Emre Sarıkuş yönetmeliğinde çekilen ‘Teknik Direktör Adnan Dinçer’ belgeseli, 75 yaşındaki idealist futbol adamının hikâyesini anlatırken ülke futbolunun geçmişine ve bugününe mercek tutuyor.

Ülkemizde malesef ne kadar başarılı olduğunun ölçüsü yaptığın işlerin niteliğinden çok  adından ne kadar çok söz ettirdiğinle, deyimi yerindeyse ‘kendini ne kadar iyi sattığınla’ doğru orantılı. O yüzden sessiz ve derinden giden, kendilerini övmek yerine takdiri başkalarına bırakan, naif, idealist insanlar çoğu zaman bu ülkede hak ettikleri değeri bulamıyorlar.

Adnan Dinçer için de benzer bir durum söz konusu. Dile kolay kırk yıllık deneyim ve başarı var ortada. Buna rağmen arkasında üç büyüklerden, siyasetçilerden ve herhangi başka bir gruptan desteği olmadığı için, benzer bir desteği arkasına alan ve deyim yerindeyse kendini iyi satanların eriştiği yerlerde göremediğimiz, hatta belki pek çoğumuzun adını bile duymadığımız bir teknik direktör Adnan Dinçer. Bense bir İzmit’li ve Kocaelispor taraftarı olarak çocukluğumdan aşinayım bu isme. Ne de olsa Dinçer 1990 – 1991 sezonunda Kocaelispor’un çalıştırıcısı. Buna rağmen benim kendisiyle tanışıklığım da isim aşinalığından öteye gidemiyor malesef.

Neyse ki Emre Sarıkuş futbol dünyasının bu hak ettiği yeri bulamamış gizli kahramanın belgeselini çekmeye karar veriyor da hikâyesini daha geniş kitlelerin öğrenmesi de mümkün hale geliyor. Sarıkuş’un senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği ‘Teknik Direktör Adnan Dinçer’ belgeseli Adnan Dinçer’in kişisel tarihinden ve gazete ilanıyla iş aramasından yola çıkarak şimdiye kadar anlatılmayan olaylar vesilesiyle ülke tarihine farklı bir perspektif getiriyor.

Belgesel, 1980’ler ve 90’larda birçok kez şampiyonluk kazanan Beşiktaş takımında yer alan Rıza Çalımbay, Ziya Doğan, Tanju Çolak, Rüştü Reçber, Metin Tekin, Sinan Engin gibi yüzlerce isim yetiştiren Adnan Dinçer’in yaşadığı talihsizlikler yüzünden erken yaşta futbol oyunculuğuna veda etmesini, teknik direktörlük yıllarını, çalıştırdığı takımları, yetiştirdiği oyuncuları, futbolumuzun geçmişini ve bugün içine düştüğü durumu konu alıyor.

Yaklaşık olarak dört yıllık bir çalışmanın eseri olan belgeselde sadece bir futbol adamının hayatına göz atmakla kalmıyor, futbol ve ülke tarihinin kıyıda köşede kalmış olaylarına farklı bir gözle bakma fırsatı da buluyorsunuz. Üstelik Abdullah Avcı, Sefa Sirmen, Rüştü Reçber, Metin Tekin gibi futbolumuzun pek çok tanınmış ismine rastlamanız da adeta belgeselin bonusu niteliğinde. Hâlâ izlemediyseniz, “Başka Sinema” salonlarında 20 Haziran’dan itibaren seyircisiyle buluşmaya başlayan belgeseli izlenecekler listenize alabilirsiniz.

NOT

Bakkal desteğiyle futbolcu

Adnan Dinçer’in yetiştirdiği pek çok futbolcu var, onlardan bir tanesi de Rıza Çalımbay. Başlarda antrenmanlara gelmiyor diye evine gidip babasıyla tartışırmış, Dinçer. Evini de futbol hastası, Karadenizli Bakkal Hasan Efendi’den sorup öğenmiş. Kapıcılık yapan babası çalışırken ona yardım etsin diye Rıza’yı göndermezmiş meğer. “Hocam bu çocuk futbolcu olur mu?” diye sorup “Muntazam çalışırsa olur,” yanıtını alan bakkal ne dese beğenirsiniz: “Rıza’yı yanıma çırak yapacağım, antrenman programını verin, ben onu göndereyim”. Sonuç ortada: Adnan Dinçer’in keşfettiği Rıza, o bakkalın desteğiyle yeşil sahaların tozunu attırır yıllarca.

HENÜZ YORUM YOK