Çizgi roman severlerin özellikle Zagor kapak çizimleriyle tanıdığı Aslan Şükür‘ün hayatı ve çizimleri şimdi “Altın Fırçalı Adam” belgeseliyle daha fazla kişiye ulaşacak.

Çizimleri Zagor‘dan Alaska‘ya, Mandrake‘den Mister No‘ya, Kızılmaske‘den Teksas‘a pek çok ünlü çizgi romanın kapağını süsleyen Aslan Şükür bu kez de “Altın Fırçalı Adam” belgeseliyle karşımıza çıkıyor. Onu tanıma şansı bulamayanlara, hakkında fazla şey bilmeyenlere ve belki de daha sonraki kuşak çizgi roman meraklılarına Aslan Şükür’ün kendisini ve çizimlerini tanıma şansı sunan belgeselin yapımcılığını Hakan Tunga Kalkan üstleniyor.

Kendisi de bir çizgi roman sevdalısı olan ve 2008’den beri hobi olarak uğraştığı blogu kahramanlarsinemada.com sayesinde sinema ve çizgi roman üreticileriyle dostluklar kurmaya başlayan Kalkan için aslında her şey Aslan Şükür’ün çalışmalarından oluşan, Tuğban İzzet Aksoy ve Ömer Atakan’ın hazırladığı Artist Portfolio olarak isimlendirebilecek “Ahyaak” kitabını geçtiğimiz yaz başında satın almasıyla başlıyor.

“Bu kitabın imzalı olması fikri aklıma takılınca Facebook’dan Aslan Şükür’ü ekleyip onunla yazışmaya başladım. Sağolsun kendisi de beni kırmayınca bir araya geldik. Yine kendisi kadar güzel insan olan damadı Savaş Önay’la da o gün tanıştım. Yaklaşık iki saat süren görüşmemizde dikkatimi en çok çeken; 72 yaşındaki Aslan Şükür’ün yaydığı pozitif enerji oldu. Böyle kıymetli bir sanatçının aynı zamanda bu kadar örnek birisi olduğunu herkesin görmesi gerektiğini düşündüm ve daha görüşmemiz sırasında belgesel fikrini ortaya attım.”

Günümüzde dijitalleşmenin de artmasıyla birlikte aslında artması gereken üretkenliğin düşmesi gibi şaşırtıcı gerçek de gözünden kaçmayan Hakan Tunga Kalkan, ‘selfie çekelim,’ yerine ‘belgesel çekelim’ demiş bir nevi: “Kültürel erozyonun gittikçe artması yönünde bütün gün sosyal medyada gezen haber ve yorumlar içerisinde bu ülkenin yetiştirdiği değerleri unutmaya başladık. Mesela Turhan Selçuk’un yaşadıklarını kendi ağzından dinlemeyi çok isterdim ve maalesef bugün bunu bize tam anlamıyla sağlayan bir video kaydı bile geriye kalmadı. Belgeselin ana çıkış noktası bu oldu.”

Her şey güzel başlamışken yapım aşamasında teknik ve kavramsal açıdan tıkanınca destek arayışına girmiş, Kalkan: “Projeye başladıktan ve iki çekim yaptıktan sonra tıkandığımı hissettim ve projeyi Fatih Yürür’e anlattım. Yaklaşık on senedir tanıdığım Fatih de beni yanıltmadı ve büyük bir heyecanla projeye dahil oldu. Şimdiye kadar da kendisinden çok şey öğrendim. Yirmi seneyi bulan profesyonel iş hayatımın getirdiği disiplin ve planlama bilincinin üzerine profesyonel bir bakış açısının teknik olarak dahil olması güzel bir karardı. Projenin afişlerini ise yine blogum sayesinde tanıdığım Baki Kaya yaptı ki afiş tasarımı Baki’nin senelerdir hobi olarak yaptığı bir uğraştı. Müzik konusunda ise Ozan Gültekin’le Fatih Yürür sayesinde tanıştım. Böyle yetenekli ve istekli iki genç arkadaşın projede yer almasından çok memnunum.”

HENÜZ YORUM YOK