
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
30 Ara
Green Lanternlar ile diğer DC Comics kahramanları arasında ciddi bir fark vardır. Green Lantern: First Flight animasyonunun resmi sitesinde bizi karşılayan videonun açılış cümlesi, bu farkı hiç aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini hatırlatan bir uyarı adeta;
”Superman kahraman doğdu, Batman doğduktan sonra kahraman haline geldi, ama yalnızca Green Lantern özel olarak seçildi.”
Gökhan YılmazBu özel olarak seçilen adamlar çizgi roman dünyasında ilk olarak DC Comics’in 1940 yılının Temmuz ayında yayımladığı All American Comics dizisinin 16. sayısında okuyuculara tanıtılmışlar. All American Comics dizisi ise 1939 yılından 1948 yılına kadar DC Comics bünyesinde tam 102 sayı yayımlanan ve çizgi roman dünyasına Green Lantern, The Atom, Red Tornado, Dr. Mid-Nite gibi pek güzide karakterleri kazandırmasıyla hala saygıyla anılan bir dizidir.
All American Comics bir çok yazar ve çizeri bünyesinde barındıran bir seriydi, bu sanatçıların arasında bizim ilk Green Lantern ile tanışmamızı sağlayan yazar Bill Finger, çizer ise Martin Nodell‘dı. İlk Green Lantern dememin sebebi, 1940′tan günümüze kadar karşımıza tam 5 farklı Green Lantern’ın çıkmış olması. Green Lanternların özel olarak seçilmiş olduklarını yazının başında söylemiştik zaten ama, şimdi gelin Green Lanternların hikayesine daha yakından bakalım.
OA gezegeni, fiziksel olarak cüceleri andıran fakat zihinsel olarak çok çok gelişmiş yetenekleri olan Guardians of Universe adındaki 10-15 kişilik üstün bir grup tarafından yönetilmektedir. Guardians of Universe konseyinin en büyük amacı evrendeki tüm kötü güçleri yok ederek, var olan kaos ortamını ortadan kaldırmak ve yeniden barışı sağlamaktır. Bunun adına da, seçilmiş kişilere verilmek üzere, takanın düşünebildiği her şeyi yapmasını mümkün kılan yeşil renkli yüzükler yaratırlar.
İlk Green Lantern, altın çağ Green Lantern olarak da anılan Alan Scott’dır. İkinci Green Lantern’ımız ise gümüş çağ Green Lantern olarak anılan Hal Jordan. Daha sonra kronolojik sırayla bronz çağ Green Lantern Guy Gardner, John Steward ve modern çağ Lantern’imiz Kyle Rayner geliyor.
Green Lanternların hemen hepsini bir DC Comics efsanesi olan Justice League of America serisinde de görürüz yıllarca. Şimdi tüm işin kaynağı yüzüklerimize geri dönelim; yüzükler kullanan insan o anda ne düşünüyorsa anında o şekle girebilme özelliğine sahip. (çizgi roman serisinde ve filmde yüzükleri zaman zaman dev bir balyoz, bazen bir yatak, bazen de kalkan şeklinde görebiliyoruz mesela.) Yani tamamen kullanıcısının hayal gücüne kalmış yüzüğün işlevi. ”Superman’in bile bir zaafı varken bu yüzük sahiplerinin yani Green Lanternlar’ın hiç mi zaafı yok?” diyebilirsiniz. Tabii ki var, o da bu yüzüklerin belli bir müddet sonra şarj olma zorunluluğu. Evet, yanlış okumadınız bir cep telefonu misali her an şarjı bitebilir bu yüzüklerin. Onun içinde OA gezegenindeki büyük yeşil bataryanın yolunu tutmak zorunda kalabilir bir Green Lantern. Yani ancak şarj işlemini tamamladıktan sonra kötülüklerle karşı savaşmaya devam edebilir.
Bu süper kahramanların dünyasından genel olarak bahsetiğimize göre yazının girişinde sözünü ettiğimiz Green Lantern; First Flight animasyonumuza geri dönelim. Warner Bros. ve tabii ki DC Comics işbirliğiyle yaratılan ve sinemalara değil de piyasaya direkt olarak DVD ve Blu Ray formatında sürülen, Alan Burnett‘in yazdığı, daha önce Wonder Woman ve Wonder Woman gibi DC Comics animasyon projelerinin altından başarıyla kalkan Lauren Montgomery‘nin yönettiği 77 dakikalık bir animasyon Green Lantern; First Flight. Green Lantern Corps’a katılan ikinci insan olan Hal Jordan’ın hikayesini izliyoruz bu animasyonda.
Hikayemiz kendi halinde bir test uçuşu pilotu olan Hal Jordan’ın, OA gezegeninden dünyaya gelen ve burada uzay gemisiyle kaza yapan Abin Sur’dan yüzüğü almasıyla başlıyor. Bu yüzüğü taktığı anda Hal Jordan artık bir Green Lantern’dir. Yukarıda da bahsettiğimiz OA gezegeninin yöneticileri Guardians of Universe, Hal Jordan’ı eğitme görevini en çok güvendikleri Green Lanternlar’dan birisi olan Sinestro’ya verirler. Sinestro’nun ise aklında yalnızca tek bir şey vardır; doğru zamanlama ve taktikle Guardians of Universe’ü ve diğer bütün Green Lanternlar’ı alt ederek evrenin tek hakimi olmak.
Green Lantern dünyasına çizgi roman serisi sayesinde hakim okuyucular için bile -hikaye olarak çok yeni şeyler anlatmayıp çizgi romana sadık kalmasına rağmen- oldukça doyurucu bir animasyon var karşımızda. Animasyonun hikayeye yeni bir şeyler katmak gibi bir derdi olmadığı gibi buna ihtiyacı da yok zaten. Animasyonun en çok dikkat çeken noktalarından birisi de seslendirmeler. Özellikle Sinestro’yu seslendiren, defalarca Emmy ödüllerine aday olmuş, sayısız film ve dizi projesinde yer almış Victor Garber inanılmaz bir iş başarmış. Son yıllarda bir animasyonda izlediğim en başarılı kötü karakter portresinin yaratılmasında en büyük rolü oynamış sesiyle. Hal Jordan ve diğer karakterlerin seslendirmeleri de sıradan bir işten çok daha ötede. Hal Jordan’ı da ünlü oyuncu Christopher Meloni‘nin seslendirdiğini hatırlatalım.
Benim ilgincime giden bir başka nokta da animasyonun Amerika’da PG 13 sınıflandırmasıyla raflardaki yerini alması. Yani 13 yaşından küçük çocukların filmi velilerinin gözetiminde izlemelerine izin verilmiş. Filmde argo, küfür had safhada, nadiren de olsa cinsellik de var, şiddet zaten gırla gidiyor. Bu yapım kesinlikle yetişkinlere yönelik. PG 13 ile iyi yırtmış Warner Bros. ve DC Comics.
Son olarak, hazır Hollywood da 2011′de Green Lantern’ın filmini gösterime sunmaya hazırlanıyorken, öncesinde bu üzerinde emek harcandığı her halinden belli olan animasyonu görmek, film projesi için daha da heyecanlanmamız adına yeterli bir sebep.
"Yüzüklerin bir başka efendisi daha var! (Green Lantern: First Flight)" için Bir Yanıt
Green Lantern'ü Ryan Reynolds'ın oynayacak olması heyecan verici. En yakın zamanda Deadpool'uda canlandırması gerekiyor. Blake Lively ise bu filmin zayıf noktası derim.
En seksi süperkahramanlar
http://askmen.mynet.com/top10/117-top-10-eglence/…
Yorum Yazın