seyfettin efendi-devrim kunter (4)

Çalışmalarını Gölge e-dergi, Harakiri, Hipnoz, Heavy Metal Türkiye, Roman Kahramanları gibi mecralarda takip ettiğimiz başarılı çizgi roman sanatçısı Devrim Kunter, Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları dizisini sürdürmeye devam ediyor. 2011 Mart ayında blog üzerinden yayınlanan “Bir İntihar Vak’ası”nın yanı sıra, Roman Kahramanları‘nın 7. ve 8. sayısında karşımıza çıkan eser, Gölge e-dergide yayınlanan yeni maceraların sonrasında (2011 ve 2012) kitap formatında da okuyucuyla buluştu.

 tuncer-çetinkaya Tuncer Çetinkaya

Kültürel çölleşmenin elle tutulur / gözle görünür bir hale geldiği 21. yüzyılın ilk çeyreğinde, çizgi roman kültürümüz hala Fumetti ve Comics eğilimlerinin peşinde sürükleniyor; sayıları çok da fazla olmayan 9. Sanat tutkunları, yerli üretim çizgi roman projelerini merakla bekliyorlar. Bu koşullar dahilinde bağımsız bir çizgi roman denemesi olması nedeniyle de saygıyı hakeden Seyfettin Efendi, dizinin ilk kitabının önsözünde imzası bulunan üstat Giovanni Scognamillo‘nun da vurguladığı gibi, sevindirici bir proje.

seyfettin efendi-devrim kunter (2)Kunter’in dedektiflik hikayesi olarak kurguladığı; ancak süreç içinde son derece yerinde bir karar ile 1920’lerin atmosferini fon almasını uygun gördüğü Seyfettin Efendi, bizleri işgalden henüz kurtulmuş İstanbul’a götürüyor. Holmes ve Poirot gibi evrensel öncüllerinin izini sürercesine rakı tutkunu olan kahramanımız, biraz da “bizden” aldığı esinle, İngiliz Kemal‘in coğrafyasında, hayret verici serüvenlere kulaç atıyor.

Bağımsızlık savaşımıza verdiği desteğin ardından, devlet büyüklerince esrarengiz olayları çözmesi amacıyla kurulan İfşa-yı Sırr Teşkilatı’nın lideri konumunda bulunan Seyfettin Efendi, yeni ekibiyle birlikte olayların içine dalıyor. Özellikleri birbirinden farklı olan ekibin diğer üyeleri arasında, fiziki müdahale gücüne güç katan, Osmanlı tokadıyla meşhur Pehlivan İsmail; bilimsel icatlarıyla erkekler dünyasında şaşkınlık ve hayranlık uyandıran güzel mühendis Münevver; soğukkanlı biçimde yaklaştığı olayların çözülmesine katkıda bulunan doktor Aziz ve memleketi her türlü tehlikeden korumaya kararlı casus Esat da bulunuyor. Böylelikle Marvelvarî bir takım oyununun içinde yer alan ve farklı yetenekleriyle öne çıkan İfşa-yı Sırr ekibinin üyeleri, kenti çevreleyen uğursuzların, kanı bozukların ve dehşet saçanların ortasına dalarak fantastik serüvenlere imza atıyorlar.

seyfettin efendi-devrim kunter (7)

Tarihsel dönemin Cumhuriyet’in ilk yılları olması, Seyfettin Efendi ve arkadaşlarının yaşadığı maceraları daha da ilgi çekici hale getiriyor; zira çizgi romanda yeni dönemin ruhunu temsil eden kahramanımız aracılığıyla Osmanlı-Cumhuriyet ayrımına da işaret ediliyor. Düşmanların savunduğu düşüncelerin tam tersi bir cephede, aklı ve hakikate işaret eden Seyfettin’in eğilimlerinin dönemin sosyolojik arka planını ortaya koyması, eseri sağlam temellere dayanan edebi bir çalışma olarak nitelendirmemizi de kaçınılmaz kılıyor. Benzer şeyler, ekip üyelerinden Münevver için de geçerli; zira öykünün kadın kahramanı da değişen bir ülke fonunda, hayatın merkezine doğru ilerleyen kadınları temsil ediyor.

seyfettin efendi-devrim kunter (6)

Bu bağlamda, “Yeditepe Canavarı“nın girişinde, esrarengiz bir olayı, tam da modern insana ait bir yöntem ile, “kuşkuyla” çözen Seyfettin Efendi’nin öykülerin geneline yayılan davranış biçiminin, onu benzer örneklerden, hatta Martin Mystere‘den bile daha ilerici bir konuma taşıdığını belirtebiliriz.

Türün polisiye ve fantastik eğilimlerini çok iyi harmanlayan çizgi roman, işin içine -bizce önemli bir yeniliğe işaret eden- bilim kurguyu da katarak referanslarını bir adım ileriye götürüyor. Kunter, bir söyleşisinde bu durumu, İtalya ve Amerika’daki örneklerden farklı bir kulvara taşıma arzusundan şeklinde açıklıyor.

seyfettin efendi-devrim kunter (5)

Seyfettin Efendi’nin Olağanüstü Maceraları; çizgi romanlarda ekolleri ve karakter yaratma süreçlerini masaya yatıran ve incelemelerinde olgunun biçimsel / estetik unsurlarına titizlikle eğilen Devrim Kunter‘in kuramsal hakimiyetini pratikle buluşturması bakımından da önemli bir çalışma. Burada dikkat çekilmesi gereken bir başka husus da, seri üretim, renkli çizgi romanlarda karşımıza çıkan renk kullanımına ilişkin. Teknolojinin gelişimiyle birlikte eli boyaya uzanmayan ve herşeyi tablet veya bilgisayar ekranında “çözümleyen” anlayışa pek de prim vermeyen sanatçı, özellikle bölüm aralarına serpiştirdiği kapak çalışmalarıyla yeteneğini sergiliyor; figür ve mekan ilişkisini özgün renk yorumlarıyla bir araya getirmeyi başararak ABD’deki comics geleneğinden ziyade Avrupa’nın sanatsal sürecine daha yakın bir yerde konumlanıyor.

seyfettin efendi-devrim kunter (1)

seyfettin efendi-devrim kunter (3)Söz çizgi romanların mekan ile ilişkisinden açılmışken, Gio’nun da altını çizdiği bir durumu yinelemek gerekiyor. İfşa-yı Sırr ekibinin atıldıkları maceralarda “İstanbul’un tarihi, mimarisi, gizemleri ve kültürel geçmişi ile sadece fon olarak değil, nitelikleri üzerine bir kez daha düşünmemiz gerektiğini hatırladığımız bir kent” olarak yer alması, Kunter’in çalışmasının önemine işaret ediyor.

Bağımsız kitap projelerinin -hele bir de söz konusu olan çizgi roman olunca- çok zor olduğu bir ortamda, satışların tahmininden daha iyi gittiğini belirten Kunter’in, Seyfettin Efendi’yi Batı’ya taşıma arzusunu (sanatçının, Vincent Price Presents serisinden Matthew McLean’in yazdığı “Dunkirk Horror” isimli bir albümü de bulunuyor) gerçekleştirmesini yürekten diliyoruz.

NOTLAR

  1. Kunter’in çizgi roman incelemeleri için: kahramangiller.com/cizgi-roman/adim-adim-cizgi-roman-1-ekoller/
  2. Sanatçıyla yapılan bir söyleşiye bu adresten ulaşabilirsiniz: http://murattufekciler.blogspot.com.tr/2013/10/devrim-kunter-roportajm.html

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA