The S-Files Nr.29 © Ters Ninja: Hakan Tunga Kalkan


Sinema yazarlarına sorulmak üzere 10 soru hazırladık. Tümüyle Ters Ninja’ya münhasır 10 ilginç soru. Maksat elbette sinema yazarlarını daha iyi tanıyabilmek… The S-Files adını verdiğimiz bu dosyaların yirmi dokuzuncusunu Kahramanlar Sinemada blogunun editörü Hakan Tunga Kalkan için açıyoruz.

Nerede, ne şekilde, kiminle seyrettiğinizi hatırladığınız en eski film hangisi?

Bu soruya aklıma birden çok cevap geliyor. 1980lerin ilk yarısında İstanbul’da bazı sinemaların önünde kuyruklar oluştuğunu hatırlıyorum. Pembe Panter, James Bond, Star Wars ve Superman gibi filmleri sinemada seyretme şansına kavuşmuştum. Dustin Hoffman’ın Marathon Man filmi sinemada seyrettiğim ilk film olabilir, şimdi düşünüyorum da o filmde yaş sınırı olması gerekmez miydi? Heyecan içerisinde seyretmiştim ve filmden çıkınca koşucu olmak istemiştim. Televizyonda ise TRT’de Salı geceleri yayınlanan filmleri büyük bir zevkle beklerdim. Bu filmlerden ise The Conversation ve To Kill a Mockingbird filmlerini seyrettikten sonra günlerce aklımdan çıkmamışlardı. Pazar sabahları ise Danny Kaye’in yeri çok özeldi. Sanki otuz yıl önce yıldız oyuncular gerçekten yıldız olmayı hakediyormuş.).

Sinema yazarı olmasaydınız, ne yazarı olmak isterdiniz?

Öncelikle bir blog sahibi olarak kendimi tam olarak sinema yazarı olarak görmediğimi belirtmek isterim. Sinema yazarlığı ve blog yazarlığı arasında çok ciddi farklar olduğuna inanıyorum. Soruya geri dönecek olursak futbolu çok sevmeme rağmen günümüzde futbolun küresel bir ticari araç olması sebebiyle seçimimi hikaye yazmaktan yana kullanıyorum. Birkaç sene sonra kesinlikle deneyeceğim

Hayatınızın sonuna kadar tek bir filmle idare etmeye mahkum edildiniz. Hangi filmi seçerdiniz?

Tereddüt etmeden cevabım The Shawshank Redemption filmidir. Masal gibi akan bu filmde neredeyse her duyguyu hissedebiliyorsunuz.

Kendinize içlerinden hayali bir arkadaş seçme şansınız olsaydı. Hangi sinema karakterini seçerdiniz?

Coen Kardeşler’in Big Lebowski filmindeki Dude karakteri ile arkadaş olmak isterdim. Pek iyi bir arkadaş olacağını zannetmiyorum ama onun gibisini de bulmak zordur. Kolay gibi gözükse de Dude gibi birisiyle hayatı en basit haliyle yaşamak eğlenceli ve bir o kadar da tehlikeli olmalı

Hangi sinema oyuncusunun görüntüsüne sahip olmak isterdiniz?

Christopher Reeve’e her geçen sene hayranlığım daha çok artıyor. Superman gibi bir karaktere belki de orijinalinden daha derin bir ifade vermeyi başardı. Oynadığı diğer filmlerde büyük bir başarı elde edememiş olsa da bence oynadığı her filmde sahneyi fazlasıyla dolduruyordu. Aradan otuz yıl geçti ama bana göre halen kimse onun gibi bir süper kahramanı canlandıramadı.

Hangi yönetmenle sıkı dost olmak isterdiniz?

Woody Allen demek isterdim ama düşününce onunla arkadaş olunması da zordur. En azından tanışmak isterdim. Arkadaş olarak yeni yeteneklerden birisi daha ilginç olabilirdi. Sanırım Zack Snyder ile arkadaş olmak isterdim. Görsel anlatım konusunda hak ettiği değeri bulamadığını düşündüğüm Zack Snyder’ın çok yetenekli olduğuna inanıyorum. Hem yeni Superman filminin yönetmeni olduğu için beni sete de çağırırdı.

Hangi film gerçek olsun ve siz de içinde yer alın isterdiniz?

Blade Runner gerçek olsa iyi olurdu. Bu filmi her seyrettiğimde daha fazlasını bekliyorum ve birşeylerin eksik kaldığını hissediyorum. Filmde görünenden çok daha fazlası olup/olmadığını o karanlık ortamı yaşarsam belki anlayabilirim.

Sinemayı sevmek için iyi bir neden söyler misiniz?

Zamanda seyahat edebilen görünmez bir adam olmanın kısa yolu…

Sinemanın en kötü özelliği ya da en büyük zararı nedir sizce?

“Taraf olma” duygunuzu fazla geliştirebilir. Hayatta bazen “taraf” olmadan olayları değerlendirmeniz gerekmektedir.

Bugüne kadar gittiklerinizin içinde en sevdiğiniz sinema hangisiydi?

Henüz ideal sinemayı bulamadığımı düşünüyorum. Eskiden sahne yukarıda olurdu ve devamlı önünüzdekinin kafası sizi rahatsız ederdi. Şimdi sahneyi aşağıya yapıyorlar ama bu sefer de sahnelerin büyüklük sorunu başladı. Günümüzde salonlar küçüldü ve sahnelerin çoğu sinemalar için bence çok büyük sahneye sahipler. Neredeyse her salonda sadece tek ideal nokta var gibi hissediyorum.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin