
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
10 yıllık sır perdesi aralanıyor :) Sinema yazarlarına sorduk: Korsan film seyrediyor musunuz?
Sinemada korsan denince akla Errol Flynn‘in geldiği zamanlar çok geride kaldı. Artık korsan dendi mi, Kaptan Jack Sparrow Johnny Depp‘den bile önce, sokakta simit tezgahlarında satılan korsan kopyalar geliyor akla. Halkımız bol bol korsan seyrediyor onu biliyoruz zaten. Peki SİYAD cenahında işler ne alemde diye merak ettik. Hepsinin yanıt vermeyeceğini bilsek de bütün üye sinema yazarlarına yolladık sorularımızı. Kimisi bizi sevmediğinden, kimisi “politik doğruculuğuna” halel gelmesini istemediğinden, kimisi sırf tembelliğinden (onlar kendilerini bilir), kimisi kendince haklı bulduğu başka bir nedenden ötürü, kimisi de suya sabuna dokunur sorular karşısında yine bir pot kırıp “Paris Hilton tipi sinema yazarı” muamelesi göreceğinden korktuğundan katılmayacaklardı bu soruşturmaya. Yine de yeterince katılım oldu. Errol Flynn ve Johnny Depp dışında korsan görmeye dayanamayan sinema yazarlarının ardından, korsan izleyen sinema yazarlarının görüşlerini okuyacaksınız.
SİYAD üyesi sinema yazarlarına şu soruları yönelttik?
1. Korsan film seyrediyor musunuz?
2. CD’den mi, internetten mi indiriyorsunuz?
3. Korsana neden karşısınız?
4. Sinema yazarlarının “iş icabı” olsa da korsan film seyretmesine karşı mısınız?
5. Sinemada gösterilmeyen ve DVDsi çıkmayan (misal Güney Kore filmleri) başka türlü seyretmek mümkün olmuyor. Amazon’dan film satın alabilmek ise herkesin harcı değil. sinema yazarı bu durum nasıl aşabilir?
6. Sizce korsanı engellemek için daha fazla ne yapılabilir?
7. Bu anket hakkında ne düşünüyorsunuz?
1. Hayır
2. İkisini de yapmıyorum.
3. Hırsızlık hırsızlıktır! İstisnası olmaz.
4. Evet. İş icabı hırsızlık da ne demek?
5. Birçok çözüm yolu var: Dağıtımcı, festivalci, kültür merkezi ve yabancı temsilciliklere doğrudan ve basın yoluyla talepte bulunabilir ve birçok filmin gösterimini yaptırabiliriz.Grup ya da dernek olarak para toplayıp, adam çok çok cüzi miktarlara Amazon ya da başka kaynaklardan getirttiğimiz yasal DVD’leri dönüşümlü olarak izleyebiliriz.
Hemen hemen bütün sinema yazarlarının toplandığı İstanbul’da son derece önemli ve ücretsiz gösterimlerde bir tek sinema yazarı olsun görünmüyor ortada! Demek ki biraz keyfi davranıyoruz. Biraz kendimizi sıkıp disiplinli olabiliriz.
6. Korsana korsan demekten vazgeçebiliriz. Kulağa sempatik geliyor, sanki delikanlının biri “vatandaş ucuz film izlesin” diye evde DVD çoğaltmış gibi bir izlenim yaratılıyor. Onu yapan olsa olsa internete ücretsiz olarak koyanlardır. Köşebaşında tezgah açıp satanlar değildir. Doğrudan satış organize suç örgütlerinin işi! Aynı örgütler kadın, organ, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı da yapıyor! Bunu aklımızdan çıkarmazsak belki onların ekmeğine yağ sürmekten vazgeçeriz. Necati Sönmez, Gazze’de korsan film izleyerek aklını koruyan, çaresiz insanlardan söz etmişti. Ama Gazze’nin bu şekilde bombalanmasına yol açan Hamas’ın kullandığı roketatarları vs. kim satıyor dersiniz? Sonra da yanmış yıkılmış kentin yaralılarına tıbbi malzeme satıyor aynı alçaklar.
7. Korsan film izlemeyi bir gereksinme, bir çaresizlik, bir zorunluluk olarak göstermeye yönelik bahaneler sıralama amacı olmadığını umarım!
Sadi Çilingir1- Hayır
2- Her ikisinden de indirmiyorum
3- Hırsızlık olduğu için
4- Evet
5- Değişen birşey yok. Neticede korsan CD veya DVD hırsızlık malı. Şehrin bir yerinde hırsızların çaldığı malların satıldığı bir pazar olsa, oradan mal satın almak doğru mudur? Ahlaki midir? Mal alınması hırsızlığı teşvik etmek değil midir?
6- Yasal fiyatlar korsan fiyatına kadar ucuzlatılmalıdır
7- Korsana övgü gibi geldi
Özgür Şeyben1. izlemiyorum,
2. Bir tekLeni Riefenstahl’in Olympia isimli belgeselini internetten indirerek öğrencilerime izlettim (bu belgeselin fikri mülkiyeti bulunmuyor)
3. Bilge Olgaç sobalı bir evde yanarak; Yadigar Ejder, Taksim parki’nda ölü bulunduğu için.
4. Fikri mülkiyet konusunda en fazla duyarlılık göstermesi beklenen bir meslek grubu olduğu için karşıyım.
5. Bu tür ifadelerin bahane olduguna inaniyorum, ayrıca her filmin izlenmek zorunda olmadığını da düşünüyorum. Sinefil olmak fikri mülkiyet hırsızlığını haklı kılmaz.
6. Korsanı engellemek icin etkili calismalar yapmasi gereken film yapımcıları, kendileri de bir çok sinema emekçisinin haklarini ihlal etmekten geri durmuyorlar. Bence korsanı engellemek söz konusu yapımcıların temiz bir sicile sahip olmaları gerekir ki bu konuda daha cesur olabilsinler.
7. İnsanlara genel eğilimler açısından fikir verebilirse çok faydalı olur.
Coşkun Çokyiğit1: Hayır, korsan film seyretmiyorum!
2: Bunca yıldan beri beyaz perdede film seyrettikten sonra bit kadar ekranda, eleştirmek için film seyretmek bana göre değil.
3: Emeğe ve yasalara saygılı olduğum için!
4: Evet. İş icabı yasa dışına çıkmak ne zamandan beri bir mesleğin gerekliliği ve etik kuralları içinde mütalaa edilir oldu?
5: Ben hiç iki arada kalmadım. Rekin Teksoy, bu konuda beni aydınlattı. Sinema tarihi kitabı ile ilgili röportaj yaparken aynen şöyle söyledi: “Yedi bin film seyrettim. Bir tane daha seyretsem ne olur, seyretmesem ne olur?” (Üstelik DVD’si çıkmayan filmler için de festivaller var!)
6: Herşeyin temeli özsaygıdır. Özsaygının kaynağı ise ahlâktır! Korsan’ı engellemek için ahlaklı insanların çoğalması babında Tanrıya yakarmak gerekiyor!
7: Düşündüklerimi ilk altı maddede yazdım!
Ceylan Özgün Özçelik1. Hayır!
2.
3. Filmin görsel ve teknik dünyasından alacağım verimin, yaratıcıların, ekibin ve kadronun verdiği emekle doğru orantılı olması için! Seyircisini aptal yerine koymayan (az da olsa emek harcanmış) her film sinemada ya da orijinal dvdsinden izlenmeli. Kötü dublajlı ve reklam kesintili tv gösterimine bile karşıyım!
4. Evet ama çoğu zaman çaresiz kaldıkları bir gerçek.
5. Bu durumda festival takipleri veya festivalleri düzenleyen kurumlardan istenen yardımlar bile yetersiz kalıyorsa “o film” izlenememiş olunuyor. Kopyadan izlemektense izlememiş oluyorum ben misal.
6. Sinema biletlerinin fiyatlarında indirime gidilmeli. Bir çok iyi filmin orijinal dvdsi 2.90, 4.90 gibi rakamlara düşüyor. Bunlar bile maliyeti zorlayan rakamlar değil. Haliyle, dvdlerin ilk satış fiyatları 19.90 olmamalı, özel set olmadığı sürece ya da ciddi donanımlı bir bonus disk vadetmiyorsa makul fiyatlardan satışa sunulmalı dvdler. Ve tabi ki dvd firmaları özel filmlere daha çok eğilmeli.. Gerçi SAGA bu konuda elinden geleni yapıyor gibi.
7. En az korsan kadar çetrefilli başka anketleri getirmesini umuyorum. Yanı sıra hepimizin meraklarını dürüstçe karşılamasını dilerim tabi!
Elif Tunca1. Seyretmiyorum
2.
3. Her ne şekilde/ vesileyle olursa olsun bir ‘hırsızlık’ var çünkü ortada ve bunun bir parçası olmak istemiyorum.
4. İş icabı da olsa sinema yazarlarının korsan film seyretmesine karşıyım.
5. Festivaller bunun için var diye düşünüyorum :)
6. Memleketin eğitim (örgün eğitimden bahsetmiyorum, hak ve hukuk üzerine bir ahlak eğitiminden bahsediyorum) ve gelir seviyesi yükseltilebilir.
7. Hayırlı olsun :)
Ali Ulvi Uyanık1. HAYIR!
2.
3. HIRSIZLIK MALI, DOLAYISIYLA YASA DIŞI OLDUĞU İÇİN. BEN BİLEREK VE İSTEYEREK HIRSIZLIK MALI KULLANMAM. TABİİ DÜNYAYA VE YAŞAMA BAKIŞ AÇINIZA BAĞLI BİR OLAY BU. YASAL KILIFLAR İÇİNDE, BİR TAKIM ŞİRKET VE KİŞİLERİN CEPLERİMİZE NASIL EL ATTIĞININ FARKINDALIĞI İÇİNDE ÖFKE YÜKLÜYSENİZ, HIRSIZLIK MALI KULLANABİLİRSİNİZ DE… HEM AHLAK DEDİĞİNİZ GÖRECELİ BİR KAVRAM DEĞİL MİDİR?
4. “İŞ İCABI” DEDİĞİNİZ, BAŞKA YAZARLAR FİLMİ SİNEMADA İZLEMEK İÇİN BEKLERKEN KORSANDAN İZLEYİP HERKESTEN ÖNCE YAZMAKSA TABİİ Kİ KARŞIYIM. FAKAT İTİRAF ETMELİYİM Kİ, SANSÜRE TAMAMIYLA KARŞI OLAN BEN, BU SANSÜR YÜZÜNDEN İKİ KEZ KORSAN FİLM İZLEMEK ZORUNDA KALDIM. BİRİ TÜRKİYE SİNEMALARINDA SANSÜRLENEREK GÖSTERİLEN “HOSTEL 2” DEKİ KESİK SAHNELERİ GÖRMEK İÇİNDİ, DİĞERİ DE EMİNİM Kİ TÜRKİYE’DE ASLA SANSÜRDEN GEÇMEYECEK “BRÜNO”YDU… KORSAN FİLM İZLEMENİN SİNEMA YAZARLARINI TEMBELLEŞTİRMESİ KÖTÜ TABİİ… VE BİR FİLMİ KORSANDAN İZLEYİP, BELKİ GENİŞ EKRANDA KUSURSUZ BİR PROJEKSİYON VE SESLE İZLEDİĞİNDE BEĞENEBİLECEKKEN, KÖTÜ DEMİYORLAR MI, İŞTE EN FENASI DA BU!
5. BU DÜNYADA UZUN METRAJLI FİLM SAYISI MİLYONLA İFADE EDİLİYOR. HER FİLMİ İZLEMEK ZORUNDA MISINIZ?
6. TÜRKİYE’DE HİÇ BİRŞEY YAPILAMAZ. BALIK BAŞTAN KOKUYOR ÇÜNKÜ.
7. KİMSEYE HİÇ BİR FAYDA SAĞLAMAYACAK AMA TARİHE NOT DÜŞÜLMESİ ANLAMINDA DA YAPILMASI GEREKLİ BİR ANKET.
Kendileri adına herhangi hukuki ya da mesleki bir sıkıntıya vesile olmamak için bu noktadan ibaren yanıtları yer alan sinema yazarlarının ismini kullanmayacağız.
1. Korsan film seyrediyor musunuz?
Evet.
2. CD’den mi, internetten mi indiriyorsunuz?
Geç gelen filmler, DVD’si olmayan klasikler… Eğer bir sinema yazarıysanız ve izlemeniz gereken bir film yazınız için hayati önem taşıyorsa; ben korsana karşıyım demeniz o kadar kolay değil.
3. Korsana neden karşısınız?
Teorik olarak karşıyım. En azından yerli filmlerin korsan DVD’lerini almıyorum ve beğendiğim filmlerin orjinal DVD’lerini satın alıyorum.
4. Sinema yazarlarının “iş icabı” olsa da korsan film seyretmesine karşı mısınız?
İş icabı, yazı aşkına izleniyor ve izlenecektir.
5. Sinemada gösterilmeyen ve DVDsi çıkmayan (misal Güney Kore filmleri) başka türlü seyretmek mümkün olmuyor. Amazon’dan film satın alabilmek ise herkesin harcı değil. sinema yazarı bu durum nasıl aşabilir?
Amazon’dan tek tük film satın alıyorum. Ama dediğiniz gibi, böyle sinemayı takip etmek çok zor. Böyle sitelere servet harcayanlar da var ama onlar da korsana karşı olduğu için değil, orjinal DVD fetişizmi için yapıyorlar.
6. Sizce korsanı engellemek için daha fazla ne yapılabilir?
İnternet üzerinde filmlerin dolaşması engellenemez bence. Siteler kapatılır, yenileri açılır. İnsanlar filmlerinizi izlemek istiyor, daha ne istiyorsunuz?
7. Bu anket hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dilerim herkes dürüst davranır!
1. ELBETTE, BOL BOL
2.. İNTERNETTEN
3. KARŞI DEĞİLİM
4. KARŞI DEĞİLİM
5. İLİM ÇİN’DE BİLE OLSA GİDİP ALINIZ DERLER… FİLM, KORSAN BİLE OLSA İZLEYİNİZ. BU AYNI ZAMANDA İNSANLARIN SİNEMA AŞKININ DA BİR GÖSTERGESİ. PARA, BU AŞKA ENGELSE, ORTADAN KALKAR OLUR BİTER.
6. FİLMLERİ DAHA ERKEN VE ÇOK DAHA UCUZ PİYASAYA SÜRMEK
7. BAŞARILI.
1. Bugüne kadar hiç “korsan film”e rastlamadım desem! Ama fimlerin korsan kopyaları kastediliyorsa, neye ve kime göre “korsan” olduğunu tartışmak gerekir. Özetle, filmleri izlerken piyasadaki menşeine bakmıyorum.
2. Internetten film indirip izliyorum, evet. Özellikle DVD’sini bulamayacağım filmleri, sözgelimi 1955 tarihli bir Dovzhenko filmini ya da Bunuel üzerine yapılmış bir belgeseli izlemek için internet dışında bir yol da göremiyorum.
3. Karşı olduğumu kim söyledi? Dediğim gibi, cevap neye “korsan” dediğinize göre değişir.
4. Sinema yazarlarının film seyretmesine karşı değilim. Hatta bunun teşvik edilmesinden yanayım. Nasıl seyrettiklerine gelince, pek umursamam.
5. Doğru söze ne denir!
6. Mülkiyet yasaklanabilir, mesela.
7. Anket sonuçlarına fazla güvenmemek lazım.
1. Çok fazla değil. Hatta yok denecek kadar az.
2. Bulunduğum ortama göre değişiyor
3. Karşı değilim, sadece her konudaki emek hırsızlığına karşıyım!
4. Eğer başka şansın yoksa neden olmasın?
5. Eğer o filmi izlemek için ölmüyorlarsa bence izlemeyebilirler. Ama ölüyorlarsa onları kim durdurabilir ki!
6. Bir şey yapılamaz, zaten yapılmıyor da… Sinemadan daha fazla korsancı var. Bu da arz – talep ilişkisini br şekilde ortaya koyuyor.
7. Korsana teşvik ettiğini düşünüyorum… :)
1. Bittabii
2. CD’den
3. Değilim
4. Değilim
5. Cevabı içinde zaten. Herkesin kültür ürünlerine erişebilmesi bir insan hakkıdır. Gönül ister ki bunun yaratıcıları kollayan yolları olsun. DVD kütüphaneleri, sinema kulüpleri, sinematekler olsun her semtte. Bunlar olmuyorsa birileri haksız çıkar elde eder ama sonuçta bir soruna da bir şekilde çare olmuş olur.
6. Yasal DVD fiyatları 3-4 milyona insin, DVD kütüphaneleri, repertuar sinemaları, sinematekler kurulsun. Yine de parası olmayanlar için TRT-sinema kanalı kurulsun. Devlet sosyal devlet olsun. Neo-liberalizm kahrolsun.
7. Elinize sağlık!
1. Evet
2. İkisi de.
3. Karşı değilim
4. Hayır
5. Paris’te yaşamıyoruz. Her türlü ve her ülkeden gelen filmleri gösteren sinema salonlarına sahip değiliz maalesef.
6. Bu bir kültür meselesidir. Ağaç yaşken eğilir…
7. Korsana hayır!!! demek pek de kolay değil…
1. Evet
2. CD’den
3. Değilim
4. Değilim
5. Kapitalizmin bütün sürecine karşı olduğum için, sahte etik maskelerle çevrelenmiş, aslında sadece sistemin devam etmesine yarayan bir tüketim şeklini redediyorum. O zaman bu sürecin yani kapitalist sistemin üretimlerini de tüketmeme tercihi içinse, bir insan olarak, o kadar güçlü olamayacağımın bilincinde olduğum için hiç önem vermiyorum.
6. Hiç bir şey yapılamaz. çünkü aslında kapitalizmin yarattığı şartlardır korsanı yaşatan kurallar. Yani kendi problemini kendisi üretiyor sistem.
7. Çok önemli bir anket değil. Sadece tartışma çıkarmaya yarar diye düşünüyorum.
1. Seyrettim-seyrediyorum.
2. İnternetten film indirmiyorum. Bazı filmleri “paylaşım sitelerinde” seyrediyorum. Tezgahtan korsan cd almıyorum.
3. Elbette ki öncelikle ortada bir emek hırsızlığı olduğu için karşıyım. Korsan kitap neyse korsan film de o…
4. Değilim. Önce iş… Zorunluysam ve başka alternatifim yoksa seyrederim tabii.
5. Bu durumda “aşk”, işten sonra gelir bence. Zaten “sinema aşkı” nedeniyle seyredeceklerin, korsan film tercih edeceklerini sanmıyorum. Çok sevdiğim, çok merak ettiğim, tekrar tekrar seyretmek ve saklamak istediğim bir filmi korsan kopyasından seyretmem kesinlikle.
6. Bugüne kadar yeterince bir şey yapıldığı kanısında değilim. Korsan, kesinlikle yasal önlemler ve yaptırımlarla önlenebilir. Şimdiye dek önlenemediyse yasal açıdan bir sorun var demektir.
7. İnsanı ister istemez “itirafçılığa” zorluyor ama amacını tam olarak anlamadığımı da itiraf edeyim!
1. Birçok gazeteci, yazar, oyuncu ve hatta yönetmen korsan film alıp, çatır çatır izlerken doğru soru şu olmalı; korsan film seyretmeyen var mıdır?
2. İnternetten film indirecek denli teknolojiye hakim değilim. Türkiye’ye uğramayan nice güzel film var, CD’si varsa hayatta kaçırmam.
3. Kalitesiz korsana karşıyım.
4. Yaz aylarında üç tane kıytırık filmle idare etmek zorunda bırakılan bir
sinema yazarı, afedersiniz ama neyle beslenecek? Film sadece sinemada
izlenir ise sadece bir avuntu. TV’mi resmen esir alan ve esnemekten bitap
düşmeme olan yerli işi diziler yerine elbette film ve Fenerbahçe’nin
maçlarını izleyeceğim.
5. Uzak Doğu orijinli filmleri seviyor ve izlemeye doyamıyorum. Yukarıda da
demiştim, izninizle tekrarlıyorum; orta iyiyse asla affetmem.
6. Çeşit çeşit ve daha ucuza DVD… Orjinal DVD’ler ne hikmetse ikinci sınıf macera filmlerine hizmet ediyor. Sektör, kazandırmaz mantığıyla sanat filmlerinden uzak duruyor. Yasal DVD’lerden -atıyorum- 10 kat daha fazla korsan film seçeneği var. Bu durumda korsan ortadan kalkmaz. Ama 20 lira yerine 5 liradan satarsan DVD’ni iş değişir. O zaman bak bakalım,korsan
morsan kalır mı…
7. İnsanı iki arada bir derede bırakan kurnaz bir anket bu, ne denir? Tebrikler. Ancak birçok kişinin gerçeği dillendirmeyeceği gibi bir hisse kapıldım. Ne şiş yansın ne kebap ekolünden ısrarla uzak dermekta fayda var. Aslında bilen biliyor ya sadece dillendiremiyor. Bu kadar basit.
"BU HABER BAŞKA YERDE YOK: Sinema yazarlarını ikiye bölen “Korsan”!" için 18 Yanıt
ben burada korsan izlemiyorum diyen yazarların şimdiye kadar herhangi bir avi formatında film izlemediklerine inanmıyorum!
(jüri olarak izledikleri SCREENERlardan bahsetmiyorum)
…şunu da sormak istiyorum: Türkiye'deki sinemalarda oynamasını bırakın, DVD'si bile çıkmayacak onca filmi nerden izliyorlar? dünyadaki tüm festivalleri dolaşıyorlar mı?
korsan film izliyorum.
zamanında vizyona girmeyen aptalca bir gişe kaygısı yüzünden vizyona giriş tarihini oscar töreninden sonraya saklayan düşünceden ötürü …
ödül törenini izlerken bön bön bakmak acaba film nasıldı diye düşünmek istemediğimden yada yine gişe kaygısından filmi hiç gösterime sokmadan bizi mahrum bırakan zihniyetten ötürü…
Siyad üyesi olmayan alelade bir izleyiciyim ve internetin bu kadar yaygın olmadığı dönemde sinema algımın güdük kalmasını sağlayanlara; sonrasındaysa bu güdüklüğü farketmemi sağlayan sayısız anonim seeder'a teşekkür ederim.
Konu tüm sanat eserlerinde aynı. Napster davasında yavşak Lars Ulrich (dava açarsa avukatsız girerim, USA'da açarsa işime bile gelir, bedavadan gezeriz) ağladıydı. Pearl Jam'in Eddie'si'ne yöneltilen soru da şöyleydi:
İlk albümünüz 10 mio sattı, bu olaylar yüzünden 2'ye düştünüz ne diyorsunuz?
Yanıt: "More power to them!"
Sonuç 1.Delikanlılık coğrafya seçmez.
Sonuç 2.Bu konuda çok doluyum bi yazı mı yazsam lan?
Sourtimes.org nam-ı diğer ekşisözlükte Aylin Aslım'ın Okan Bayülgen programı beyanatı bağlamında konuların renklerine varılabilir…
Sizi hayal kırıklığına uğratacağımız için üzgünüz ama hiç bir sinema yazarı ismini gizlemedi. Onların yanıtlarını isimsiz olarak yayınlama kararını Ters Ninja olarak biz verdik. Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü çıkıp aslan gibi yanıt veren bu sinema yazarı arkadaşlarım cesaretlerinden ötürü kutlanmayı hak ediyorlar. Hele ki bu kadar yanıt veremeyen varken…
anket başarılı ve zekice olmuş, öncellikle ters ninjayı kutlarım.
İkinci olarak da hem edebiyat hem sinema sektörüne bulaşmış bir insan olarak korsanın önüne ticaret mantığından sıyrılarak geçilebileceğine inanıyorum. Orjinal DVD veya kitap alırken ne satın alıyorsunuz? Bir sanat eseri. Sanatçı sanatını neden ortaya koyar? En temelinde kendini daha iyi ifade edebilecek başka bir yolu yoktur. Peki siz sanatı alıp 3 katı 5 katı paralara satmaya kalkarsanız ne olur? Olmaz, olan da korsan olur.
Ayrıca fikir ve sanat eserlerinin belli bir sene sonrasında (70 ya da 90 yıl sanırım) kamu malı olduğunu biliyoruz, yemesinler şimdi bizi. Evet sinema daha genç bir sanat ama hem yazarı, mirasçısı çoktaaan göçüp gitmiş bir eseri de bana kimse parayla aldıramaz. Bugün hemen hemen bütün klasikleri e-book olarak okuyorum. Benzer bir tavır sinema için de geçerli. Şimdi ben 75-85 arası Polonya Sinemasını çalışıyorum tezimde, pardon ama internet olmasa Polonya'ya mı gidecektim ben şimdi bu filmleri bulmak ya da izlemek için? Öyle ki hakikatten bulamadığım filmler oldu da 3 dvd yi arkadaşım Çek Cumhuriyeti'nden yolladı. Günlerce Polonya forumlarında gezdim film alt yazısı bulmak için.
Ayrıca dünyada milyonlarca dolar gelir elde eden filmleri de internetten indirip seyrediyorum, neden kapitalist Hollywoodun cebine tekrar para kazandırayım? Onun yerine bütün milliyetçi duygularım kabarıyor, Türk filmlerine gidiyorum sinemada, ya da ucuz orjinal dvd buldum mu atlıyorum.
bu yorumu da sonuna kadar okuyana helal olsun!
Ters Ninja bak kendi siteme yazı döşenecektim, sana kısmet oldu makale tarzı yorumum :)
sadece SİYAD'a sormuşsunuz bana sormamışsınız ya ondan çok alındım, kendi çapımda cevaplarımı verdim, hem de ismimi cismimi gizlemeden :)
Sayın landlord peki efenim, neden hayal kırıklığına uğrayayım, bilakis memnun olurum böyle bir tutum karşısında. Ben sizin açıklamanızı yanlış anlamışım o zaman. Ben derim ki bu korsan mevzuusu daha çoook sürer, gündeme getirmeniz çok yerinde olmuş. Tekrar tebrikler.
Kanımca korsan film izlemiyorum diyen yazarlar çok da samimi değiller. Hele ki korsanı hırsızlık olarak görmek abesle iştigal… Şu soruyu sormak lazım onlara; resim seven bir insansanız ve de bir Picasso hayranıysanız 100 binlerce dolar para verip orjinal tabloyu asabilir misiniz duvarınıza? Reproduksiyonunu yani korsanını 3-5 Tl'ye alıp asarsınız duvara. Maddi olarak aynı şey olmayabilir ancak prensipte uygulama aynı. Ha, bir de şu var. Ömür boyu orjinal DVD satın alarak izleyeceğiniz film sayısı misal 1000 ise, korsandan izleyeceğiniz film sayısı en az 5000… Hayata bir kez geleceğiz ve ne kadar film seyredersek o kadar kar kalır yanımızda…
Ali Ulvi Uyanık'tan son yoruma bir yanıt geldi.
10 numaralı yorumu yapan okura bilgilendirme notumdur:
Picasso tablosunun orijinalinin sinemada karşılığı negatif filmdir. Ondan istediğiniz kadar pozitif basarsınız: Yani yasal DVD; yani Picasso'nun röprodüksiyonları. Diyelim bir şirket Picasso orijinalinden çoğaltmalar yapıp pazarlamak için gerekli fonlara para yatırıyor. Çoğaltılmaları için para ödenen kopyaları -diyelim- renkli fotokopide çoğaltan biri sokakta satıyor. İşte bu da korsan. Yani 'telif hakkı ödemeden ürün kopyalayıp satmak'. Yani HIRSIZLIK! Bu teknik detay önemlidir; anımsatayım dedim. Ayrıca çok samimiyim. Korsandan ne izlediğimi yazdım zaten.
zor konu gerçekten..
Eğer korsan olmamış olsaydı
muhtemelen 1000 film yerine anca 100-150 film izlemiş olurdum şu anda..
hatta gerçekten böyle olsaydı belki o 100 de olmayacaktı.. Sinemaya ilgi duymazdım ki o zaman…
Korsanın ne olduğu ne değil ki…
Avi, divx = Korsan gibi bir mantık kurulmuş saçma sapan olmuş durum…
Tezgahta satılan veya kopya cdlerle uzerinden kar elde edilen olaya korsan denir.
Mesela sizin evinizde bir ddvniz var bunu arkadaşınıza veriyorsanız veya abi film güzel sende izle diyerek bunu avi yapıp veriyorsanız siz buna nasıl Korsan dersiniz?
Ben orijinal dvd alıyorum dvdye basılmamış hatta telif hakkı olmayan binlerce filmi net uzerinden indirebilrisiniz…
Gercekten konu çok güzel bir konu ama internetten film indirmek = korsan mantığı akıllara zarar.
Şöyle bir durum da var. İnternetten indirmek zaten bağlantı hızlarının artmasıyla Türkiye’de yeni yeni yükselmeye başlamış bir trend. Bizzat içinde olduğumdan biliyorum. Çok değil 7- 8 yıl öncesine kadar zaten ülkemizdeki bağlantılarla film indirme diye bir şey söz konusu olamazdı. Baktığımızda ülkemizin maksimum bağlantı hızı bir çok ülkenin bağlantılarının çok çok altında. Korsan cd’cilerin kalitesiz ve özensiz sürümlerini bilen biri olsanız dahi herhangi bir festivali takip etme şansı olmayan biriyseniz veya kaçırdıysanız filmleri ciddi anlamda tek izleme şansınız internet olabiliyor. Sinemayı bir yana bırakırsak eğer yabancı dizileri seven ve takip eden biriyseniz ve bu ülkede yaşıyorsanız, son yayınlanan bölümüne kadar takip eden biri dizi hastasıysanız izleme şansınız internetteki sürümlerinden başka bir yer olamıyor ne yazık ki. Bu noktada internetten indirmeyle, korsan izlemenin aynı kefeye konmasında büyük yanlışlıklar doğabilir. Hele ki şu zamanda dünyanın hiç bir yerinde bulamayacağınız, bulsanız da elde edemeyeceğiniz bir filme bir tıkla ulaşıyorsanız… İnternetten film indirmeyle, korsan filmleri alma ve destekleme bambaşka bir yol ayırımına giriyor demektir…
Ayrıca orijinal dvdlerin ülkemiz şartlarına göre çok pahalı olduğunu buradan söylemek istiyorum. Temel ihtiyaçlarını bile zar zor karşılayan büyük bir kesim varken DVD ve sinema biletlerinin pahalılığı sinemayı elit bir kesime yöneltmiyor mu yani?.. Sormak isterim özellikle tüm bu düzene tamamen karşı olan sinema eleştirmenlerine…
Bize hala DVD/CD kakalamaya çalışanların anlamadıkları bazı noktalar var. Tüm korsancıları öldürmeye başlasanız bile şu zamanda kimsenin film, mp3 vs. indirmesine engel olamazsınız. Saçma yöntemlerle yasaklamak yerine günümüz anlayışına entegre olmalısınız.
Mesela ben senelerdir CD’den müzik dinlemiyorum. CD ne lan! CD mi kaldı? mp3′leri internetten indiriyorum. Daha doğrusu indiriyordum. Peki şimdi ne oldu? ttnetmuzik.com sitesi çok çok ucuza “yasal” (ve o saçma sapan DRM koruması olmayan) mp3′ler satmaya başladı. (100 şarkı 10 lira, bir albüm bir liraya falan gelir sanıyorum.) Süper bir olay. Artık oradan doya doya indiriyorum. Aynı mantık artık filmlere de uygulanmalı. Kimse bana 20 TL’ye dandik kutuda DVD aldıramaz. (Ha, özellikle yerli filmleri genellikle orijinal alırım param yettiğince, ya da double-disc ya da güzel kutulu DVD’lere para bayılırım. Yoksa orijinal DVD için şu an üst sınırım 5 TL) İndirin orijinal DVD’leri 5 liraya kutuluseverler için. Ya da -ttnetmuzik gibi- internetten divx vs. formatında makul bir fiyata indirmemize olanak tanıyan bir sistem geliştirin.
Ben şuna kalpten inanıyorum ki çevremde herkes korsan film&müzik indiriyor ama bunların çoğu emeğin karşılığını verecek insanlar. Şuna da eminim, insanlar beğendikleri bir filmi internetten indirmek için, bedava korsan alternatifi olsa dahi birkaç lira verecektir, seve seve verecektir.
KORSAN mal kavramı içine giren çok sayıda ürün,ticaretin “Arz ve Talep” bileşkesi içinde alıcı ile satıcı ilişkisi içinde oluşmaktadır.Gelir dağılımının adaletli olmadığı,parti yandaşlığı ile haksız kazanç sahibi dini bütünlerin bol olduğu ülkemizde,korsan alıcı ve satıcıları suçlayanlardan kimler günahsızsa,korsanları suçlama hakkına sahiptir diyorum..Tıpkı,günahlarından dolayı taşlanma cezası alan kadına Hz. İsa’nındı galiba?Taşlayacak kalabalığa hitaben: İçinizden kim günahsızsa,o taşlasın,dediği gibi..
Ters Ninja karasularında bir kez daha kendimi benzin döküp yakarak tamamen “korsan”ın yanında bir görüş belirteceğim.
Öncelikle dünyanın en aptalca uğraşısının film arşivlemek olduğuna inanıyorum. Yıllarca beta’dan, VHS’ye, oradan VCD’ye oradan DVD’ye kayan aynı filmlerden oluşan bir koleksiyon macerasının içinde para harcadım durdum. Halen 1000′e yakın orijinal DVD sahibiyim. Ortalama 25 TL desek, bir otomobil parasını bu arşive gömmüşüm. Blu-ray’in çıkışıyla çöp olan bir arşive…
Sektör en az ‘korsan’ kadar adidir benim gözümde… Merak etmeyin sadece yeni filmlere uygulayacağız dedikten ve kanunu çıkarttıktan sonra Oz Büyücüsüne bile bölge kodunu çaktı film şirketleri…
Türkiye’de DVD mefhumu yaygınlaşırken ne kadar tapon film DVD’si varsa bize postaladılar. Solo gibi pespaye bir Mario Van Pebbles filminin DVD’si 1999 yılında 40 TL’ye satılıyordu! Şimdi aynı şeyi Blu-ray’de deniyorlar ama artık millet akıllandığı için raflar sadece 29 TL’ye satılan blu-ray’lerle dolu…
O yüzden bir filmi seyretmek ve anılara gömmek en güzeli… Fakat “bir filmi seyretmek”le size ittirilen bir filmi seyretmek arasında dünya kadar fark vardır. Korsan dediğimiz şey size kapitalizmin asla sunmayacağı zenginlikte seçenekler sunar… ‘Korsan’ sayesinde paketlenmiş ürün almaz, film izler, sinefil olursunuz. Şu siteye bir bakın mesela: http://www.worldscinema.com/
Bu siteden rastgele seçtiğim 10 filmin orijinal haline 1 yıl içinde ulaşabilen sinema yazarına tüm arşivimi hediye etmeye hazırım! Ama yok öyle bir şey…
Aşırı gizli ve elit bir sinemasever örgütüne üyeyim. Bunu yazmam bile aslında üyelik ihlali ama size asla bulunamaz denilen bir sürü filmi Oliver Stone sayesinde buldum desem! :)
İnternet üzerinden film izleyip indirmeyi asla ahlaki bir şey olarak görmüyorum. Türkiye’de sinemada gösterilen filmleri biletini alıp izliyorum zaten… Ama bana dayatılanı değil kendi seçtiğimi izlemek istiyorum ve burada da karşıma hep aynı yol çıkıyor. Filmler insanlığın ortak kültür mirasıdır asıl suç onları mülkiyet kanunlarının içine hapsedenlerindir. Devletler filmlerin sinema gösterimi bittikten sonra açık dolaşıma çıkacak şekilde fikri kanunları düzenlemeliler.
Yazdıklarım kiminin hoşuna gitmemiş olabilir ama ilk taşı hiç ‘korsan’ film izlememiş biri atsın lütfen! :)
@gorcun o dediğin eleştirmenler zaten kendini ‘burjuva’ sanıyor, sinema sadece onlar için :)
Yorum Yazın