Çizgi Romancı Devrim Kunter ile Seyfettin Efendi’nin Olağanüstü Maceraları’ndan olağanüstü sergisine…

devrim-kunter

Devrim Kunter Türk çizgi roman piyasında namı olan bir isim değil henüz. Ancak bu durum değişmek üzere. Zira 1920’li yıllarda meydana gelen polisiye vakaları zekasıyla çözen acar ama bir o kadar da klas bir dedektifin maceralarını konu alan Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları: Yeditepe Canavarı adlı çizgi romanı çıktı. Kitaba eşlik etmek üzere hazırlanan karma sergi Seyfettin Efendi ve Esrardaşları ise 25 Aralık – 8 Ocak tarihleri arasında KargaART’da izlenebilecek.

sisko-ninjaEge Görgün (Landlord)

Osmanlı terbiyesi ile yetişmiş, askeri eğitim almış, gözünü budaktan esirgemeyen, zekasıyla her türlü soruya yanıt bulabilen ancak otorite karşısında küstahlaşmaktan da geri durmayan bir İstanbul beyfendisi seyfettin2-kckSeyfettin Efendi. Mantık yürütmekte, tümevarımsal ve tümdengelimsel düşünme becerisiyle Sherlock Holmes’la da, Hercule Poirot’la da aşık atabilecek düzeyde ancak onların aksine Görevimiz Tehlike’de olduğu gibi ekip çalışmasını tercih eden bir dedektif.  Bu ekip ilk maceralarında İstanbul’u kan gölüne çeviren ve bir vampir olduğu izlenimini yaratacak ipuçları bırakan bir seri katilin peşine düşüyorlar. Devrim Kunter’in çizgi roman tadını maksimize eden, kimi Amerikan işlerindeki gibi gözü ve algıyı yormayan çizgileriyle göze görünür hale gelen Seyfettin Efendi’nin soluk kesen maceraları Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları: Yeditepe Canavarı  adlı albümle başladı. (www.seyfettinefendi.com‘dan kitabın ilk bölümü ücretsiz olarak okunabilir.) İşte Seyfettin Efendi’nin yaratıcısı Devrim Kunter ile yaptığımız olağanüstü sohbet.

Seyfettin Efendi karakteri nasıl ortaya çıktı?

Bizim çizgi roman kahramanlarımız eli kılıçlı mert yiğitlerden öteye pek geçememişti. Fiziksel olarak zayıf, sorunları kaba kuvvetiyle değil de zekasıyla çözebilecek bir karakter düşünüyordum. Bilim ve hurafenin karıştığı, bilgiye ulaşmanın zor olduğu 1920’lere baştan karar vermiştim. Bu tip hikayeler yazmak istiyorsanız tam bir maden. Tesla’dan Picasso’ya, Hemingway’den Rasputin’e uzanan garip, etkileyici tarihsel kişiliklerle dolu bir zaman. Tabii Cumhuriyetin kuruluşu, toplumun değişimi gibi bizim ülkemizi ilgilendiren mevzular da var. İşte bu düşüncelerle “Seyfettin efendi” karakteri şekillenmeye başladı.

Bize kahramanınızı anlatır mısınız biraz?

seyfettin3-kckSeyfettin efendi 1884 Gönen doğumlu. Kara Harp Okulundan (o zamanki ismiyle Mekteb-i Harbiye-i Şahâne) disiplinsizliği ve ukalalığı yüzünden atılmak üzereyken “Sınıf-ı müstacele” denilen bir hakla mezun olmuştur. Balkan savaşında ve İstiklal harbi sırasında aktif olarak çarpışmıştır. 1924 yılında garip vakaları çözmek üzere İfşa-yi Sır teşkilatını kurmak için görevlendirilmiştir. Seyfettin efendi emir almaktan hoşlanmayan, kurallara uymaktansa kestirmeden gitmeyi yeğleyen biri. Her tip hareketi davranışı sorgular, keskin bir gözlemcidir. İğneleyici ve alaycı bir tarafı da vardır.

Başarılı bir kahraman tasarımın sırrı nedir sizce?  Biz Türkler bu konuda biraz dünyanın gerisindeyiz sanki. Karaoğlan, Tarkan sonrasında mizahi kahramanlar tamam, ama yurtdışı piyasasına sunacak bir kahraman yaratamadık uzun yıllardır. Seyfettin Efendi bu anlamda önemli bir tasarım. 

Bizde gördüğüm en büyük sorun karakterden çok olaylara önem verilmesi. Yani aslında Homeros’dan beri süregelen trajedi mantığında hikayeler yazılıyor ve içine renksiz, tatsız, tuzsuz bir “kahraman” koyuluyor. Halbuki hikayeden daha önemli olan şey karakterlerdir. Bu kişi neden böyle yaptı? Neden bu cümleyi kurdu? Bu gibi soruları sorup, dürüst cevaplar verebiliyorsanız kahramanı hayata geçirmiş olursunuz.

Polisiye türünün dinamikleri geçerli hikayede. Zor olsa gerek iyi polisiye kurgusu yapmak?

seyfettin-efendi-kapakBiraz düşünüp tasarlamak gerekiyor, bence en önemli nokta okuyucuyu kandırmamak. Yani ters köşe yapacağım diye bilgileri sunmadan hikayeyi sürpriz sona ulaştırırsam okuyanı rahatsız eder diye düşünüyorum.

Fantastik öğeleri artırmayı düşünüyor musunuz Seyfettin Efendi’nin maceralarında? Yoksa bilimin ve rasyonel düşüncenin ağır bastığı Sherlock Holmes tarzı devam mı edecek?

Seyfettin Efendi aklın ve bilimin gücüne inanan tam bir mantık insanı. O yüzden dünyasında “bilimsel tabana oturmadığı sürece” fantastik büyülere, mistik yaratıklara rastlamamıza imkan yok.

Çizim tarzınızı yakın bulduğunuz çizerler var mı?

90’lı yılların çizerlerini daha çok beğenirim. Simon Bisley, Mike Mignola, Ivo Milazzo, Alex Ross, Frank Miller sevdiğim ve tarzımı geliştirmemde yardımcı olan çizerler.

Türkiye’den beğendiğiniz, ilham aldığınız çizerler kimler oldu?

Haklarını yemeyelim farklı ekollerden beğendiğim hem yeni, hem eski bir çok çizer var. Haldun Sevel ve Aslan Şükür tarz olarak bana en yakın gelen çizerler.

Seyfettin Efendi ve Esrardaşları Sergisi

seyfettin-efendi-sergi

KargaART, çizgi roman sanatından önemli isimlerinin yer aldığı “Seyfettin Efendi ve Esrardaşları” sergisine ev sahipliği yapıyor. Karma sergi Yasemin Baran , Yildiray Cinar, Hakan Duman, A. Gokhan Gultekin, Melik Iskender, Sumeyye Kesgin, Devrim Kunter, Gülden Kunter, Elif Kut, Cansın Çağlar Özdemir, Mehmet Özen, Baykal Sarioglu, Ömer Tunç, Rıza Türker, Necmi Yalçın ve Emir Yardımcı’nın “Seyfettin Efendi” yorumlarını görme fırsatı sunuyor.Çizgi roman dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra farklı formasyondan sanatçıların da eserlerinin yer aldığı karma sergi 25 Aralık – 8 Ocak tarihleri arasında KargaART’da izlenebilir. Sanatçıların katılımıyla yapılacak olan 25 Aralık’taki açılışımıza bekleriz.

Açılış Kokteyli : 25 Aralık Çarşamba – 20:00

Ücretsiz
18 yaş sınırı vardır