Cenk Büker önceki haftalarda başladığı Tırto Taytıs Film Dedektörü’ne devam ediyor…

Kötü Filmler

Geçen hafta, istavrit ayıklarken araya girip gündemi alt üst eden “Ahsen Yenge”mizin akabinde ve o esnada ormanda Çelik Blek…

Cenk BükerCenk Büker

Not: Aşağıdaki tüyolar yüzde yüz koruma sağlamayıp; standart ısı ve basınç ortamında yaklaşık neticeler getirebilir. Negatif bilimler –pozitif olmayan anlamına-her zaman sapma payları ihtiva eder elbet. Sonucun kesinliği bu elemanların bireysel hissiyatınızla yoğrulmasıyla artacaktır. Bize düşen herkesin çakal olduğu bi devirde Türk seyircisini kollamaktır, mümkün mertebe…

Madde 4: AŞIRI YAKIŞIKLI ABİLERE DİKKAT!

Film henüz başlamıştır. Müzik yavaş yavaş girer ve belirginleşir. Asıl karakter olduğuna hükmettiğimiz muhterem zat arz-ı endam eylediyse sizin de işbu dördüncü silahı elinize alma vaktiniz geldi demektir.

Şimdi bu zat, diyelim ki esas oğlan, bayağı bir yakışıklıysa dikkat!  Hani surat böyle tornadan çıkmış gibi aşırı biçimliyse, hele yeni tıraş edilmiş sinekkaydıysa, hele hele gözler ışıl ışıl bir açık maviyse film keleğe saracak demektir. Bu durumda çoğu zaman altta açık renkli bir kot vardır ve bedenin çıplak üst kısmı yağlanmış parıldamaktadır. Elbet karın kaslarının Güllüoğlu durumunu söylemeye gerek yok.  Kaidemiz kadın kısmı için de geçerli. Daha dakika bir gol bir, ortada iki pas diyalog bile dönmemişken, sahil güvenlik dizisindeki tarzdan şişme göğüslü sapsarışın bir hatun plana girdiği an filmin notunu ver orada işte, bekleme.

Peki, bu neden olur? Çok basit, rejisör zaten kısıtlı bütçeden, kasting için o kadar az bir bütçe ayırabilmiştir ki, paranın kalan kısmıyla araba pilavı bile zor yenir. Kasting elemanımız da “bari tezgâhta önlere konacak, dikkat çekecek, göze hitap edecek tipler ayarlayayım” der ve bir Amerikan dandik filmi daha servise girmiştir bile…

Madde 5: MÜZİK FAZLA VIN VIN MI EDİYOR?

Vın vın’ın burada iki anlamı var ki ikisine de dikkat buyurmak lâzım gerektir. Birincisi aşırı varyete. Yani film başladı, e pek de hareket yok ama filmin müziği kuyruğuyla oynayan yavru kedi gibi bir oraya bir buraya fiy fiy kaçıyorsa; evet? Tabi ya! Bak işte kapmaya başladın hadiseyi. Bu kez de az parayla ucuz müzisyenin yahnisi hesabına alacak kaydedilmiştir. O haspam da bu müzikle kendini gösterecek ya, vermiş kendini cırtlak tonlu elektrik gitara, vermiş ki ne vermiş. Gitaristte henüz okul kravatı boynunda, mavi gömlek yaka ve dâhi yenleri kir içinde bir hırt olunca sonuç ortada. İki kocakafadan başka nasıl bir kalite bekliyordunuz ki?

Diğer seçenekte ise muhabbetle, rakıyla falan bağlanmış iyi bir müzisyen söz konusudur (veresiye satan-peşin satan müzisyen farkı için bkz. resim). Fakat maalesef hain kıt kaynaklar yine ağlarını örmüştür. Deha kompozitörümüz tamam kendine pek bir şey istememektedir ama ya alet edevat, ya bunları çalacak diğer müzisyenler. Üstadın aklında nice yaylı partisyonları, şöyle Star Wars tarzı bir şaheser her zaman yedektedir amma… Hak getire. Eline fan fin marka bir org tutuşturulmuştur ki, bizzat Mozart kalkıp gelse, akort fakiri Çin malı klavyede “İyi ki doğdun”u zor çalar. İşbu yüzden, keyfi kaçık bir takım manasız klavye ve synth sesleri serpiştirilmiş ortamları keserekten, erkete duruşunuzdan taviz vermeyiniz.

Madde 6:  KLİŞELERDE İNECEK VAR

Aşağıdakilere benzer klişeler duyduğunuzda filmin pespayeliğinden emin olabilirsiniz:

“Aman tanrım, proföser Arçibıld siz!.. Biyonik transmatizyon üzerine yazılmış eseriniz literatürdeki eşsiz yerini hâlâ koruyor”

“Ha o mu? Eskiden çok zengin ve mutlu bir adammış…”

“Ama Yüzbaşım, bu uçak bu hıza dayanamaz, bunun için tasarlanmadı…”

“Seni son kez uyarıyorum Ramirez, bir daha böyle bir şey yaparsan rozetini alırım.”

“Şu köşedeki adam; hayır o değil yeşilli olan, hiç dikkatini çekti mi?”

“Seninle işim bittiğinde seni anan bile tanıyamayacak!”

“Bu bir tehdit mi yoksa bir teklif mi?”

“Hey adamım…” ile başlayan tüm cümleler, hele ki,

“Nesin sen ha? Bir tük manyak falan mı?” gibi klişenin çifte gidip ortaya okey basanları ve daha niceleri. İşte gençliğimizi zıyan –evet ziyan değil daha da beteri, daha da acıklısı- bu ve benzeri kuşlastik filmler değil mi ey okur?

Bunlara da devam edeceğiz şüphesiz. Bu arada bunlar benim aklıma ilk gelen klişeler. Sizler de yazının yorum bölümüne bunlardan ek yaparsanız sevinirim. Ne de olsa krizin teğetinde milletçe birlik ve gollü beraberlikle gırgıra en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde…

Share This Post