Uzakdoğu’dan perdeye, oradan sayfalara

Kalkedon Yayınları bir süredir sinema üzerine yayınladığı kitaplara geçtiğimiz günlerde Uzakdoğu sinemasını hedef alan yenilerini ekledi. Güzel bir haber bu. Zira birçok konuda olduğu gibi Uzakdoğu sineması üzerine de Türkçe kaynak bulmak zor olmaktan öte imkânsız. İşte bu durum nedeniyle, imkânsızlıklar ülkesi konumu olmaktan yavaş yavaş sıyrılabilirmişiz gibi bir yanılgıya umutsuzca kapıldığımdan, bu haftaki yazımı söz konusu kitaplara ayırdım.

Tuğba Keleş

İlk kitap anime üzerine olan Stüdyo Ghibli: Hayao Miyazaki ve Isao Takahata Filmleri, adından da anlaşılacağı üzere bu iki anime devinin nasıl bir araya geldiklerini, Stüdyo Ghibli’yi nasıl kurduklarını, Stüdyo Ghibli’den önceki, Stüdyo Ghibli dönemi ve sonrası yapıtlarını teker teker inceliyor.

Hayao Miyazaki ve Isao Takahata’nın bir sendika toplantısı esnasında tanışarak, yıllar içinde dostluklarını geliştirmeleri, yaptıkları animelerdeki işbirlikleri, Komşum Totoro (Tonari no Totoro, 1988)’dan sonra yoğun taleple karşılaşarak anime karakterlerinden oyuncak üretmek gibi yan işleri sınırlı sayılarda ve sadece kendi şirketleri doğrultusunda yürütmeleri gibi ilginç anekdotlarla dolu kitap, animeseverler için bulunmaz bir nimet kıvamında. Üstelik söz konusu animelerin birçoğunun DVD’lerinin piyasada bulunuyor oluşu da okur-seyirci için güzel bir deneyim olacaktır diye düşünüyorum. Bu arada kitabın yazarları Colin Odell ve Michelle Le Blanc’ın David Lynch, John Carpenter ve korku filmleri üzerine Horror Films adıyla başka kitapları da bulunuyor.

İkinci kitap David Carter tarafından yazılmış olan Doğu Asya Sineması. Bölümler halinde Japonya, Güney Kore-Kuzey Kore, Çin, Hong Kong ve Tayvan sinemalarının kısa tarihçelerinden başlayarak seçme bir yönetmen filmografisi içeren kitap, her ne kadar film ya da yönetmen seçimlerinin bazılarında hayal kırıklığı ya da yetersizlik hissettirse de 6 ülke sineması üzerine yazılmış 260 sayfalık bir kitaptan çok fazla ayrıntıya girmesini beklemek akıl kârı olmaz. Ya da ben çok iyimserim, bilemedim.

Kitabın eksik yanlarından kişisel olarak en önemli bulduğum, son dönem yönetmenlerinden Stephen Chow’un dört filmine yer verirken, koskoca Chang Cheh’nin yalnızca bir filminden örnek vermesi. Sırf bu nedenle ara ara tribünlere oynağını düşündüğüm kitabın yazarı David Carter, Seul’deki Yonsei Üniversitesi’nde öğretim görevlisiymiş bu arada. Yazarın bundan başka Western üzerine ve başka konularda da kitapları bulunuyor. “Bir yazarın her şeyini bilemem” temelli hikâyemi burada kısa keserek son kitaba da bakalım.

Üçüncü kitap Asya Korku Sineması, Andy Richards tarafından yazılmış olup, bir önceki kitabın yetersiz kalmasının ana nedeni olan ‘anlatacak çok şeyi olması’ durumunu, oldukça spesifik bir konu üzerine eğilerek ekarte etmeyi biraz başarmış. (Bu cümledeki yabancı kelimeler dolayısıyla aforozumu kabul eder, tersninja sularında da mahkumiyetimi beyan ederim sayın abiler). Yine ülke sinemaları üzerinden basit bir bölümlendirme ile başlayan kitap (Japonya, Hong Kong, Kore ve Tayland), söz konusu ülkelerde korku filmlerinin temellerine eğilerek, hemen arkasından türe damgasını vurmuş belli başlı filmleri ele almış. Böylelikle çok genel bir çerçevede Uzakdoğu korku sinemasının iskeletini çıkarmış.

Son kertede, Uzakdoğu sineması üzerine olan kitaplar her şeye rağmen iyi güzel de, tıpkı Stüdyo Ghibli’de olduğu gibi, keşke anlattığı filmlere her istediğimizde kolayca ulaşabilecek bir film piyasamız da olsa! Oldukça derin mecralara doğru yol alabilecek olan bu konuyu şimdilik burada noktalayalım.

Aslen İngiliz Kamera Yayınları‘nın sinema üzerine olan kitaplarını yayınlayan Kalkedon Yayınları’nı, kaynak sıkıntısı çeken bir okur olarak tebrik ediyor, umarım yanılmam, en kısa sürede Kamera kitapları arasından çıkan Blaxploitation ya da Samurai Films gibi diğer kitapları da raflarda görmek istiyorum.

İmza: Haftaya inşallah vurdulu kırdılı filmlere dönecek olan Tuğba.