25 Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’de 7 film vizyona giriyor.

LOGAN LUCKY – ŞANSLI LOGAN

Steven Soderbergh’in iddiasını kaybedişinin üzerinden epey zaman geçti. O artık filmleri merakla beklenen A sınıfı bir yönetmenden çok, A sınıfı oyuncuları kalabalık ev partilerine davet eden (ve herkesin de teşrif edip kalabalıklaştırığı) bir bağımsız.

Ocean’s serisiyle zirveye çıkan bu “her köşede bir başrol var” durumu doğaldır ki artık heyecanlandırmıyor, şaşırtmıyor, göz devirtiyor. George Clooney’den sonraki gözdesi Channing Tatum’u bir kez daha halay başı yaptığı Logan Lucky de bu büyük Fitzgerald partilerinin sonuncusu.

NASCAR yarışları sırasında gerçekleştirilecek büyük bir soygun planını merkeze alan filmin Ocean serisini akla getirerek seyirci toplamaya çalıştığı sır değil, ancak ilk yarım saatin sonunda hala aperatiflerin sunulmaması belki de artık Soderbergh partilerine gitmemeye karar vermemiz gerektiğini düşündürüyor. Lucky Logan soygun filmi izletme sözünü yerine getirmeden önce uzun uzun mastürbasyon yapıyor. Soderbergh sanki sinema tarihinin en önemli senaryosunu yazmış gibi oyuncularını replikleriyle seviştiriyor. Her kelimenin eze eze okutulduğu oyuncuları dinlemek ağır aksanın da yardımıyla dayanılmaz hale geliyor. Bu da yetmezmiş gibi iki cümle arası duraklamalar, seyircinin o kusursuz repliği duyduğundan/anladığından/özümsediğinden emin olana kadar beklemeler çileden çıkarıyor. Game of Thrones muhabbeti başta olmak üzere güncelden medet uman “cumartesi gecesi talk show skeci” tadındaki bölümlerse geleceğe kalması imkânsız filmi acınacak hale düşürüyor.

Soygun sahneleri doğası gereği uyuyan zihinleri dürtse de “soygun biter filmim bitmez” diyen Soderbergh’in ikinci filme göz kırpan süründürüşleri saatlerin defalarca kontrol edilmesine neden oluyor.

Logan Lucky; hayatınızın bir döneminde Soderbergh sevmişseniz tahammül edebileceğiniz, benim gibi ilk filmi dışında yıldızınız asla barışmadıysa yollarınızı ayırma vaktinin geldiğine hükmederek salondan ayrılacağınız bir iş.

Filmin notu: 5/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

DESPICABLE ME 3 – ÇILGIN HIRSIZ 3

Kötü adam Guru’nun iyilerin tarafına geçmesiyle nasıl devam edeceği merak konusu olan seri basit ama etkili bir senaryo hamlesiyle tıkanık boruları açıyor ve eğlendirmeye devam ediyor, üstelik ikinci filmden daha fazla.

Dünya çapında hayranları olan ve yakın zamanda kendi filmlerine de kavuşan Minion’ların bu yeni hikâyede rolü yok, daha çok reklam arası skeçler olarak karşımıza çıkıyorlar. Hatta final dışında Minion’ları tamamen filmden çıkarsak, hiçbir şeyin eksilmeyeceğini iddia edebiliriz. Ancak elbette böyle bir şey mümkün değil; Guru’dan ya da diğer insan karakterlerden çok, “ay ne sevimli” Minion’ları görmeye gidiyor insanlar.

Büyük küçük herkesi eğlendirme potansiyeli olan ve ilk iki filmi izleme şartı koşmayan Çılgın Hırsız 3’ü ülke topraklarında perdede ama dublajsız izlemek isterseniz, dağıtımcının size iki küçük sürprizi var. Hayır, 3D izleyemezsiniz ve evet, altyazı olmadığı için İngilizce bilmek zorundasınız. Sinema salonunda bundan yakınırsanız da alacağınız nazik açıklama şu şekilde:

Gösterime giren filmlerin sadece alt yazılı veya sadece dublajlı çıkması söz konusu olduğunda karar mekanizması film şirketleri oluyor. Her iki şekilde de gösterime çıkacak olan filmler de ise kararı biz veriyoruz. Biz de sinemalarımızın misafir profillerini değerlendirerek, geçmiş talepleri de inceleyip çoğunluğun hangi şekilde isteyeceğine karar verip ona göre sipariş veriyoruz. Bu konuda anlayış göstereceğinizi umut ediyoruz. Ayrıca yorumunuzu film programımızı düzenlerken göz önünde bulunduracağız. Bildirimleriniz ile bize vermiş olduğunuz desteğinizin devam etmesini diliyoruz. Umarız en kısa zamanda sizi sinemamızda aramızda görürüz. Sevgilerimizle. Cinemaximum

Filmin notu: 6/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

 

KIMI NO NA VA. – YOUR NAME – SENİN ADIN

Japonya’dan gelen yeni gişe canavarı/animasyon hiti Senin Adın; beden değiştirme teması üzerine inşa edilmiş bir lise romantizmi. Biri taşrada, diğeri Tokyo’da yaşayan ve ister istemez her gün beden değiştirip birbirinin hayatını yaşayan biri kız diğeri erkek iki kişinin karşı cinsin bedenini keşfetme süreciyle başlayan hikâye, bir süre sonra daha büyük şeyler anlatma derdine düşüp felaket filmi temalarını ödünç alıyor. Bu da yetmezmiş gibi evrildiği Hollywood filminden iflah olmaz romantiklerin kalbine dokunacak bir aşk hikayesi çıkarmaya çabalayan Senin Adın böylece hitap etmedik seyirci bırakmayarak gişesini garantiliyor.

Siz de en sevdiğiniz beş filmin senaryolarını internetten indirip bunun gibi anlamlı (ya da yer yer anlamsız) bir kolaj oluşturup kendi senaryonuzu yazabilir, dünyanın ilgisini üzerinize çekebilirsiniz. Fakat görsel anlamda Makoto Shinkai ve ekibi kadar başarılı bir animasyon yaratabilir misiniz, emin değilim.

Filmin notu: 5/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

TERMINATOR 2: JUDGMENT DAY – TERMİNATÖR 2: MAHŞER GÜNÜ

80’li yıllarda doğanlar için özel bir yeri olan, franchise’lar değil, az kanallı tüplü televizyonları sayesinde seriyi keşfedenler için unutulmaz Terminator serisinin ikinci filmi; yıllar süren yenileme çalışmaları sonucu 3D olarak yeniden vizyona girdi. Yeni Avatar’ları beklerken perdede James Cameron sihri yaşamak ve bu kilometre taşını sinemada görmek isteyenleri, erişimleri olan en büyük perdeyi seçmeye ve gösterdikleri filme gerekli özeni gösteren bir şirketin sinemasına gitmeye davet ediyorum.

Filmin notu: 8,5/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

HENÜZ YORUM YOK