İşini kaybetmeyi bile göze alamayan gazetecilerin ülkesinde “O” ölümü göze aldı. Bugünkülerin çoğu gibi statüsünü, konforunu, lüksünü değil; vatanını, milletini düşündü. Nasıl seviştiğini, evindeki belli-zümre partilerini, nerde yediğini içtiğini sıçtığını yazanların bugünün gazetelerinde ikinci sayfa kralları,  kraliçeleri olduğu bu ülkede “O” yanızca doğru bildiğini yazdı, bu ülkeyi biraz daha iyi yapmak için didindi durdu. “O” ciplerden inmeyen, ekmek kaç lira bilmeyen, halkın derdini medya plazanın bilmem kaçıncı katındaki odasının filmli penceresinden gördüğü kadar bilen aristokrat gazetecilerin ülkesinde halktan hiç kopmadı. Bildiği yolda yürürken hiç direksiyon kırmadı. Mücadeleyi hiç bırakmadı.  Saygı, sevgi ve gıptayla anıyoruz.

1 YORUM

CEVAPLA