UA-11496977-1

Vizyon-tele

Hafta hafta vizyona çıkan filmler...

Kimi teknik direktörler yetersiz kadro yüzünden, kimi teknik direktörler ise birbirinden kaliteli oyunculara sahip olduğu için ilk 11'i belirlerken sıkıntı yaşarlar, ama bütün teknik direktörler ikinci durumu yaşamak için can atarlar. 9 filmin vizyona girdiği bu hafta bizim böyle bir lüksümüz yok maalesef. Kendi çapında değerlendirilince iyi diyebileceğimiz filmler mevcut, ama onlar da heyecanlandırmaktan uzak. Türk filmleri ise bildiğiniz gibi; en iyisi bile bitmek bilmeyen senaryo hastalıklarımızdan muzdarip...

Sene bitiyor, ama vizyon devam ediyor. Haftanın filmi ise Aslı Gibidir (Copie conforme). Herkese iyi seyirler...

The wiseman says ‘the best you get out of a court room is not justice, it’s the best deal’. We all face different injustice...

Müziğe duyduğum özel ilgiden olsa gerek müzikallere, müziği öne çıkaran filmlere, müzisyen biyografisi ve belgesellerine daha duygusal bakıyorum. Sevdim mi tam seviyor, sevmedim mi...

Yaz günlerinin getirdiği kuraklık devam ediyor. Bu hafta sadece iki film giriyor vizyona. Her ikisi de yapım aşamasında izleyiciyi soktuğu beklentiyi karşılamasa da, klimalı bir sinema salonunda vakit geçirmek için tercih edilebilir.

Sicario, Amerika - Meksika sınırında geçen, gerçeklere temasıyla kazandığı belgesellik niteliğini kurgu oluşuyla kaybeden bir aksiyon filmi. Derinlerindeki ahlak ve etik tartışması ise filmin en çarpıcı özelliği.

Süper kahramanlar dünyasının en aykırı karakteri olan Deadpool, hayranlarının uzun yıllardır yolunu gözlediği filmine nihayet kavuştu. Marvel dünyası içinde kendine en yakın gördüğü karakter Wolverine’in solo filmi X-Men Origins: Wolverine’de (2009) arz-ı endam eden Deadpool, konuk oyuncu olmasından kaynaklanan sebeplerle oldukça kötü, tatsız ve karakteriyle pek alakası olmayan bir sinemasal başlangıç yapmıştı.

Bir telefonla hayatı değişenleri çok gördük. Peki ama yalnızca bir telefonla kendi benliğinden uzaklaşabilir mi bir insan? Daniel Stamm bu sorunun cevabını 13 Sins...

Başrolde Bryan Cranston ve James Franco'nun yer aldığı Why Him? (Bu Da Nereden Çıktı?) filmine dair...

Fotoğrafçılık kökenli Cemil Ağacıkoğlu, ilk uzun metraj filmi Eylül ile 18. Adana Altın Koza Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görülmüştü. Eylül, vasatı aşamayan minimalist bir denemeydi açıkçası. Ağacıkoğlu, ikinci filmi Özür Dilerim'de, minimalist biçimden bir adım uzaklaşarak daha anaakım bir anlatım dili benimsemiş.

Yeni yıla dolu dolu bir vizyon programıyla başlıyoruz. Ata Demirer'in Eyyvah Eyvah 2 filmi ilki kadar ilgi görecektir, ama en çok gündem yaratacak filmin Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi olacağına kuşku yok. 5 No'lu Cezaevi ve Güzel Bir Hayatı Düşlerken filmlerinin bu ikilinin arasında kaybolmamasını umuyoruz.
CLOSE
CLOSE