Vizyon-tele

Hafta hafta vizyona çıkan filmler...

Campanella'nın yönetici yapımcılığını üstlendiği “Gizemli Gerçek” (“Secret In Their Eyes”) filmi, yönetmenliğini kendisinin yaptığı “Gözlerindeki Sır” (“El Secreto De Sus Ojos”) filminin bir uyarlaması. Ancak iki film, kıyaslanamayacak ölçüde birbirinden farklı.

Bugün vizyona giren altı yeni film var: Özlediğimiz yönetmenlerden Neil Jordan’ın son çalışması İlahların Aşkı… Sıradışı ve sorunlu bir ilişkiyi anlatan fantastik dram Şüphe… Bilimkurgu animasyon Gezegen 51… Korku komedi türündeki İşkence Okulu… Ve bir Türk filmi Off Karadeniz…

Ramin Bahrani’nin son filmi Ailem İçin (At Any Price) kuşaklar boyu çiftçilik yapmış bir ailenin babası ile oğlu arasında yaşananları anlatırken arka planda Amerika’da çiftçilerin yaşadığı zorluklara da değiniyor.

Hayvanat Bahçesi kaçkını 4 kafadar Alex, Marty, Melman ve Gloria’nın artık iyiden iyiye takıntı haline getirdikleri eve dönüş hikayesinin -şimdilik- son halkası olan Madagaskar 3 uzun bir reklam sürecinin sonrasında, tam da yaz tatilinin başlangıcına tekabül edecek şekilde izleyici ile buluştu

Uğur Yücel sinemasını iki kategoride değerlendirmek mümkün. Birincisi Yücel’in ‘yönetmen kimliği’ ile kamera arkasına geçtiği, kendi hikayelerini anlattığı Yazı Tura ve Soğuk; ikincisi de daha sektörel işler olan Hayatımın Kadınısın ve Ejder Kapanı. Bizde 32. İstanbul Film Festivali’nde ilkgösterimi yapılan, 63. Berlinale’nin panorama seçkisinde de yer alan Soğuk, bir anlamda Yazı Tura'nın devamı niteliğinde; Yücel, Yazı Tura'da anlattığı Güneydoğu gazisi iki askerin üçüncüsü olarak kurguladığı Enver’ın çevresinde örmüş bütün hikayesini.

Tam dokuz filmin vizyona girdiği yeni bir sinema haftasına merhaba diyoruz sevgili okurlar! Romantizm, komedi, korku, her şey var listede… Üstelik Türk filmleri açısından da zenginiz. Haftanın yıldızı ise, kuşkusuz Berlin’den Altın Ayı ile dönerek göğsümüzü kabartan Bal. Buradan Semih Kaplanoğlu’nu bir kez daha tebrik ediyor, kendisine saygılarımızı sunuyoruz. Wild Hogs,Çılgın Motorcular, , ,

herkesi bir şekilde kendine hayran bırakabilecek tür filmleri de yok değil. İşte yazımızın başlangıcında sözünü ettiğimiz bilimkurgu türüne yakınlığı ile kendini bekleten, fragmanlarından bile teknik açıdan ne denli başarılı olabileceğini çoğumuza söyleten bir film çıktı karşımıza: Gravity (Yerçekimi)

Sinema dünyasının dört gözle beklediği Oscar’lar yaklaşıyor sevgili okurlar; bu hafta vizyona giren en önemli film, yarışta şimdilik başı çekiyor gibi görünen Kazanma Sanatı (Moneyball). Kazanma Sanatı’nın yanında Jane Eyre diğer dikkat çeken yapım; haftanın son yabancı film seçeneğiyse İsveç yapımı hafif bir romans olarak tanımlanabilecek Aşkın Formülü Yok (Simple Simon). Yerli Sinema’mızsa tam gaz yoluna devam ediyor. Bu hafta tam tamına üç yerli film vizyon görüyor; İz (Reç), Ay Büyürken Uyuyamam ve Yangın Var. Herkese iyi seyirler.

François Ozon’un etkileyici çalışması Yuva… Geçen haftalarda Yaşamaya Değer’le bizi büyüleyen Josiane Balasko’nun yeni filmi Müşteri… Güney Kore sinemasından bir korku filmi Ölüm Zili… Ve artık klasikleşen animasyonlardan Oyuncak Hikayesi’nin üçüncü bölümü…

John Le Carré’in daha önce Küçük Kibritçi Kız (The Little Drummer Girl), Bahçıvan (The Constant Gardener), Panama Terzisi (The Tailor of Panama)… gibi romanları sinemaya aktarılmıştı. Bu sefer kamera arkasına, yazarın ünlü klasiği Köstebek’i (Tinker Tailor Soldier Spy) çekmek üzere Gir Kanıma (Let The Right One In) filmiyle tanıdığımız Tomas Alfredson geçmiş.

Robert Redford’un hem yönetip hem de başrolünde yer aldığı Geçmişin Sırları (The Company You Keep) 1960’lardaki idealist gençlerin şimdiki durumlarına kısaca göz atarken oyuncularıyla da göz dolduruyor.
Ad