Sinema ve müzik

Amerika’nın zorlu şartlarında hayatta kalabilmenin tek yolu paradır. Parası olan doğru da yapsa yanlış da yapsa kazanır; bir şekilde kazanmayı başarır. Amerika’da jokerin yalnızca bir tomar kağıttan ibaret olduğunu birçok film, birçok dizi, birçok hikaye ve birçok yaşanmışlık gösterdi bizlere; göstermeye devam ediyor. Başrollerini Casey Affleck, Chiwetel Ejiofor, Antony Mackie gibi isimlerin üstlendiği “Kod 999” (Triple 9) filmi de bu gerçekliğin en yeni parçalarından biri.

kate-winslet-triple-9-xlargeFilm bir banka soygunuyla başlıyor. Biri gözcü olan beş kişilik bu ekip Atlanta’nın orta yerinde bir bankaya girip, neredeyse kusursuz bir şekilde özel bir kasayı alıp kaçıyor ve bu kasayı Rus Yahudi Mafyası Çariçesi olan Irina Vlaslov’a (Kate Winslet) teslim ediyor. Fakat Rusya’da hapis yatan kocasını kurtarmak için bu kasadan fazlasına ihtiyacı olan Irina, ekibi bir iş yapmaya daha “ikna” ediyor. Bu son işi yapmak zorunda kalan ekip planı hayata geçirmek için son çareye, kod 999’a başvurmaya karar veriyor.

triple-9-movie-645x430Film DiCaprio’lu, Nicholson’lı, Matt Damon’lı The Departed’ı (Köstebek – 2006) oldukça anımsatıyor. Yine “kötü” polisler, yine federaller, yine uyuşturucu, yine mafya ve tabi ki yine para, para, para… Martin Scorsese The Departed filmindekine karakterleri kadar kurgusuyla da benzeyen filmi ayrı kılan, kılmaya çalışan detay ise hikayenin “özel harekatçılar gibi polisler de birbirini kollar” dramı. Ben Affleck filmlerindeki gibi sözüm ona vicdani bir sorgulama, bu sorgulamanın başarısızlıkla sona ermesi ama neticede iyi polisin kazanması alışkanlığı, küçük kardeşi Casey içinde sürüyor; beklenen karakter sıçramasının ardından beklenen bir son geliyor.

Triple-9-trailer1“Kod 999” potansiyeli yüksek öğeler içermesine karşın dürüst olmak gerekirse doğru kullanılamadığı için hayal kırıklığı yaratıyor. Aksiyon ve gerilim açısından izleyiciyi tatmin etmesine karşın Atlanta’daki ırkçılığa yeterince değinmemesiyle gerçekliğini yitiriyor. Atlanta polisinin %81 gibi bir çoğunluğunun beyaz olduğunu ekleyince, filmin sunduğu resim ile gerçek arasındaki fark daha da göze çarpıyor. Bütün bunların yanında ırkçılık mağduru olanların polis nefreti ve kötü polislerin yaptıkları işle olan vicdani hesaplaşması da yetersiz kalınca film haliyle beklenenin altında kalıyor. Jeffrey Allen (Woody Harrelson) karakterinin gerektiği kadar derinleştirilmemesi, kurumlara yapılan eleştirinin adeta “sansüre” uğraması da cabası.

MV5BMTYxMTQwMzMyNF5BMl5BanBnXkFtZTgwMzMyNTg4NzE@._V1__SX1853_SY824_Her ne olursa olsun “Kod 999” izleyiciye kendini izleten bir yapım. Sürekli bir aksiyon, sürekli bir şaşaa var perdede. Ve Kate Winslet. O olmasaydı bu film nasıl olurdu, Irina karakterini kim oynardı bilemiyorum. Sırf Winslet’ı Yahudi Rus Mafyası Çariçesi olarak görmek için bile izlenir. Tabi filme dair beklentileri düşük tutmak kaydıyla.

HENÜZ YORUM YOK