Vizyon-tele

Hafta hafta vizyona çıkan filmler...

Alan Parker’ın, Victor Hugo’nun Sefiller’inin (Les Misérables) müzikal versiyonunu sinemaya aktarmaya karar vermesinin üzerinden yaklaşık 25 yılı aşkın bir süre geçti. Bu süreçte proje kimi zaman rafa kalktı, kimi zaman raflardan indirildi ve sonunda Tom Hooper’ın ellerine bırakıldı. Bu süreçte en büyük pay filmin yapımcısı da olan Cameron Mackintosh ve Eric Fellner’ındı. Zorlu bir sürecin arkasından yapımcılar ve yönetmen akıllarındakine uygun bir oyuncu listesi çıkardılar ve Sefiller’in müzikal uyarlaması için çekimler başladı.

2002 yılında vizyona girdiğinde animasyon türünde Akademi Ödülleri’nin (Oscar) güçlü favorilerinden biriydi Ice Age. Gerçi henüz animasyon türü televizyondan sinemaya geçişinin başlarındaydı, hala hedef...

I. Baştan belirtelim: Tolga Karaçelik “büyük yönetmen” değil, en azından, şimdilik değil. İlk filmler çöplüğüne dönen ülke sinemasının en zorlu virajından kazasız belasız çıktığı gibi,...

“Snow White and the Huntsman” (Pamuk Prenses ve Avcı) karakter fotoğrafları ve afişiyle izleyicide merak uyandıran, oldukça farklı bir uyarlamaydı. Gerek kötü kalpli Kraliçe’nin...

Dış mihrakların, gizli örgütlerin, yabancı oluşumların varlığından haberdar günümüz Türkiye’sinde yaşayanların aşina olduğu bir hikayeyi anlatıyor “Viral” ;bilinmedik bir gücün insanları nasıl kontrol altına...

“Jo Jones kafasına bir zil atana kadar Charlie Parker’ı kimse tanımıyordu” diyor ve yüzüne babacanmış gibi yapan, hinoğlu hin bir sırıtış takınıyor Terence Fletcher potansiyeli yüksek baterist Andrew’a karşı. Her şey bir konservatuarın salonunda başlıyor. Kendi kendine çalışan azimli Andrew, küçük şeylere yetinemeyecek biri, bir efsane olmak istiyor. Acıya hazır bu uğurda. Andrew’in çalıştığı odaya “bir arkadaşa bakmıştım” edasıyla girdikten sonra onu dinleyip orkestrasına çağıransa, herkesin yanında saf tutmaya can attığı yetenek avcısı Terence Fletcher. Fletcher’a göre Andrew sadece buruşuk bir kumaş, gevşek ve katlanmamış. Düzgün bir kıyafet ortaya çıkarabilmek için onu ütülemek, yani ateşle imtihan etmek gerekiyor.

Bir telefonla hayatı değişenleri çok gördük. Peki ama yalnızca bir telefonla kendi benliğinden uzaklaşabilir mi bir insan? Daniel Stamm bu sorunun cevabını 13 Sins...

Bu hafta beş film vizyona giriyor. Bunların içinde kuşkusuz en dikkat çekeni Uçuş; Zemeckis, Yeni Hayat’tan bu yana haşır neşir olduğu animasyona ara vermiş bu filmle anlaşılan. “Hastasıyız Dede” repliği ile adeta bir fenomene dönüşen Çakallarla Dans’ın ikinci bölümü Çakallarla Dans: Hastasıyız Dede ve Kurtlar Vadisi ekibinin yeni filmi Açlığa Doymak, yerli film takipçileri için biçilmiş kaftan gibi görünüyor. Çalıntı Hayat, çiftler/gençler için uygun bir seçenek olabilecek iken; Benim Annem Bir Dinozor’sa tam çocuklu ailelere göre bir animasyon. Herkese iyi seyirler…

Paul Feig’in Sandra Bullock ve Melissa McCarthy’nin başrolünde yer aldığı son filmi Ateşli Aynasızlar (The Heat) komedi ve macera unsurlarını güzel harmanlamış bir yapım.

Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Filmekimi başlamak üzereyken ticari vizyon tamamen Amerikan yapımlarına teslim olmuş durumda.

Vizyon planlamasını Oscar'a endeksleyen yapımcılarımız 2010'un en önemli filmlerinden ikisini seyirciyle buluşturmak için bugünü beklediler. Olsun, hiç yoktan iyidir. Özellikle Siyah Kuğu ve İz Peşinde'yi tavsiye edeceğimiz bu haftada Kaçış Planı'nı da göz önünde bulundurmanızda fayda var. Bir de yerli film var. Evet...
Ad