top-ten

Sizlere bu hafta bir adet Top 10’da 9 listesiyle merhaba diyorum sevgili dostlarım. Bütün listeler illâ ki yuvarlak rakamlara mı yuvarlanmalılar yani? Zaten internette yazdığım filmlerin 10’da 9’u işe yaramaz olarak adledilirken, bir genç kızın liste hazırlayamama özrünü gözler önüne sermek çok mu ayıp? Çok mu ayıp sorarım size ey film manyakları? Fil sinemaları? Sinemalı filler? Sinefil sefiller? Semiyotik diller ve semantik romantikler?..

Tuğba Keleş Tuğba Keleş

Bu yazıya başlık koyarken aslında tam olarak ne demek istediğimi ben de bilmiyorum. Aslında demeye çalıştığım, (konuştukça battığım) tipik film ismi normlarının dışında, içinde bir şekilde katil ya da kurban kadının ismini barındıran, sesli okuyunca yer yer kinaye içeren, kısaca bana ilginç gelen ve sevdiğim gerilim ve korku filmleri. Ve işte liste geliyor:

1. What Have You Done to Solange? (1972)

Adı üstünde “Solange’a ne yaptınız?” sorusunu çözmeye çalışan İtalyan yapımı bir giallo. Yasak ilişkiler, kirli ilişkilerle harmanlanırken, okudukları kız okulundaki baskıdan muzdarip genç kızlar da yasak meyveye bol bol ısırık atıyor. Oyunculuklar sallantıda ama Fabio Testi‘ninki, insanda kendisine iki tokat atma hissiyatı uyandırıyor. Katil ve gizem filmi seyrederken seyirciyi ekrana yapıştırıyorsa da bu yapışkanlıkta kendi açımdan Ennio Morricone‘nin müziklerinin etkisi müthiş. Özellikle cenaze sahnesindeki Cadenze adlı parçaya bitiğim.

2. Perché Quelle Strane Gocce di Sangue sul Corpo di Jenifer? (1974)

The Case of Bloody Iris ingilizce ismiyle bilinen filmin orijinal italyan ismi sanırım şuna karşılık geliyor: Jennifer’ın bedeninde neden o tuhaf kan damlaları var? Türkiye’de kısaca Beş Kan Damlası adıyla gösterilmiş olan film yine bir İtalyan giallosu. Bu da demek oluyor ki giallonun rock n’roll’u “seks, cinayet ve para” yeniden iş başında. Ayrıca giallonun olmazsa olmaz ikililerinden Edwige Fenech ve George Hilton‘da görev başında.

3. Alice Sweet Alice (1976)

Minik Brook Shields‘ı sinema dünyasına kazandıran bir Amerikan bağımsız filmi olan Alis, Tatlı Alis, küçük bir kızın sancılı (acılı diyecektim) bir büyüme hikayesi aslında. Sarı yağmurluklu katil, kanlı bıçaklar ve kilise baskısı ise filmin türünü dramdan çıkaran en parlak noktalar. “Ne fesatsın filmin isminde ne var ki? diyenlere “tatlı” olan kızın Brook değil sevimsiz kardeşi Alis olduğunu hatırlatırım. İşte kinaye de buradan geliyor.

4. Sweet Body of Deborah (1968)

Sweet (tatlı) kelimesi benim bu listede tavan yapmış vaziyette belli ki! Yine bir İtalyan giallosu, elbette katil ve kurbanın kimliklerinin karıştığı, seyircinin beyniyle oynayan iyi bir seyirlik. Ben aslında filmin adındaki Deborah’nın Tatlı Vücudu‘nu, Deborah’yı canlandıran Caroll Baker‘a bakarak  Tombul Vücutlu Deborah olarak algıladığımdan listeye koyuverdim. Caroll Baker‘ın tombul olmadığını da biliyorum, evet. Haset nedir bilir misiniz? O zaman daha fazla sorgulamayın…

5. Die Screaming Marianne (1971)

Dünyanın en sıkıcı filmlerinden biri olmaya aday Bağırarak Öl Marianne, filmin konusunu okumamışsanız anlamakta güçlük çekeceğiniz bir akışa sahip. Neyse ki konuyu anlatmak için ben varım. Marianne, o şehir senin bu şehir benim (ya da tam tersi) otostop yaparak gezen ve barlarda pavyonlarda dans ederek para kazanan gençten bir kızımızdır. Marianne yalnız takılmayı sever ama arkasında onu takip eden birileri vardır. Meğerse Marianne ölen annesinin ardından kendisinin canına kasteten babası ve psikopat kız kardeşinden kaçmıyor mudur? Peki seyirci adının vadettiğine nazaran sıkıcılıktan başka şey vadetmeyen film için  ne yapsın? Oturup ağlayın sevgili seyirciler, zamanınız boşuna gitti.

6. What Ever Happened to Baby Jane (1962)

Tam bir Amerikan klasiği. Bette Davis ve Joan Crawford‘dan bir kız kardeş çatışması. Bizde Küçük Bebeğe Ne Oldu? diye çevirmişler zamanında. Bir filmin baştan kendi sorgulamasını yapması güzel tabii. Geçmiş başarılı günlerini devam ettiremeyen Jane ve kız kardeşinin üzerine başarıyla süren (dikkat spoiler-tüh keşke başa yazsaydım) Blanche’ın birbirlerini yok etme hikayesi. Altta kalanın canı çıksın.

7. Hush Hush Sweet Charlotte (1964)

Üstteki filmin uyarlandığı hikayenin yazarının bir başka hikayesinden uyarlanan yine Bette Davis’in başrolde olduğu başka bir Amerikan gerilimi. Sevgilisi öldürülen Tatlı Şarlıt’ın gizem dolu hikayesi Sus Sus Tatlı Charlotte. Şarlıt katil miydi? Kurban aslında kimdi?

8. The Night Evelyn Came out of the Grave

Delilik, kızıl saçlı kadınlar, şehvet ve ölüm bir araya gelince ortaya çok da sağlıklı bir şey çıkamazdı herhalde. Evelyn’in Mezardan Çıktığı Gün, ölmüş karısına fazla düşkün olan bir adamın kızıl saçlı kadınlarla işkence sularında devam eden ölümlü yaşamını konu alan hasta ruhlar için bulunmaz nimet bir film.

9. Let’s Scare Jessica to Death (1971)

Kısa süre önce Tersninja’da arz-ı endam eylemiş ve bu yazının konusunu belirlemiş Amerikan gerilim filmi Hadi, Jessica’nın Ödünü Patlatalımyukardaki filmler içinde ismi en güzel olanlardan biri bence. Gerçekle hayalin sınırlarını deliliğin belirlediği topraklarda tıpkı Jessica gibi ne seyretsek emin olamayacağız nasılsa…

2 YORUMLAR

  1. Düzeltme için teşekkürler. Ayrıca ortalarda bir yerde virgül eksikliğinden kaynaklanan bir anlam tanımsızlığı hadisesi var.
    Listeyi 10’a bilerek tamamlamamıştım ama listeyi oluştururken unuttuğum bir başka filmi de şuraya not düşeyim istedim. Mansion of Madness gibi sürreal bir art house filmle Alucarda gibi bir başyapıt ortaya çıkarmış Juan Lopez Moctezuma’nın listeye kafadan girmesi gereken 1975 yapımı Mary Mary, Bloody Mary adlı filmi, sanatsal kaygılarla vampirizmi birleştiren, başrol oyuncusunun vampirliğine ve bildiğimiz aynı adlı içkiye gönderme yapan müstesna bir film.
    Kayıtlara girsin lütfen.

CEVAPLA