UA-11496977-1

Kitap Hırsızları

Bir kitap çıktı diyeler, üç gün sonra duymayalar

ABD Tarihi, kısa özgeçmişine ve karma nüfusuna rağmen, bugün “süper güç” haline gelmiş bir ulusun biyografisi. ABD’nin sırrını tarihinde aramak isteyenlere... Dört yüzyıl önce tarih...

Ya da olmuyor. Henüz kesinleşmiş bir şey yok. Yakın zamanda vizyona girmesini beklediğimiz çizgi roman uyarlaması Kick-ass'in yönetmeni Matthew Vaughn, MTV'ye verdiği röportajında "Neil Gaiman'la konuştum, haberler iyi" minvalinde bir şeyler geveledi.

Yılmaz Güney’in izlemediğim filmi, hakkında çekilen belgeseli, kendi kitapları, hatta kendi üzerine yazılmış kitaplarının tamamını okumuştum. Gördüğüm büyük resim şuydu; Ne kendi filmlerinde ne de yazdığı ve üzerine yazılan kitaplarda o mit’i yıkacak hiçbir bir güç olmamasının yanında o gücü sarsacak en ufak bir ipucu dahi kayıtlara geçmemişti. Ta ki, Elif Güney Pütün’ün, Bir Odadan Bir Odaya kitabına kadar.

Can Yayınları'ndan çıkan Kış Günlüğü, Auster’in Yalnızlığın Keşfi kitabından sonraki ikinci anı-romanı. Kitabında çocukluğundan başlayıp bugüne dek yaşamındaki pek çok dönem, olay ve kişiden olanca içtenliğiyle bahsederek okuruna kendisini yakından tanıma fırsatını gümüş tepside sunuyor adeta Auster.

Dan Brown’un Türkiye macerası Da Vinci Şifresi ile başlayan bir “best-seller” masalı. Oysa bırakın ilk romanı Dijital Kale’yi (1998), ikinci romanı Melekler ve Şeytanlar’ı (2000) ya da üçüncü romanı İhanet Noktası’nı yazdığında (2001) bile ülkemizde kendisini tanıyan kimse yoktu.

Aslında hayatın kendisi çoğu zaman hüzün verici. Bazı romanlar, bazı filmler, bazı fotoğraflar, bazı şarkılar, kısacası bazı şey’ler çok ama çok hüzün ve üzüntü vericidirler. Sinema tarihinin en görkemli filmlerinden biri olan Akira Kurosawa’nın, Düşler’i de öyledir. Filmdeki, ‘Tünel’ hikâyesinde yüksek rütbeli bir komutanın karşısına, karanlık bir tünelden çıkan [bir savaşta kaybettiği] askeri sinema tarihinin en anlamlı ve en can alıcı repliğini söyler. “Komutanım, ben öldüm mü?” Hemen ardından tünelden bir tabur asker çıkar. İnanılmaz bir sahneyle karşıyayızdır. Komutan tünelin karanlığından bütün askerlere, “Hepiniz öldünüz! Sizler birer ölüsünüz!” dedikten sonra tünelin karanlığını göstererek, “Geri dönün!” der. Komutan tekrar bağırır: “Hepiniz birer ölüsünüz! Emrediyorum geri dönün!” Bu sahne, Diane Arbus’un fotoğraflarından çıkmış ‘acımasızlık’la, Bruggel’in resimlerindeki ‘kaotik’ sapma arasında gidip gelir. Tam da bu nokta, zaman’ın durduğu ara[lık]lardır. Bazen üzülmekten başka bir şey yapamayacağımız çaresiz an’larımız vardır. İşte bu an, o an’dır.

Alice'in psikolojik savaşı bu. Kırmızı Kraliçe, yani Alice'in ilkel benliği bahçedeki beyaz gülleri kırmızıya boyatıyor. Bu noktada yine renk sembolizmi bize yardımcı oluyor; beyaz,...

Öykülerimizi kurgularken ve yazarken ulaştığımız öyküleri birebir yazıya dökmek ya da Anadolu Korku Masalları gibi bir biçem yerine çağdaş korku hikaye ve kurmaca yöntemlerini takip ettik. Üstelik başından beri anlatılarımızı sadece Türk-İslam korkusu üzerine düşünerek yazmadık; daha geniş ve derin bakmaya çalıştık.

Pierre Boulle'ün ünlü kült eseri "Maymunlar Gezegeni"ni bilmeyen kalmamıştır herhalde. Hikâyenin çizgiroman versiyonu Daryl Gregory’nin metinleri ve Carlos Magno'nun çizimleriyle ülkemizde Dokuzuncu Sanat etiketiyle...

Amerikalı felsefeci Stanley Cavell’in ilk basımı 1981 yılında yapılan tanınmış eseri Mutluluğun Peşinde, geçtiğimiz aylarda Deniz Koç, Berke Göl ve Belma Baş’nın çevirileriyle Metis...

Dile kolay, sinemamız bu yıl 100. yaşına bastı! Sinema yazarlığının duayen ismi, ustamız Atilla Dorsay da, geçtiğimiz günlerde yayımlanan Sinemamız Yüz Yaşında altbaşlıklı 100 Yılın 100 Türk Filmi çalışmasıyla, hem 102 filmin ışığında durup ‘geriye bir bakış’ fırlatıyor –kendi deyişiyle, hem de sinemamızın 100. yılını kutlamış oluyor bir anlamda.
CLOSE
CLOSE