Sinema YazarıLandlord

Sinema yazarları ikiye ayrılır…

Cannes’a gidenler ve Cannes’a gidemeyenler…


Cannes’a gidemeyen sinema yazarları ikiye ayrılır…

Bir işi olanlar ve bir işi olmayanlar…

Bir işi olmayan sinema yazarları ikiye ayrılır….

Aileden zengin olanlar ve aileden zengin olmayanlar…

Ailesi zengin olmayan sinema yazarları ikiye ayrılır…

Zengin bir eş bulanlar ve zengin bir eş bulamayanlar…

Zengin bir eş bulamayan sinema yazarları ikiye ayrılır…

Kirasını zor ödeyenler ve kirasını ödeyemeyenler…

Kirasını ödeyemeyen sinema yazarları ikiye ayrılır…

Cannes’a gidenlere çok haset edenler ve Cannes’a gidenlere az haset edenler…

Cannes’a gidenlere az haset eden sinema yazarları ikiye ayrılır…

Yabancı dil bilmeyenler ve yabancı dil bilenler…

Yabancı dil bilen sinema yazarları ikiye ayrılır…

Cannes’a gidenler ve Cannes’a gidemeyenler…

………………………….

8 YORUMLAR

  1. Ters Ninja tarihi boyunca, bu sitede yayımlanan en muhteşem, en doğru yazı…

    Okuduğumda "Hastir lan, muhalif olmak ve sağlam laf sokmak bu camiada bana özgü bir haslettir, ne yapıyor bu Landlord böyle" diyerek kıskançlıktan çatladım.

    Hayattaki siyasal tercihleri ve çalıştığı kurum itibarıyla, dallara ayrıla ayrıla aşağı doğru inen bu listenin en dibinde yer alan biri olarak, bu yazıyı her harfiyle anladığımı söyleyebilirim.

    Yalnız, Landlord en son satırı da şöyle bağlayabilirdi:

    Cannes'a gidemeyen sinema yazarları ikiye ayrılır.

    Cannes'a gidememesine rağmen sinemayı çok seven, mesleğine yıllar yılı büyük emekler veren ve bu alanda -onun bunun bok atmasına aldırmaksızın- çok iyi bir düzeyde olduğunu iyi bilenler,

    bir de bilmeyenler…

    Ben de sevgili Landlord da kim olduğumuzu ve ne olduğumuzu çok iyi bilenlerdeniz elhamdülillah…

    Cannes kentinin kaldırım taşlarından ve çöp tenekelerinden bile 12 bölümlük sinema yazısı çıkartabilecek gözlem kapasiteniz olduğunun farkındaysanız, her yıl orada ön plana çıkan bir kaç film için eski yazılarının karbon kopyalarını tersyüz edip "İzleyenlere görsel bir şölen sundu" ifadesiyle yorum yazanların da gerçek bir er meydanında muhatabınız olamayacağını iyi bilirsiniz hiç kuşkusuz…

    Bu tür bir seçilmişlik ve pohpohlanma hali, ya bütünüyle konjonktüreldir ya da bir miktar soyağacıyla, bir miktar da şansla ilişkilidir. Ancak, pozisyonunu geçekten hak etmiş bir kaç meslek büyüğü hariç, meslekî kalibreyle ilişkisi olmadığı kesin…

    Olsun, biz de Cannes'a Mr. Bean'in "Fransa tatili" filmini izlemek suretiyle gideriz.

  2. Bazı sinema yazarları sadece bildikleri filmleri yazmazlar..

    Bazan bir şeylere, pek içlerine sindiremedikleri bir şeylere “eyvallah” etmemek maksadıyla sözcükleri yanyana sıralarken, yazdıkları gene şiirli bir şey oluverir birden.. Temiz hissiyatlara ihtiyacımız olduğundan, yukardaki yazıyı yazan sinema yazarı gibi

    “eyvallahsız” olmalı galiba insan!

  3. cannes a gidemeyenler de ikiye ayrılır.

    cannes a gidenlerin neden gittiğini sorgulayanlar ve sorgulamayanlar..

    sorgulamayanlar da ikiye ayrılır;

    daha önce en az bir kere cannes a gitmiş olanlar ve hiç gitmemiş olanlar..

    uzar gider bu; bravo..

CEVAPLA