“MÖ 50 yılı. Galya tamamen Roma işgali altıdadır… Hemen hemen… Yenilmez Galyalıların yaşadığı küçük bir köy işgalcilere hala kafa tutmaktadır…” İlk olarak 1959 yılında Pilote dergisinde görünen; iki yıl sonra ise bağımsız bir seriye dönüşen Asteriks’in serüvenleri, her defasında bu sözcüklerle açılır. Fransa’nın kuzeybatısında, Manş denizine kıyısı bulunan “Deliler Köyü”nde dostlarıyla birlikte sakin bir yaşam süren kahramanımız (!), o dönemde, neredeyse tüm dünyayı avucuna alan Sezar’ın korkulu rüyasıdır.

Tuncer Çetinkaya

Sonradan Red Kit ve Pıtırcık’ı da yaratacak olan Goscinny’nin nicedir hayalini kurduğu, ortalıkta “Bu Romalılar kafayı yemiş” diye gezinen kalabalık, genç çizgi roman ressamı Uderzo’yla tanışmasının ardından gerçeğe dönüşür. Güçlerini, büyücü Hokusfokus’un “devegücütazıhızı şerbeti”nden alan köy ahalisi renkli simalardan oluşur: ufak tefek olmasına karşın “cümle sonundaki bir nokta kadar belirgin” Asteriks’in dışında, bebekken şerbet kazanına düştüğü için gücü sonsuz olan obur Oburiks, ağaç katliamına öfkesi büyük olan sevimli İdefix, heybetli bir şef olmakla birlikte karısından çekinen Toptoriks, eşsiz besteleri bir yana, serüven sonlarında düzenlenen ziyafetlerden mahrum bırakılan Ozan Kakafoniks ve diğer kavgacı, şakacı tiplemeler. Tabloya Sezar, Cleopatra, Brutus gibi tarihsel şahsiyetler de eklenince kadro tamamlanmış olur.

Tarihsel Arka Plan

Asteriks, M.Ö. 52 yılında Roma’ya kafa tutan Galyalı komutan Vercingetoriks’in yaşadığı dönemin hemen sonrasını fon almaktadır. Goscinny ve Uderzo, dizi boyunca kahramanlarını Mısır’dan İsviçre’ye, Belçika’dan İspanya’ya gönderirken; piramitlerin yapım süreci, olimpiyat oyunları, gladyatörlerin mücadeleleri, hatta Spartacus’un direnişi serüvenlerin arka planına yerleşir. Misafir oyuncu kadrosunda Kirk Douglas, Charles Laughton, Sean Connery, Jean Gabin, Arnold Schwarzenegger ya da The Beatles’a yer verilmesi ise okuyucular adına gerçek bir sürprizdir! Karanlık bir dönemi olabildiğince gerçekçi kılmaya çalışan Goscinny ve Uderzo’nun eleştirildikleri tek nokta, kantarın topuzunun Fransızlardan yana kaçmış olmasıdır; ama bu durum Herge’nin ırkçı Tenten yorumuyla kıyaslanacak gibi değildir! Dönemi ele alış biçimi akademik incelemelere de konu olan Asteriks’e dair Kai Brodersen derlemesi Türkçeye kazandırılmıştır (Roma Dünyası, Kitap Yayınları, 2002).

Balıkçı ve demircinin başrolünde olduğu kavgalar, su üstünde kalmayı beceremeyen korsanlar, ana karakterlerin darılma ve gülme krizine tutulmaları ya da finaldeki şenlikte görülebileceği gibi gücünü tekrarlardan alan Asteriks mizahı, bir yanıyla da slapstick’e yaslanmaktadır. Tabii, 100’ü aşkın ülkede tanınan Galyalının, ülkemizdeki başarısında Halit Kıvanç’ın ilk çevirilerinin payını da unutmamak gerekir.

Beyazperde Maceraları

Animasyon filmleri sayılmazsa, sinema macerasına 1999’da Sezar’a Karşı ile başlayan kahramanımız, 2002’de Cleopatra ile tanışmış ve son olarak da olimpiyatlara katılmıştı (2008). Gerard Depardieu’nun Oburiks kompozisyonuyla şenlendirdiği bu filmler geniş kitleye ulaşmakla birlikte, eserdeki mizahi boyutun yeterince kavranamamasından ve ana karakterin bir türlü bulunamamasından olsa gerek, bir yanıyla hep eksik kaldı.

Serinin Britanya’da ve Normanlar albümlerini temel alan filmde Christian Clavier ve Clovis Cornillac’tan sonra bu kez Edouard Baer’in Asteriks performansına tanık olacağız. Catherine Deneuve’ün de kraliçe olarak onurlandıracağı filmde bakalım kahramanımız, kaderi kendilerine benzeyen İngilizlere yardımcı olup Sezar’a gününü bir kez daha gösterebilecek mi?

Asteriks ve Oburiks Gizli Görevde (Astérix et Obélix: Au service de Sa Majesté)

Yönetmen: Laurent Tirard

Senaryo: Laurent Tirard, Grégoire Vigneron (René Goscinny, Albert Uderzo)

Oyuncular: Gérard Depardieu, Edouard Baer, Guillaume Gallienne

Yapım: 2012 / Fra-Ita / 110 dk.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA