Landlord Chronicles: Ege Görgün

Landlord'un Ters Ninja Günlükleri

Manchester büyük grupların çıktığı bir kent oldu hep: Joy Division, The Smiths, The Stone Roses, Doves, Take That, Simply Red, The Verve, Bee Gees gibi. Oasis’in bu gruplar arasında en çok sevilenlerden biri olduğunu söylemek ne kadar mümkünse, içlerinde rakipsiz bir şekilde en nefret edileni olduğunu iddia etmek de o derece mümkün.

4. Bursa İpek Yolu Festivali sona erdi ama yarışmanın sonuçlarının açıklanmasından sonra çıkan tartışma hala devam ediyor. Tartışmanın nedeni Ulusal Altın Karagöz Uzun Metraj Yarışması'nın jüri başkanı olan Hülya Uçansu'nun aynı zamanda Mithat Alam Film Merkezi’nde yönetim kurulunda görev alması ve MAM kökenli Yamaç Okur ve Nadir Öperli'nin sahibi olduğu Bulut Film’in yapımcılığını üstlendiği bütün filmlerin danışmanlığını yapıyor olması.

Dört filmin görücüye çıktığı bu hafta, yerli ve yabancı yapımlar vizyonu eşit şekilde paylaşmış durumda. Aksiyon meraklılarının uzunca bir süredir beklediği Görevimiz Tehlike 4 ve gençlere yönelik bir gerilim olan Katil Köpekbalığı haftanın yabancı yapımları olarak dikkat çekiyor. Yerli cephede ise son Ümit Ünal filmi Nar ile Kaybedenler Kulübü ile büyük sükse yapan belgesel kökenli Tolga Örnek’in casusluk filmi Labirent kozlarını paylaşacaklar. Herkese iyi seyirler…

Bir şeylerin fena halde ters gittiği radyodaki kadın, "Şu anda gelen haberler depremin çok şiddetli hissedildiği İzmit çevresinde ve Derince, Körfez'de çok sayıda binanın yıkıldığı ve can kaybının olduğu yönünde." Tam böyle dememişti elbette. Ama bu minvalde bir şey işte.

Fenerbahçe 3-2 yenildiği Beşiktaş haricinde tüm rakiplerini yenerek ilk yarıyı lider kapatmıştır. Galatasaray, Beykoz ve İstanbulspor’u tek golle geçen, Vefa’ya 4-0, Süleymaniye’ye 8-0'lık skorlarla fark atan sarı-lacivertliler en kuvvetli şampiyon adayıdır.

Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olan Godard, Sorbonne Üniversitesi’ne giderken gediklisi olduğu Sinematek’te Andre Bazin, François Truffaut, Eric Rohmer ve Jacques Rivette gibi arkadaşlar edinmişti. Dünya sinemasından örnekler gösteren bu mekan sayesinde Yeni Dalga adı verilen sinema anlayışının mimarları böylelikle bir araya gelmiş oldu.

Siyahlı Kadın beyazperdeye Susan Hill’in 1983 tarihli romanından uyarlansa da, açıkça kökleri 18. yüzyıla dek inen gotik edebiyatını temsil ediyor. Zaten hikaye de bu janrın büyük yazarı Edgar A. Poe’nun pek çok eserinde ya da Bram Stoker’ın Dracula’sında olduğu gibi Viktoryen dönemde geçiyor ve genç bir adamın evinden uzakta izole bir lokasyona gelmesiyle başlıyor.

Bu hafta üç önemli yabancı yapım gişe savaşına dâhil olacak: Cannes’daki açıklamalarıyla büyük tepki toplayan provokatif yönetmen Lars von Trier’in Melankoli’si, Stieg Larsson'un Milenyum Üçlemesi’ne el atan David Fincer’ın yeniden çevrimini gerçekleştirdiği Ejderha Dövmeli Kız ve İngiltere eski başbakanı Margaret Thatcher’ın yaşlı bir kadın olarak portresini anlatan Demir Leydi. 2008 yılında babası tarafından gay olduğu için öldürülen Ahmet Yıldız’ın gerçek hikâyesinden esinlenilerek çekilen Zenne, haftanın tek yerli filmi olarak dikkat çekerken; çocuklar içinse Şrek’in arkadaşı Çizmeli Kedi’nin maceraları uygun bir seçenek. Herkese iyi seyirler…

Diğer “minimal estetikle çekilen Türk sanat filmleri” gibi festivallere yakın, gişeye uzak bir film Zerre. Peki Erdem Tepegöz gişeye de, sinema yazarına da göz kırpan anaakım bir film çekemez mi?

Veba (Carriers) filmine yazdığım yazıya yorum atmış bir ninja ve demiş ki "sitedeki yazı olmasa bu filmi atlayacaktım, iyi ki atlamamışım." Ben bir memnun...

Konu başlıkları: İyi Yürek (The Good Heart), Atilla Dorsay kitabı, Seyir, Kavşak, 1001 Roman, En kahraman Rıdvan, Gon, Milla Jovovich, Gallieno Ferri)
Ad