinde bir hissiyat mevcuda getirecektir.

Efendime söyleyeyim, cinai gizemli sanatçı buhranı ve kaprisleriyle soslanmış bir adet kötü ruh filmi izlemek izleyenleri filme davet ederken, almayayım canım diyenlere (Cicuv cicuv Sürpriz Bozan; Filmin başındaki baltalı katile filmin devamında hiç yer verilmemesine, medyumun sebep olduğu kötü ruhun filmdeki cinayetlere saçma sapan neden olduğuna, katilin kim olduğu sorunsalında filmin kendi başına süpriz bozduğuna, cinayet sahnelerinin pek matah olmadığına değinmeden; Cicuv cicuv Sürpriz Bozan) en azından yönetmen hakkında birkaç bilgi vereyim.

Andrea Bianchi’nin en kötü filmi bu olsa gerek a dostlar. Yoksa Nude per l’Assassino (Strip Nude for Your Killer-1974), Malabimba (1979) ya da Le Notti del Terrore (Burial Ground-1981) kayda değer filmleridir. Tamam, Bianchi belki hiçbir zaman mükemmel filmler yapmadı ama B filmleri kategorisinde verdiği işler öpüp başa koyulası değil de ne?

Amaaan işte böyle sevgili seyirciler. Çalış, didin, film çek, sonra dünkü çocuklar çıkıp dır dır etsinler filmin hakkında. Allah nankör seyirciden korusun vallahi. Bu haftalık benden bu kadar. Gelecek sefer yine dandikus bir filmle bir araya gelmek üzere…

tugba shaolinMassacre/Massacro

Yönetmen: Andrea Bianchi

Yapımcı: Lucio Fulci

Senaryo: Andrea Bianchi

Oyuncular: Gino Concari, Patrizia Falcone, Silvia Conti

Yapım: 1989, İtalya, 89dk.

 

 

*Fulci bir yıl sonra bu sahneyi ve başkalarını kendi Gatto Nel Cervello (Cat in the Brain) adlı filminde yeniden kullandı.