BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Ercan Dalkılıç

Dheepan: Banliyö Peygamberi

“Yeraltı Peygamberi” (“Un prophète”) ile Fransa’daki göçmenlik ve suç sorununa sert bir giriş yapan Jacques Audiard, sonraki filmi “Pas ve Kemik”te (“De rouille et d’os”) bu sefer bireyler üzerinden protest hikayelerini anlatmaya devam etmişti. Geçtiğimiz sene Cannes’da Altın Palmiye kazanan Audiard’un yeni filmi “Dheepan” da yine böylesi protest bir göçmen draması.

Dheepan_copyright-Paul-Arnaud-Why-Not-Productions_photo-05

Sri Lanka’daki iç savaştan kaçarak Fransa’da yaşamaya tutunmaya çalışan üç karakterin hikayesini konu alıyor “Dheepan”; aslında bu üç karakter bir araya gelip kağıt üzerinde bir aile oluşturmuşlar. Bu ‘sözde aile’ Paris’in banliyölerinde yeniden yaşamaya çalışırken başından gelenleri izliyoruz bir bir özetle. Bu izleme sürecinde de türden türe atlıyor filmimiz; girizgahta bir savaş filmi iken, sosyal-gerçekçi bir drama dönüşüyor, ardından aşk, son olarak da bir aksiyon filmine evriliyor.

Jacques Audiardin film dilinin en büyük özelliği gerçekçi bir evren ve biçim… “Dheepan”ın diline de gerçekten söyleyecek söz yok! Fakat “Dheepan”ın bana kalırsa karakter dönüşümü ve tür geçişlerinde sorunu olduğu aşikar. Şöyle ifade etmek gerek belki; tür geçişlerine bir türlü ayak uyduramıyor Audiard’ın filmin de adını taşıyan eksen karakteri Dheepan (Jesuthasan Antonythasan). Bir filmin tür değiştirirken, karakterinin de sırasıyla savaştan kaçan bir korkak, banliyöde yaşam kavgası veren işçi, saplantılı bir aşık ve bir gerilla artığı olması belki olası; fakat maalesef pek ikna edici şekilde tezahür etmiyor perde bu silsile. Bir anda kırılan tür, karakterizasyonda derin yarıklar oluşturuyor. Filmi izlerken keşke Jacques Audiard “Dheepan”ı bir tür sentezi değil de salt sosyal-gerçekçi bir drama olarak çekseymiş dedim durdum içimden. Parça parça ele alındığında her türü de yapabileceğini kanıtlıyor Audiard aslında. Öyle ki, son bölümde aksiyonun gerçekçi ele alınışı bildiğiniz “Baskın”la (“Raid”) tanıdığımız yönetmen Gareth Evans’ı anımsatıyor. Fakat Gareth Evans zaten bunu başarıyla icra ederken Jacques Audiard’ın bu sularda ne işi var ki?

Dheepan-affiche-660x330Sözün kestirmesi; “Dheepan”, yeni (tür sentezi) denemeler içeriyor içermesine ama Altın Palmiye alacak kalibrede de bir film değil. Jacques Audiard “Yeraltı Peygamberi” ile Altın Palmiye’yi çoktan hak etmişti ama yine de bu tip bir ‘telafi ödülü’nün verilmemesi çok yerinde olurdu sanki. Gerçi hiçbir ‘telafi ödülü’ Martin Scorsese’ninki (“Köstebek” filmiyle Oscar kazanmıştı Scorsese) kadar kötü olamaz, orası da kesin…

İlginizi çekebilir...

Basın Bülteni

"Gülümse" filminin ilk fragmanı burada.

Basın Bülteni

Pera Film, Onur Haftası’nı bu yıl “Bir Direniş Alanı Olarak Yoldaşlık” başlıklı programla kutluyor. Farklı coğrafyalardan dört filmi bir araya getiren programda, bir aradalıkla...

Murat Orçan

Oyuncuların özverili performansları ve aşina yüzleri olmasaydı belki de seyirci tarafından pek tercih edilmeyecek olan yapım, şu sıralar hak ettiğinden fazla ilgiye mazhar olarak...

Basın Bülteni

Netflix Türkiye, Temmuz 2022'de yayınlayacağı filmleri, dizileri, belgeselleri ve animasyonları duyurdu.

tersninja.com

  • Bizi takip et