UA-11496977-1

Yeşil-çam Yol-u

Bir Yeşilçam Vardı

Fıkra gibi. Bir komşuları vefat edince hanımı İlyas Salman’a, “yürü kalk cenazesine gidelim,” demiş. “Yok,” demiş Salman, “Dirisini sevmezdim, ölüsünü mü seveceğim.” Hanımı ısrar etmiş, gitmişler. Cenaze namazında hoca sormuş “merhumu nasıl bilirdiniz” diye. Herkes adet olduğu üzere “iyi bilirdik” derken, Salman bağırmış: “kötü bilirdik!”

1949’da Çığlık’la sinema kariyerie start verir Muzaffer Tema. 1956 yılına dek 23 filmde oynadıktan sonra İstanbul’da tanıştığı 20th Century Fox’un patronu Spyros Skouras’ın cesaretlendirmesiyle Hollywood yıldızı olmak hülyasıyla Amerika’nın yolunu tutar.

Yaprak dökümü sürüyordu... Ardından kitapta yer alanlardan Hayati Hamzaoğlu’nu, Sami Hazinses’i, İbrahim Kurt’u, Mustafa Özkaya’yı, Polat Tezel’i Kazım Kartal’ı da arka arkaya yitirdik, o yıllarda. Sinemamızda yaprak dökümü Ahmet Tarık Tekçe'lerle, Suphi Kaner'lerle başlamıştı benim çocukluk, gençlik yıllarımda.

Türk sinemasının "altın kalpli bir kötü adamı"nı daha, hem de doğduğu günde uğurladık cennete. Kenan Pars, nam-ı diğer Kirkor Cezveciyan 10 Mart 1920'de doğmuş,...

Bire bir olmasa da, takındığı 'toplumcu-gerçekçi' duruşuyla, o dönemin büyük ustası Yılmaz Güney'in filmlerini hatırlatan Yusuf ile Kenan, bir zamanlar çocukların konuşmalarını dahi etkileyen o ağır, siyasi ve ideolojik havayı, sessiz çığlıklarla hissettiren bir yapım..

‘Sinema yazarı’ dediğinizde aklınıza gelen ilk isimlerden biri değildir kuşkusuz Mesut Kara; ama en az o aklınıza gelenler kadar emeği vardır sinema yazınında. Burada sayılamayacak kadar çok mecrada yazısı yayımlanan Kara, benim de bir dönem kadrosunda bulunduğum Cinemascope adlı aylık sinema dergisinin de yayın yönetmenliğini yürütmüştü. Agora Kitaplığı, önemli bir işe imza atarak Mesut Kara’yı tekrar okuyucularıyla buluşturmaya başladı.

1937 yılında Mecidiyeköy’deki derme çatma bir stüdyoda dublaj yaparak girdi sektöre Halil Kamil (1893-1968). Montajlama metoduyla bir de bir belgesel çekti: Türk İnkılabında Terakki Hamleleri. Vizyon sahibi, ticari zekası olan bir müteşebbisti, sinemada bir gelecek olduğunu fark etmişti. Şirketin ilk filmi Faruk Kenç’in yönettiği Taş Parçası (1939) oldu.
CLOSE
CLOSE