
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Sinema yazarlarına sorulmak üzere 10 soru hazırladık. Tümüyle Ters Ninja’ya münhasır 10 ilginç soru. Maksat elbette sinema yazarlarını daha iyi tanıyabilmek… The S-Files adını verdiğimiz bu dosyaların on beşincisini Fırat Sayıcı için açıyoruz.
Nerede, ne şekilde, kiminle seyrettiğinizi hatırladığınız en eski film hangisi?
84 ya da 85 yazıydı… Açıkhava sinemasında tahta sandalyelerde hatırlıyorum kendimi… Yanımda annem babam var. Filmin ismini tam olarak hatırlamıyorum ama ya Banu Alkan ya da Ahu Tuğba oynuyordu… Filme dair hatırladığım tek şey, Selami Şahin’in “Seninle Başım Dertte” şarkısının sık sık kullanıldığıydı… Bir de tabi ki, yerlere atılan çekirdek kabuklarıyla Ankara gazozunu…
Sinema yazarı olmasaydınız, ne yazarı olmak isterdiniz?
Çok iyi şiirler yazmak isterdim…
Hayatınızın sonuna kadar tek bir filmle idare etmeye mahkum edildiniz. Hangi filmi seçerdiniz?
Gabriele Salvatores’in “Akdeniz”i ya da Theo Angelopoulos’un “Sonsuzluk ve Bir Gün”ü…
Kendinize içlerinden hayali bir arkadaş seçme şansınız olsaydı. Hangi sinema karakterini seçerdiniz?
Leon
Hangi sinema oyuncusunun görüntüsüne sahip olmak isterdiniz?
Jean Reno
Hangi yönetmenle sıkı dost olmak isterdiniz?
Carlos Saura .
Hangi film gerçek olsun ve siz de içinde yer alın isterdiniz?
Claude Lelouch’un “Erkekler Kadınlar Kullanma Kılavuzu”
Sinemayı sevmek için iyi bir neden söyler misiniz?
Başka hangi türlü farklı hayatları yaşayabiliriz ki?
Sinemanın en kötü özelliği ya da en büyük zararı nedir sizce?
Çok büyük bir zararı olduğunu düşünmüyorum ancak Hollywood olmasaydı Amerika bu kadar güçlü olabilir miydi bilmiyorum? Tek zararı Amerika’nın özgürce ve gönlünce kendi propagandasını yapması, dünya genelinde bir kamu oyu yaratması…
Bugüne kadar gittiklerinizin içinde en sevdiğiniz sinema hangisiydi?
Emek sineması…
Yorum Yazın