The Man Who Shot - The System

Medya, kapitalizm, toplum ya da hayatın kendisine dair eleştiriler

Ötücü ve Süs Kuşları Sergisi'nde "Başımı Kaşı Erdoğan!" diye bağıran papğan büyük ilgi topladı. (Bulvar -4 Ocak 1983)

Neden Bilbo Baggins? Çünkü korkuyorum ve o bana cesaret veriyor." GANDALF (Hobbit filminden)

Gezi Park'ı yok edip yerine AVM yapmak dinen caizdir. Hangi din derseniz? KAPİTALİZM. Gezi Park'ı yok edip yerine AVM yapmak diğer bütün dinlerde bana göre ihanettir.

Ortada konusu bile yokken AKM'yi de yıkacağım, Cami de yapacağım diye ekledi. Bunların hepsi ayrı ayrı tartışılabilecek konular ama insanların öfkesi burnundayken, o an böyle bir çıkış provokasyondan başka bir şey değildi. Konuşma tarzı, yüz ifadeleri bile orada yaşam alanlarını korumaya çalışan, polis şiddetine uğramış gençleri savunan, bu yüzden kendisi de şiddete uğrayan samimi insanları, sırf onun istediği gibi yaşamıyorlar, onun istediği gibi düşünmüyorlar diye ayyaş, çapulcu, düşman gördüğünü, aşağıladığını gösteriyordu.

Ulusal yayın yapan televizyon kanallarının beyefendinin gücüyle ele geçirildiğini fark etti. Milyonlarca insan sokaklarda, meydanlarda polis şiddeti altında eziyet çekerken, onlar güzellik yarışması, penguen belgeseli yayınladılar. Haber verme zamanı geldiğinde de gerçekleri ustalıkla çarpıttılar.

Ters Ninja yine yapıyor yapacağını ve Coca Cola'nın formülünden, Ajda'nın, Hande Ataizi'nin estetik operasyonlarından, devlet büyüklerimizin akrabalarının mal varlıklarından bile dahi iyi gizlenen medya hapının prospektüsü bulup afişe ediyor. İşte Mediasilin'in prospektüsü...

Türkiye, kültürel zeminde büyük altüst oluşların içinden geçiyor. Kavramların günümüz koşullarına uyarlanmasına 12 Eylül sonrasının başlıca “liberal” duruşu olarak aşinaydık; ancak kimi tezlere göre “inkârcılığın teorisi” anlamına gelen bu durum, iktidar sahibi “aydın” çevreleri de içine almaya başladı.

Her devrin gazetecileridirler. Her dönemin iktidarına, ya da her dönemde güçlü olana, veyahut yalnızca patronlarının işaret ettiklerine yalakalık yaparlar. Yalakalığı adeta bir sanat haline getirmişlerdir.

Doç. Dr. Mehmet Ulvi Saran’ın gidişinin etkileri hissedilse de, bu yıl bayrağı devralan Kayhan Kırmızıgül ve ekibinin ve Vali Saran’ın basın danışmanı Hüseyin Namık Yıldırım’ın çalışkanlıkları sayesinde bu olumsuzlukların konuklara yansıması olabildiğince engellendi. Bu da festivalin önümüzdeki yıllarda da başarıyla devam edebileceği konusunda beni umutlandırdı. Malatya’da festivalin devam etmesi zaruri, çünkü başta da belirttiğim gibi Uluslararası Malatya Film Festivali bu ülkenin en önemli film festivali. Neden mi?

Son olarak sinema yazarları ve SİYAD’a dair yapılan eleştirileri değinmek istiyorum. Birçok sinema yazarının, ürettiği filmlerden dolayı sevdiği yönetmen vardır, bunda hiçbir acayiplik yok. Kötü film yaptığında yerin dibine sokarlar yönetmeni. Ancak, genel bir perspektiften bakınca, sinema yazarı arkadaşlarımın yüzüne söylediğim gerçeği burada dillendirmekte yarar var

İzleyici, sinemayı 7. Sanat olarak kabul etmiş kişidir. O yüzden yapımın tek bir yönüyle ilgilenmez. İzleme eylemi sırasında kendisine sunulan bütünü parçalarına ayırır; sonuna kadar parçaları birleştirir ve çoğunlukla bir filmin sonunda o yapım hakkında bir şey söyleyemeyecek kadar yorulur.
Ad