Ters Ninja Pazar Öyküleri’ne Cinbaz’dan devam: Küçük Kırmızı Balık

2 Nisan

Bugün küçük, kırmızı bir balık aldım. Dışarı çıkarken böyle bir şey yoktu aklımda, o şirin balıkçığı gördüğüm anda karar verdim. Karşı konulmaz bir istek uyanmıştı içimde. On birinci balığım oldu. Çok düşündüm ama ona layık bir isim bir türlü bulamadım.

Satıcı bile yeni balığımın cinsini bilmiyordu. Söylediğine göre yeni siparişlerin içinden çıkmış. Araya yanlışlıkla karışmış olmalıymış.

Neyse, zaten cinsi kimin umurunda. Küçük kırmızı bir balık işte.
İçeriden yine gürültüler geliyor. Annemle babam kavga ediyor olmalı. Bazen onlardan nefret ediyorum.

4 Nisan

Ağbim bugün beni dövdü. Oysa tek suçum odasına girip dergilerine bakmaktı. Anneme söyledim beni dövdüğünü. Annem, “o büyüğün, döver de sever de” dedi. Oysa benim kardeşim olsa hiç dövmezdim. İnşallah ağbimdem büyük biri de onu döver.

Not: Akvaryumdaki balıklarımı saydım. İki tane eksik çıktı. Ne oldu anlayamadım.

7 Nisan

Bugün okula yeni bir kız yazıldı. Adı S… Çok tatlı. Şimdiye kadar hiçbir kıza ilgi duymamıştım. Yanına gidip onunla tanıştım. (Bunu yaptığıma hala inanamıyorum.) Galiba o da benden hoşlandı. Kankam B…, “senin nerenden hoşlanacak, salak!” dedi ama olsun, B… kızlardan ne anlar ki.

Not: Akvaryumda yalnız üç balık kalmış. Küçük kırmızı balıktan şüpheleniyorum. Çünkü onu aldığımda böyle büyük değildi. O günden bugüne üç dört kat büyümüş neredeyse.

9 Nisan

Bugün hem çok mutluyum, hem çok mutsuzum.
Çok mutluyum çünkü S…’ı pastaneye davet ettim. Kabul etti. Yarın değil, öbür gün okuldan sonra buluşacağız. Onunla ne konuşacağım ki ben? Ya dilim tutulursa… Öf, kötü mü yaptım acaba onu davet etmekle?

Çok mutsuzum çünkü, artık yalnızca bir balığım var. Ağbime sordum, balıklarıma o mu bir şey yaptı diye. Bana vurdu. Benim aptal balıklarımla ne işi olurmuş onun. Galiba dergilerini karıştırdım diye bana hala kızgın ve benden intikam alıyor. Neyseki küçük kırmızı balığım hala duruyor. Bu kadar büyüdüğüne inanamıyorum. Cinsi böyle herhalde. Hızlı büyüyor. Ama daha nereye kadar büyüyebilir ki. Balık yemi de dayanmıyor artık. Ekmek falan de vereyim bari.

10 Nisan

S…  randevuya gelmedi. Okulun çıkışında üç saat bekledim ama gelmedi. Ne oldu acaba? Neyse yarın öğrenirim. Son derste hastalandı falan herhalde. Ama yine de kendimi çok kötü hissediyorum. Yemekte ağzıma bir lokma koymadım. Köftelerimi çaktırmadan akvaryumun içine attım. Küçük kırmızı balığım dört köfteyi de sildi süpürdü. Demek et de yiyiyor benim cici balığım. Annemler yattıktan sonra, dolaptan ona et vereceğim. Bakalım yiyecek mi? Ne güzel, aynı piranha gibi!

11 Nisan

Kızlardan nefret ediyorum. Hepsinden nefret ediyorum. Özellikle S…’tan. Orospu ne olacak. Hasta falan değilmiş. Bugün okulda onu basket takımının kaptanıyla gördüm. Yanına gittiğimde yüzüme bile bakmadı. M…’a sırıtıp duruyordu yalnızca. Ona mutlaka bir ders vermeliyim bir plan yapmalıyım.

Küçük kırmızı balığım dün gece verdiğim bütün etleri yemiş. Annem inşallah dolaptaki etlerin azaldığını fark etmez. Başka bir çare düşünmeliyim. Her geçen gün büyüyen balığımın, iştahı da büyüyor. Daha ne kadar büyüyecek acaba?

15 Nisan

Balığımdaki değişiklik inanılmaz boyutlarda. Böyle giderse akvaryum ona yetmeyecek. Her şeyi yiyiyor. Hiçbir şeye hayır dediği yok. Çok eğlenceli. Dün ‘petshop’ta hamstırları seyrederken aklıma harika bir fikir geldi. Üç tane hamstır satın aldım hemen. Akşam onları canlı canlı akvaryumun içine attım. Ne manzaraydı. Jaws’ı seyreder gibi oldum valla. Göz açıp kapayıncaya kadar üçünü de mideye indirdi balığım. Sanırım geçen gün ona sapanla avladığım kuşlardan daha çok sevdi hamstırları. Yarın da bir güvercin getireceğim sevgili balığıma.

Bu arada S…’la ilgili intikam planım hazır. Okulda harika bir balığım olduğunu bütün gevezelere anlatıyorum. Şöyle güzel, şöyle akıllı falan diye abartıyorum biraz tabii. (Bir de neler yediğini bilseler!) Eninde sonunda S…’ın kulağına gidecek bu anlattıklarım. Dayanamayıp yanıma gelecek, bana yılışıklık yapacak. Ne de olsa balığım sayesinde artık popüler biri sayılırım. İsterse bir gün gelip balığımı görebileceğini söyleyeceğim ona. Ve elini suya sokmasın sağlayacağım bir bahaneyle. Epey yanacak canı. Beni aldatmak ne demekmiş öğrenecek.

16 Nisan

Güvercinden son anda vazgeçtim.Güvercinden daha kolay ve eğlenceli yiyecekler var. Şansıma mahallenin kedilerinden biri on – on beş gün önce apartman boşluğuna doğurdu. Yavrulardan birini aldım. Balığımın çok hoşuna gitti bu ziyafet.

18 Nisan

S… bugün yanıma geldi. Nasıl olduğumu falan sordu bana. Herkes şu meşhur balığımdan söz ediyormuş. Onu yarın okuldan sonra bize gelebileceğini söyledim. Çok sevindi.

Apartman boşluğundaki yavrulardan geriye kalan ikisini, hatta annesini de balığıma yedirmeye karar verdim. Anneleri beni biraz zorlayabilir ama olsun, balığım için her şeyi yaparım ben. Operasyon bu gece olacak.

21 Nisan

Başım fena halde dertde. Polis her yerde S…’ı arıyor. Bana bir sürü soru sordular. Ağzımdan bir şey kaçırmadım. Onlara, S…’ın balığımı görmek için bize geldiğini, sonra evine döndüğünü söyledim. Bize geldiğini saklamadım, geleceğini birilerine söylemiş olabilirdi çünkü. Kızlar çenelerini hiç tutamazlar.

Olanlara hala inanamıyorum. O gün S… geldi. Akvaryumun yanına gittik. Balığıma hayran oldu. Planladığım gibi ona, isterse balığımı dokunabileceğini söyledim. Başta biraz çekindi, oldukça büyüktü ne de olsa benim küçük kırmızı balığım. Okuldaki kızlara hava atma arzusu korkusundan daha baskın çıktı. Elini suya soktu. Yalnızca biraz canı acıyacak sanıyordum. En kötüsü bir parmağını kaybeder diyordum.
Önce hiçbir şey olmadı. Sonra birden göğsüne kadar akvaryumun içine çekildi. Ayakları yerden kesildi. Gözlerimin önünde yavaş yavaş akvaryumun içine girdi. S..’tan geriye hiçbir şey kalmamıştı. Balığım onu yemişti. Çok korkmuştum. Neyseki delil falan kalmamıştı. Aslan balığım benim!
Artık bir problem yok. Polis suçu bir sapığa ya da tinerci çocuklara yükleyecek gibi geliyor bana. S…’a gelince… Aslında pek de kötü olmadı. Yaptığının karşılıksız kalacağını düşünmemişti herhalde.

23 Nisan

Abimdem nefret ediyorum. Nefret ediyorum. Nefret ediyorum. Onun topunu bir daha sokağa çıkarırsam kolumu kıracağını söyledi. Bunu söylerken kolumu öyle bir kıvırıyordu ki, avaz avaz bağırıyordum acıdan. Bana ders olsunmuş. Ben ona gösteririm!

24 Nisan

Bugün ağbimden de kurtuldum. Bizimkilere ağbimin arkadaşları ile tatile çıktığını söyleyeceğim. Onun manyaklıklarına alışkın olduklarından umursayacaklarını zannetmiyorum. Annemle babam ağbime benzemediğim için ara sıra methederler beni.

Aslan balığım beni bütün dertlerimden teker teker kurtarıyor. Artık benim de ona bir iyilik yapmam gerekiyor. Onu küçük akvaryumundan kurtarıp, yeni bir yere yerleştirmem gerek. Aklıma şimdilik bir tek küvet geliyor. Ama bu işi annemle babama çaktırmadan nasıl yapacağım ki?

27 Nisan

Sevimli küçük kırmızı balığımı küvete taşıdım. Banyonun kapısını kilitleyip, anahtarını sakladım. Akşam anneme anahtarın kaybolduğunu söyleyeceğim. Banyoyu bir süre kullanmayıversinler. Balığımı onlar yattıktan sonra gizli gizli besleyebilirim. Mahallede bir sürü kedi köpek var nasıl olsa. Apartman komşularımızın küçük çocuklarını da yenilebilecekler listeme aldım.

29 Nisan

Annem bugün çıldırdı. Babamı beceriksizlikle suçladı. Bir kapıyı açamamışmış. Utancından eve misafir davet edemiyormuş. Babam bu akşam da anahtar bulunmazsa, kapıyı kıracağını söyledi de annem sakinleşti. Hemen bir şeyler düşünmem gerekiyordu. Babamın dikkatini başka yöne çekmek için annemden faydalanmaya karar verdim.

Banyonun kapısını sessizce açıp içeri girdim. Sonra anneme seslendim. Kapının açık olduğunu görünce çok sevindi. İçeri girdiğinde ona küvetin içinde bir şeyler olduğunu söyledim. Küvetten biraz uzaklaşıp onun yaklaşmasına izin verdim. Annem içine bakabilmek için küvetin kenarına iyice yaklaştığında arkasına geçip onu sertçe ittim. Balığım annemi yerken biraz içim burkulmadı desem yalan olur.

29 Nisan


Babam eve döndüğünde annemin evi terk ettiğini söyledim ona. Artık seninle yaşamaya dayanamıyormuş, dedim ona. Babamın yüzünün aldığı şekli görmeliydiniz. Koltuğa çöktü kaldı öylece.

10 Mayıs

Annemin eşyalarını sattım. Acayip para yaptım. Okulu kırıp bütün gün bilgisayar salonlarına takılacağım. Babam ruh gibi. Benim ne yaptığımla hiç ilgilenmiyor.

15 Mayıs

Babam günlerdir ağzına lokma koymadı. İşe falan da gittiği yok. Her şeyi boşladı. Onun bu hali beni çok üzüyor. Babamı da annemin yanına göndermeyi düşünüyorum. Ama bana kim bakacak o zaman.

20 Mayıs

Babamın acılarına son verdim. Küveti onun için doldurduğumu, sıcak bir banyonun ona iyi geleceğini söyledim önce. Yalnız bir sorun var dedim, “Banyonun ışığı nedense yanmıyor.” (Sandalyaye çıkıp ampulu gevşetmiştim.) Ama holün ışığıyla idare edebilirdi. Sorun olmayacağını söyledi. Hatta öylesi daha iyiymiş. Hemen üstünü çıkarıp, bornozunu giydi. Banyoya girdikten sonra yalnızca cılız bir çığlık duydum. Babam artık acı çekmediği için mutluyum.

22 Mayıs

Bugün amcamların yanına taşınıyorum. Keyfime diyecek yok. Çok mutluyum. Çünkü amcamlar koca bir villada oturuyorlur. Üstelik villanın kendisi gibi kocaman bir de havuzu var. Küvet küçük geliyordu zaten. Küçük kırmızı balığım yeni yuvasını çok sevecek.

sisko-ninjaEge Görgün (Landlord)

İllüstrasyonlar: Yunus Kocatepe