Senarist Dario Argento

Korku sineması denince akla gelen birkaç isim arasında yer alan ve Giallo türünün Mario Bava’yla birlikte iki büyük üstadından biri olarak anılan İtalyan sinemacı Dario Argento, korku türüne demir atmadan önce başka türlerle, özellikle de westernle haşır neşir olmuş, türün kalburüstü işlerine önemli katkılarda bulunmuştur. Yapımcı babasının etkisiyle erken yaşlarda sinemayla tanışan, önce eleştirmen, sonra da senarist olarak sektörün içerisinde kendine yer edinen Argento’nun yükselişinde ve bir sinema anlayışı oturtmasında “kalem” döneminin etkisi oldukça büyüktür. Bu nedenle auteur bir yönetmen olarak eserlerinin yazınsal kısmıyla da ilgilenen, hikâye ve senaryo faslını mümkün mertebe başka ellere bırakmayan Argento’nun senarist olarak yer aldığı westernlerden bazılarını listeleyerek yönetmenin ilk dönemine ışık tutmak ve senarist kimliğini parlatmak istedik. Bugün Argento denince akla gelen ilk imgeler Tinto Brass’a nazire yapan oval aynalar, Stendhal sendromunu tetikleyen çarpıcı tablolar, karanlıkta parıldayan bıçaklar olsa da dumanı tüten silahlar, dörtnala giden atlılar, darağacında sallanan suçlular en başından beri Argento’nun yanı başındaydı. Doğum gününde korku filmlerinin unutulmaz yönetmeni olarak değil, western filmlerin hızlı senaristi olarak anacağız kendisini müsaadenizle.

Dario-Argento-8 kopya

Today We Kill, Tomorrow We Die! / Oggi a me… domani a te (1968)

Yakın zamanda kaybetiğimiz Bud Spencer ve karizmatik aktör Brett Halsey’in sürüklediği westernin hikâyesini ve senaryosunu yönetmen Tonino Cervi’yle beraber yazan Argento’nun incelikli dokunuşlarıyla türün gizli hazineleri arasına soktuğu Today We Kill, Tomorrow We Die!, saf bir intikam filmi. İtalyan yeni gerçekçiliğiyle westernin, yalnız adam mitosuyla samuray geleneğinin harmanlandığı bu intikam öyküsünün dağılmadan bir arada durmasını sağlayan en önemli unsur ise hiç kuşkusuz Argento’nun kalemi.

Once Upon a Time in the West (1968)

Spaghetti westernin tanrısı Sergio Leone, İtalyan sinemasının büyük ustalarından Bernardo Bertolucci ve 28 yaşındaki bir genç, Dario Argento… Ve bu üç dev ismin bir araya gelip yarattığı hikâyeden doğan bir başyapıt, Once Upon a Time in the WestArgento her ne kadar sadece hikâye kısmında çalışıp senaryoya dahil olmasa da Once Upon a Time in the West’in Leone’nin en sert westerni olmasında Argento’nun payını yadsımak pek mümkün değil. Argento’nun senarist olarak spaghetti western özelinde gördüğü saygıyı anlamak için aynı masaya oturduğu isimlere bakmak bile yeterli esasında ama gencecik yaşta böylesine bir başyapıtta yer almanın ne manaya geldiğini idrak edebilmek için sizi 1 dakikalığına saygı duruşuna davet ediyoruz.

once-upon-a-time-in-the-west-11 kopya

Cemetery Without Crosses (1969)

Robert Hossein’in başrolünü üstlenip yönettiği; türün tanıdık ezgileriyle donatılmış müziğin eşlik ettiği, siyah-beyaz çekilmiş kovalamacadan müteşekkil upuzun açılış sahnesi dikkat çeken Cemetery Without Crosses, birçok western hayranının gizli hazinelerinden biri olarak bugün bile etkileyiciliğini korumaktadır. Yalnız burada ufak, ya da kocaman, bir not düşmek lazım: Yönetmen Robert Hossein’e göre filmin uluslararası baskılarında senarist olarak geçen Dario Argento’nun filme herhangi bir katkısı yok! Yönetmenin beyanını esas kabul etsek bile Argento’nun filmografisinde bu film mevcut ve tanıtım amaçlı oluşturduğumuz listemizde Sergio Leone’ye adanan ve Leone’nin konuk yönetmen olarak ufak bir sahnesini çektiği bu filme yer vermeseydik üzülürdük, o yüzden Hossein’i duymamış gibi yapıyoruz.

Five Man Army (1969)

Western türünün sevilen temalarından olan “erkekler görevde” bahsinin en güzel işlerinden olan Five Man Army, Argento dokunuşunun sonuna kadar hissedildiği açılış sahnesiyle izleyenleri sıcak bir şekilde karşıladıktan sonra bir daha bırakmayan, dur durak bilmeyen bir aksiyonun içerisinde sağa sola savurduğu konuklarına güzel anlar yaşatan şık bir eser olarak keşfedilmeyi beklemektedir. Trinita serisinin ruhunu Zapata westernlerinin isyanıyla harmanlayan bu eserin her bir aşamasında yer alan usta isimlere rağmen hala underrated kalmasını anlamlandırmak pek mümkün değil, bu nedenle Dario Argento’nun doğum gününde bu filme bir şans tanımanız yapılabilecek en anlamlı işlerden bir olacaktır.