Sinema ve müzik

Tek bir kurşun tüm dünyayı bir kaosa sürüklemeyi başarmıştı. Açlık, sefalet, yıkım, dökülen kanlar… Fakat Sarajevo’da hedefi bulan bu tek kurşun sadece bir savaşa mı sebep oldu? Yönetmen Tanovic bu sorunun cevabını merak ederek kamerasını Sarajevo’ya, 2014 yılında Avrupa Oteli’nde gerçekleşen anme törenine/konferansa çeviriyor. Aradan geçen yıllara rağmen Franz Ferdinand’ın ve birçokları için dünyanın sonu anlamına gelen o kurşunu, o tetiği çeken Gavrilo Princip’in bugünün Sarajevo’sunda neyi ifade ettiği, neleri değiştirdiğini sorguluyor.

201613856_2 “Death In Sarajevo” (Smrt u Sarajevu) Sarajevo’daki kimine göre talihsiz kimine göre devrimci eylemi hem tarihsel bir tartışma hem de olayın bugüne yansıması olarak gözlemliyor. Tören sebebiyle otelin bir köşesinde süren röportajlarda yaşanan olayın dönemsel yansımalarını tarihçiler kendi perspektiflerinden açıklarken, diğer bir yandan da Sarajevo’nun sembolik mekanlarından Avrupa Oteli’nin içinde bulunduğu maddi kriz üzerinden çok dolaylı da olsa yaşananların bugüne etkisi anlatılıyor. Moderatör ve Princip ailesi üyelerinden genç Gavrilo’nin tartışması ise dün ile bugün arasındaki bağlantıyı kurmaya yarıyor.

Hareketli kamerası ve dinamik yapısıyla film bir anlamda da süren tartışmaların ritmine ayak uyduruyor. Güç sahiplerinin, ezilenin, dışlananın, zor durumda olanın aslında hiçbir etnik kökene ait olmadığını otel üzerinden vurguluyor. Moderatör ve genç Gavrilo arasındaki tartışma ise yıllardır süren nefretin yanlış kişilere duyulduğunu, sanılanın aksine asıl düşmanın görünmeyenler olduğunu hatırlatıyor. Otelin hiyerarşik düzeninde otel müdürünün dibe vuruşu ise yaşananlar sırasında etrafında gelişen olaylar karşısında hiçbir varlık gösteremeyen yönetimi yansıtarak bugün yaşananların geçmişten hiç de farklı olmadığının, geçmişten gelen bir mirasçasına (Gavrilo bu anlamda önemli bir örnek) devam ettiğinin altını çiziyor.

201613856_1“Death In Sarajevo” Birinci Dünya Savaşı’nı başlatan ve sonrasında gölgede kalan Sarajevo üzerinden Avrupa’nın bugünkü durumunu, bugünkü “zorlama” yapısını belki de biraz fazla dolaylı olarak anlatıyor. Diyalogları yer yer yetersiz de kalsa, göndermeleri kimi zaman zor da olsa Avrupa’ya yapılan iyi bir eleştiri. Bir Amerikalı olan Merly Streep’in filme dair düşüncelerini çok merak ettiğimi belirtmeliyim.

HENÜZ YORUM YOK