Tahir efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir,
Maliki mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp tahirdir.

Nef’i

3 YORUMLAR

  1. Nerede okuduğumu hatırlamadığım bir yazı; göz, görmek ve seyretmekle ilgiliydi. Film seyretmenin basit bir eylem gibi görünse de aslında bir hayat seyretme bilgisi çeşidi olduğundan bahsediyordu. İlginç bir yazıydı… En güvendiğimiz organımız gözlerimiz değil miydi? Şahit olduğumuz bir olayın güvenilirliğini arttırmak için, “gözümle gördüm” demez miydik?

    Oysa çoğu zaman bu doğru değildi… Bazı insanların gözleri baktıklarını görmeyebilirler de görmek istediklerini görebilir, öyle değil mi? Hatta ne kadar bakarlarsa baksınlar, gözlerinin önünde ayan beyan duran gerçekleri göremiyebilirler. Çünkü gözlerini hayat bilgisine kapatanların, zihinleri de görmemeye başlar… Görmek aslında başlıbaşına bir niyet işidir. Bazı gözler, içlerindeki konforu koruma pahasına işlerine geleni görmeye niyetlenirler. Aslında acımak lazımdır belki o gözlerin sahiplerine… Çünkü ne yazık ki yaşadıkları neyse, seyrettikleri de o kadardır. Bu film seyretmekte de aynıdır, hayatı seyretmekte de… Bu gözler artık tortulaşmıştır. Bakışları donuklaşmıştır. Körleştikleri için baktıklarını artık göremez olurlar… Fena bir durum. Çok fena… Demek ki gözler körleştikçe, zihinsel görme süreçleri işlememektedir…

    O halde demek ki, Ömür Gedik ve Okan Bayülgen’in, gözlerini acilen yeniden “gözden geçirmeleri” gerekmektedir.

CEVAPLA