437062

Nefes: Vatan Sağolsun ile gişede yüzü gülen ve yarattığı atmosferle gelecek vaat eden bir yönetmen olarak ismini öğreten Levent Semerci; sinema okuduğu Eskişehir’de kurduğu platoda çektiği ikinci uzun metrajlı filmi Ayhan Hanım ile 33. İstanbul Film Festivali’nde yarışıyor.

serkan-cellik Serkan Çellik

Emekli astsubay Ahmet Bey ve siyasetten uzak eşi Ayhan Hanımdan yola çıkarak 12 Eylül 1980 darbesi sırasında yaşanan aile dramlarını konu eden yapım; yerli sinemamızda örneğine rastlamanın mümkün olmadığı bir yapıya sahip. Yönetmen Levent Semerci öncelikle seyircisine dekoru sunuyor: Yalnızca kameranın göreceği kısımları boyalı bir ev ve onun devamındaki hastane koridoru. İzlediklerimizin film olduğunu hatırlattıktan sonra lirik bir anlatımla dış ses o yıllarda yaşananlardan bahsederken, çoğunlukla tepeden görünen bir sahnede dansçılar bedenleriyle ona eşlik ediyor. Filmin büyük kısmı koreografi ve imgelerle yaratılan anlamlar üzerinden ilerliyor. Ölüm döşeğindeki Ayhan Hanımın yaşamı, Erzurum’daki gençlik yıllarından itibaren dansla canlandırılıyor.

fft99_mf1596542

Ayhan Hanım’ın en büyük problemi, senaryosunun sığlığı. Hiç durmadan “devrimciler pırlanta gibi çocuklardı, ülkeyi daha güzel bir yer haline getireceklerdi ancak devlet onları işkence ederek öldürdü” diyor. Bunu bir kere ya da beş kere değil, film boyunca bıkmadan usanmadan, seyirciyi düşünmeden tekrar edip duruyor. Altını dolduramadan, uzattıkça uzatıyor. Sözler susup dans başladığındaysa, sahnenin ve ışığın başarılı kullanımı dansçılara yardımcı oluyor; nefis mizansenler ortaya çıkıyor. Zamanda sıçramalarla, rüya sahneleriyle, havada süzülüp duran kamerayla; seyrine doyum olmuyor. Fakat işte bu görüntü-metin dengesizliği hayal kırıklığı yaratıyor.

iksvF2014_ayhan-hanim

Filmin dansa ara verdiği orta bölümü, Ayhan Hanımın evinin iki odasında geçiyor. Steve McQueen’in Açlık filmini hatırlatan bu kısımlarda halk-devlet çatışması üzerine tiyatro benzeri, bol diyaloglu ve gerilimli sahneler yaratılmış. Geri kalan her şeyi alıp toparlayan ve izlediklerimizi teaserdan filme eviren bu bölüm Ayhan Hanım’ın omurgası niteliğinde. Ancak daha sonra izlediklerimiz başarıyı baltalıyor. Semerci’nin aynı cümleleri söylemeye doyamaması, bir öncekinden farklı hisler uyandırmayan koreografileri ardı ardına sıralaması sebebiyle film terliyor, yoruluyor ve tökezlemeye başlıyor. En az on beş-yirmi dakikası hantal ve fazlalık görüntüsü veriyor.

22618868

Vahide Gördüm ve Selçuk Yöntem’in başı çektiği kadro, yüzü tam seçilemeyen ve bedenlerini sergilemekten çekinmeyen cesur dansçılara kadar oldukça başarılı. Bazı sahnelerde erotizm perdeden dışarı fırlıyor. Üzerinde biraz daha çalışılsa başyapıt olacak Ayhan Hanım, bu haliyle bile Levent Semerci’nin yerli sinemanın umudu isimlerden biri olarak anılmasına yeter.

450483.jpg-r_160_240-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxxAyhan Hanım

Yönetmen: Levent Semerci

Senaryo: Levent Semerci

Oyuncular: Vahide Gördüm, Selçuk Yöntem, Turhan Kaya, Akçahan Akça

2014 / Türkiye / 110 dk.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin

2 YORUMLAR

  1. bu filmin hangi sahnesinde erotizmin perdeden fırladığını çok merak ettim doğrusu. yoksa çıplaklık mı? yani çıplaklık sizde sadece erotizmi mi çağrıştırıyor? yani çıplak bedeninde işkencenin izlerini görmek nasıl cinsel çağrışım yaratır?
    not: erotizm -isim- Fransızca érotisme
    Cinsel duygu ve isteklerine çok düşkün olma durumu, kösnüllük, erosçuluk, şehvaniyet

  2. ha erotizm kötüdür demiyorum, ama bu bir film okuması ise-hiçbir rasyonel okumanın bu filmden erotizm çıkarabileceğini düşünmüyorum- ve bu okumanın kötülüğünden bahsediyorum. yeni, farklı bir şeyle karşılaştığında dimağı tutulmuş yazarların hiçbir sanatçıyı, hiçbir izleyiciyi şevklendirebileceğini de düşünmüyorum. aynı şeyleri tekrar etmek böyle olur.
    teşekkür ederim.

CEVAPLA