Once Upon A Time in Fest-ival

Festivallerden bildiriyoruz....

Jean-Pierre Jeunet ile birlikte çektikleri Şarküteri ve Kayıp Çocuklar Kenti ile hatırladığımız Marc Caro çizgi roman fantastiğiyle, bilimkurguyu harmanlandığı ilginç, sofistike ve cesur denebilecek bir filmle çıktı festival seyircinin karşısına.

Gerek gösterimlere olan ilgi, gerek gösterimlerden sonra yapılan söyleşilerde sorulan sorular olsun, İzmirli sinemeseverler kaliteli bir festival izleyicisi. Her sene İzmir Kısa Film Festivali'ni belkleyen bir izleyici grubu olduğunu biliyorum ve her yıl salonların doluluklarından bu sayının giderek arttığını görüyorum.

Radikal İslamcı cemaatlerin gençlerin beynini nasıl yıkadığını konu eden bir senaryo yazmaya girişip, 15 sayfa sonra sıkılan Dardenne Kardeşler’in Genç Ahmet’i büyük bir kaçırılmış...

Altın Portakal Film Festivali, genç yönetmenlerin ilk filmlerini önemsemesi gibi kararlarıyla birkaç yıldır tartışılıyor. Festival, ana amacının Türk sineması için yeni yetenekler keşfetmek olduğunu vurguluyor. Bunun meyveleri de yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Bu yıl Altın Portakal En İyi Yönetmen ödülünü kazanan Erdem Tepegöz, gerçekten de Türkiye sineması için umut vaat eden biri. Zerre, daha önce belgeseller çekmiş yönetmenin ilk uzun metraj, kurmaca filmi. Belgeselleri için Karadeniz’den Haiti’ye kadar pek çok yere gitmiş ve emekçilerin, ezilen insanların hem sıradan hem de aslında dünyadaki en büyük trajedi olan hayatlarını yakından görmüş. Gerisini kendisinden dinleyelim...

Hayatı biraz başa saracak olursak, Landlord kulunuz Uluslararası Bratislava Film Festivali'ne FIPRESCI ( Fédération Internationale de la Presse Cinématographique / International Federation of...

My life as a Courgette (Ma vie de Courgette - Kabakçığın Hayatı) filmi, animasyon dünyasının başyapıtları arasındaki yerini alıyor...

Doç. Dr. Mehmet Ulvi Saran’ın gidişinin etkileri hissedilse de, bu yıl bayrağı devralan Kayhan Kırmızıgül ve ekibinin ve Vali Saran’ın basın danışmanı Hüseyin Namık Yıldırım’ın çalışkanlıkları sayesinde bu olumsuzlukların konuklara yansıması olabildiğince engellendi. Bu da festivalin önümüzdeki yıllarda da başarıyla devam edebileceği konusunda beni umutlandırdı. Malatya’da festivalin devam etmesi zaruri, çünkü başta da belirttiğim gibi Uluslararası Malatya Film Festivali bu ülkenin en önemli film festivali. Neden mi?

23-25 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek Fantasturka-Türk İşi Fantastik Filmler Festivali, sınırlı bütçeler ve olanaksızlıklar içinde sınırsız hayallerini perdeye yansıtmaya çalışmış sinemacıları konuk edecek. Türün önemli örneklerinin seyirciyle buluşacağı ilk günün özel konuğu ise Zagor filmleriyle tanıdığımız Levent Çakır.

“Sanat sanat içindir.” mi, yoksa sanatın amacı toplumun kendisi mi? Francofonia sanatın kim ya da ne için olduğunu sorgulamaksızın, bu cevapsız soruya yanıt vermeyi...

İstanbul Film Festivali bir süredir Türk Sineması klasiklerini restore ederek perdede yeniden izleyiciyle buluşturuyor. Bu yıl bu kapsamda gösterilen yapım Bilge Olgaç’ın 1987 tarihli İpekçe’si...

Benni dokuz yaşında bir kız çocuğu. Okula gitmek istemiyor, saldırgan, küfür ediyor, uyumsuz, erişkinlerin yüzüne tükürüyor, yaşıtlarının oyuncaklarını kırıyor, herkesten nefret ettiğini söylüyor… Annesi...
Ad