Kutuplaşmaların giderek arttığı günümüzde nefret dolu bir yapım daha…

viral-horror-movie-2016-posterDış mihrakların, gizli örgütlerin, yabancı oluşumların varlığından haberdar günümüz Türkiye’sinde yaşayanların aşina olduğu bir hikayeyi anlatıyor “Viral” ;bilinmedik bir gücün insanları nasıl kontrol altına aldığı, onları nasıl kötü yola sürüklediği ve hükümetin buna karşı nasıl bir yöntem izlediğini.

Biyoloji öğretmeni babalarının peşinden California’nın ücra bir kasabasında küçük bir kanyonda yeni bir hayat kurmaya çalışıyor Drakeford ailesi. Bizler ise evin küçük kızı, gençliğinin henüz başlarındaki çekingen protagonistimiz Emma’nın (Sofia Black-D’Elia) hikayesini dinlerken, onun o ilk öpüşmesini merakla beklerken bir yandan da tüm dünyaya bir anda yayılan bir parazitin insanlığı tehdit eden bir salgına dönüşmesini izliyoruz film boyunca.

Kurt Gribi olarak anılan bu parazitin ağızdan yayılması ve bulaştıklarının beynini ele geçirdiği vurgusu parazitle kast edilenin “düşünce” olduğunu ortaya koyuyor. Geri dönülemeyecek kadar güçlü bir hipnozla kontrol altına alınan masum insanların nasıl birer silah, nasıl birer katil haline gelebildiğini gösterirken hükümetin müdahalesi başlayıveriyor. Sıkı yönetim ilan ediliyor ve normal olmayanlar, hastalıklılar, zararlılar birer birer fişleniyor. Evlerin kapısına işaretler konuluyor, yalnızca hasta olduğundan şüphe duyulanlar bile alıp götürülüyor, II. Dünya Savaşı’ndaki gibi. Hükümet tarafından, yani normal kalmayı ve bu salgından kaçınmayı başaranlar tahliye ediliyor, tehditten uzaklaştırılıyor. Boş ve sessiz sokaklarda yalnız kalan hastalıklılar da ağızlarından çıkanı “duyabilecek” kimse olmadığı için kült misali evlerde toplaşıp, bodrum katlarda ayinler yapmaya devam ediyor. Hükümet ise eskiden yok edemediği bu kötüyü, bu zararlı olanı teknolojinin nimetleriyle ortadan kaldırarak normal insanlarının, normal vatandaşlarının normal hayatlarına devam edebilmelerini sağlıyor.

MV5BZjBkNTNkM2UtY2E2MS00ZDg4LTgwMmQtNTVhMGViY2JkNmU0XkEyXkFqcGdeQXVyNzg3Mzk0Nw@@._V1_

Basit bir hikayenin altına yerleştirilmiş ideolojisiyle “Viral” ders kitaplarının bıraktığı yerden insanlara neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretmeye soyunuyor kendince. Çoğunluk tarafından başa getirilenlerce kurulan hükümetin izlediği politika eleştiriliyor filmin başında. Asker sokağa çıkıyor, insanlara neyi yapıp neyi yapamayacaklarını söylüyor, onları evlerine hapsediyor. Kurallara uymayanlar ise hükümet tarafından değil, kötü niyetli parazitlerce cezalandırılıyor, hipnoz altına girip özgürlüğünü yitiriyor. İlk bakışta katı ve otoriter görünen, toplum normlarının, normalinin yansıması olan hükümet sonunda haklı çıkıyor. Kurallara uymayan, marjinalleşmeye çalışan gençler pişmanlık duyuyor ve yeni birer kuzu olarak sürüye dahil olmaya çalışıyor. Ama iyice güçlenen dış mihraklar, gizli örgütler, yabancı oluşumlar ya da filmin asıl işaret ettiği üzere farklı düşünceler yayılmayı ve insanlığı tehdit etmeyi sürdürüyor. Demokrasi kalbi hayaller ülkesi Amerika, vatandaşlarının özgürlüğünü korumak ve onları bu haklarını kullanmaktan alıkoyan kötü düşünceleri yok etmek üzere doğru olanı (neye göre kime göre) yapmayı kararlılıkla sürdürüyor.

MV5BMmU2MTg2OGEtYWU0MC00NmNiLWE5MzYtZGIzNTcyODIzNThlXkEyXkFqcGdeQXVyNzg3Mzk0Nw@@._V1_

“Paranormal Activity” serisinin üçüncü ve dördüncü filmlerinin ekibi daha geniş kitlelere hitap etme amacı güdeyen “Viral” ile derinliği olan işler de yapabildiklerini, korkunun korkutmaktan öte olduğunu göstermeye çalışıyor sanki. Ancak farklıyı bu kadar ötekileştirmesi, ötekiden ziyade ciddi bir tehdit olarak göstermesi kutuplaşmaların giderek arttığı günümüzde kabul edilemeyecek  kadar tehlikeli bir ideolojinin yansıması, yaklaşan seçimde kimin desteklenmesi gerektiğine işaret edecek kadar hem de. Perdede eğlenceli, keyifli zaman geçirten bir iş gibi dursa da özünde nefret dolu, tarihin karanlık sayfalarından bir paragraf adeta.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA