bates motel 4

Alfred Hitchcock’un unutulmaz eseri Sapık’ın (Psycho) öncesini anlatan Bates Motel adlı televizyon dizisi üçüncü sezonu geride bıraktı. Anne oğul ilişkisi üzerine destan yazabilecek malzemeye sahip çıkış noktasının ne kadar değerlendirilebildiği ve dizinin gidişatı tartışma konumuz.

serkan-cellik Serkan Çellik

Lost ekibinden Carlton Cuse’un başında olduğu proje A&E kanalında yayınlanıyor. Üçüncü sezondan yola çıkarak Bates Motel’in neleri yanlış yaptığını inceleyelim.

Dizinin temel dinamiklerinden biri anne ve oğul arasındaki kıskançlık. Gelen her kadını Norma, her erkeği Norman kıskanıyor. Norma hayatına giren erkekleri ihtiyacı çerçevesinde kullanıp, kadınlara da temkinli olmak adına mesafeli yaklaşırken; Norman en iyi arkadaşını dahi ilgi çekmek için kullanacak ve erkek sinekleri bile boş yere kıskanacak kadar ruhen sağlıksız.

bates motel 1

Sezonun ilk bölümünde motele gelen Annika Johnson (Revolution’dan tanıdığımız Tracy Spiridakos) güzelliğiyle hemen Norman’ın dikkatini çekti. Pahalı bir seks işçisi olduğunu saklamayan Annika, Norman’ı kendine yakın buldu ve kısa sürede kaynaştılar. Ne var ki ertesi bölümde kız ortadan kayboldu ve bu da akıllara Norman’ın yeni bir cinayet işlediği düşüncesini getirdi.

Annika hikâyesi bir kez daha kasabayla ilgili bir entrikayı gözler önüne serdi. Geçimini uyuşturucu üretiminden sağladığını bildiğimiz yerli halkın zenginlerinin özel bir kulüpte seks partileri verdiklerini ve kiraladıkları kızlardan bazılarını öldürdüklerini öğrendik. Böylece asıl konudan bir kez daha uzaklaşıldı ve Bates ailesini neden ilgilendirdiği muamma yan yollara sapıldı.

Peki, nedir ana konu? İzleyicilerin büyük kısmı Sapık’ı gördüğünden, sonunda neler olacağını biliyor. Amaç Norman’ın o noktaya nasıl geldiğini takip etmek. Başlarda aşırı baskıcı anne yüzünden böyle olduğunu düşündürdü dizinin senaristleri, sonraları o tavırların koruma amaçlı olduğunu iddia edip anneyi akladı. Norman her geçen gün kontrolü daha fazla kaybederken, içindeki karanlık ortaya çıktı. Freddie Highmore tüm bu duygusal dalgalanmaları yansıtabilecek kumaşa sahip, ne var ki senaristler dönüşümü hakkıyla aktaramıyor. “Ölü hayvan doldururken canlı hayvan öldürmeye başlasın” tadında çiğ çözümlere başvuruyorlar. Yönetmenler de sorumsuz. Oyun verme ve oyuncuyu yönlendirme konularına hiç ilgi göstermiyor gibiler. Başta Vera Farmiga olmak üzere oyuncuların tamamına yakını başarılı isimler, doğru yönlendirilseler neler yapabileceklerini hissediyorsunuz ancak olmuyor da olmuyor. Kamera karşısında yalnız bırakıldıkları ya da doğru yönlendirilmedikleri ortada.

bates motel 2

Bates Motel iyi senaristlerin ve işini biraz olsun ciddiye alan yönetmenlerin elinde efsane olabilirdi. Norman’ın kendini Norma zannedip mutfakta kahvaltı hazırladığı sahne mesela. Hem Sapık öyküsünün kilit noktası hem de oyuncusuna Emmy kazandırabilecek güce sahip bir an. Sezon finali olarak kullanılabilecek denli ilgi çekici. Peki, bizim izlediğimiz nasıldı? Öylesine bir anda, önü ardı olmadan karşımıza çıktı. Freddie Highmore’un mutfakta kendini oradan oraya savuruşu kafa yorulmamış çerçeveler nedeniyle saçma göründü ve yönetmenin başarısızlığı nedeniyle gülmek için annesinin sesini taklit eden afacan bir çocuğun haylazlığı gibi yansıdı. Kaçırılmış bir fırsattı ve üzücüydü.

Season 3

Altıncı bölüm Norma Louise fikirlerin ardı ardına harcandığı, en iyi olabileceğinden, en çok hayal kırıklığı yaratan bölüm oldu. Vera Farmiga’nın sırtındaki yük büyüktü, oyuncu buna hazırdı ancak yine olmadı. İzlerken koltukta yanımıza oturan bir ruh haline dönüştü tatminsizlik, yine beceremediler diye düşünmekten dahi sıkıldık. Belli ki projenin başındaki isimler yeterli önemi vermiyor ya da bekleneni verebilecek kadar yetenekli değiller.

Anne oğul arasındaki ensest çağrıştıran hastalıklı sevgi ve Norman’ın git gide kontrolünü kaybedişi diziyi sürüklemeye yetecekken, incir çekirdeğini doldurmayan yan öyküler yazarak diziyi uzatıp duruyorlar. Üçüncüyü yayınlamadan beşinci sezon onayı alan ekibin musluk akarken doldurmaya devam edeceğini ve çeşme başında gölge bir yer bulup kendilerini fazla yormadan akışı takip edeceklerini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA