Yüksek bütçeli bir B-movie (Terminatör: Kurtuluş / Terminator: Salvation)

Terminatör KurtuluşLandlord

Epey oldu, Beyazperde.com’dan arkadaşlar sağolsunlar lütfedip fikrimi sormuşlardı. Ben de nacizane paylaşmıştım film hakkındaki düşüncelerimi. Gecikmeli de olsa sizinle de paylaşayım.

Sinemayı çok seviyoruz ama iplerin kimin elinde olduğunu da unutmayalım. Hollywood yapımcıları para kazanmak için her şeyi (güzel filmleri, anıları, insanların heyecanlarını, beklentilerini, alışkanlıklarını, hislerini) sömürmeye her zaman sömürmeye hazırdırlar. Terminatör de onlara mükemmel bir sömürü fırsatı sağlayan bir marka. Zamanı geldiğinde bu fırsatı değerlendirmelerine şaşmamalı.

Peki biz sömürülmekten şikayetçi miyiz? Çok değil. Ben bana Terminatör 4’ü seyretme şansı verildiği için memnunum. Hiç var olmamasını tercih edeceğim kadar kötü bir film değildi sonuçta. Terminatör 3’ten daha iyi olduğunu da belirtmek lazım. Ama her iki film de söz konusu olduğunda, sonuçta yüksek bütçeli B-movie’ler seyrettiğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız. B-tipi aksiyonlardan keyif alan birinin Terminatör 4’den keyif almaması için bir sebep yok.

Terminatör Kurtuluş

Gereksiz bir proje olarak bakmıyorum, sonuçta Terminatör’ün çıkış noktası (İnsan-robot mücadelesi) “Yaşayan ölüler” fikri kadar verimli bir toprak. Ama artık Sarah Connor ve John Connor’la vedalaşıp o evrenden yeni hikâyeler aramanın vakti gelmiştir (Marcus Wright ilavesi gibi. Bence gayet iyiydi).

Filmin yönetmeninin McG olması çok önemli bir ayrıntı değil bence. Böyle derinliği olmayan bir filmi çekebilecek çok fazla yönetmen var. McG bunların içinde belki aksiyon sahnelerini en iyi çekebileceklerden biri. Ama örneğin Paul W.S. Anderson da çekse bu kadar olurdu bu film.