Benim Adım Feridun: Tanıdık bir komedi daha…

Sinemanın ağlatan adamı Çağan Irmak’ın yeni filmi “Benim Adım Feridun”da kalbi kırık bir adamın başına gelen trajikomik olayla hayata geri dönüşünü anlatıyor. Mahir Ünsal Eriş’in aynı adlı kitabından uyarlanan hikayede Halil Sezai Paracıkoğlu’na başta Büşra Pekin olmak üzere Özge Borak, Tarık Papuççuoğlu ve Suzan Aksoy gibi isimler eşlik ediyor.

feridun-1 Ersan’ın (Halil Sezai) uzun süredir birlikte olduğu Ayla (Özge Borak) tarafından terk edilmesiyle başlıyor hikaye. Ekmeğini çevirmenlikten kazanan, bir roman yazma hayalleri kuran ve kendi küçük, kapalı dünyasında yaşayan ana karakterimiz bu ayrılığı kabul etmekte zorlanıyor. Kendince kurguladığı belli aşamalardan geçen Ersan, sonunda dayanamayıp soluğu memleketi Erdek’te alıyor. Bir değişiklik yapmak için davetli olmadığı bir düğüne katılan Ersan, düğün sahiplerinin onu hiç tanımadığı Feridun’a benzetmesiyle farklı bir kimliğe bürünmüş oluyor. Feridun karakterini oynamayı sürdüren Ersan, yengesinin kızı Hayal’le (Büşra Pekin) tanıştıktan sonra ise bu oyuna devam etmeye karar veriyor.

feridun-3

Özünde dramatik bir durumu konu alan hikaye ilk yarım saat boyunca Ayla’yla ilişkisi üzerinden Ersan karakterini tanıtmaya çalışıyor izleyiciye. Bu süreçte izleyici umursamaz olduğunun farkına dahi varamamış bir adamla tanışıyoruz. Kadıköy sokaklarında görmeye alışık olduğumuz, Türkiye genelinde ise azınlık kalan bir kesimden olan bu çevirmen dostumuz bir taraftan mesleğinin zorluklarıyla, diğer yandan da hayatın gerçekleriyle boğuşurken çıkıyor karşımıza. İlişkisinin bitmesi “bahanesiyle”  bunalıma giren Ersan, hem İstanbul’dan hem de kalbindeki ağrıdan kaçmak adına memlekete gidiyor ani bir kararla. Kendiyle sıkça konuşan iyi niyetli Ersan, kendini Feridun’la karıştıran bu ailenin oyununu sürdürerek de ne kadar iyi bir insan olduğunu gösteriyor izleyiciye. Aksi, evde kalmış Hayal’le arasında bir elektriklenme olmasının sebebi de onun bu “insani” tarafı zaten.

feridun-4

Ersan’ın Feridun olmasının altında duygusal yükü fazla bir durum aslında. Arsa paylaşımı konusunda anlaşamayan iki kardeşin birbirine küsen iki kardeşin ve ailenin hikayesi anlatıyor filmde. Ersan da bu iki kardeşten Almanya’da yaşayanın oğlu Feridun’la karıştırılıyor ve düğüne katılma sebebi iki aile arasındaki küslüğü bitirmeye yoruluyor. Ve kendi kendine gelin güvey olan aile bu Feridun’u bağrına basıyor, Ersan ise bu aileyi üzmemek için gerçek kimliğini saklayıp Feridun’u oynamayı sürdürüyor. Ancak çiftetellilerle, “geleneksel Türk ailesi”  tanımının klişeleriyle komikleştirilmesi, hikayenin bu dramatik yanını ikinci plana itiyor.

feridun-2

Halil Sezai’nin farkında olmaksızın geleneksele özlem duyan mutsuz bir adamı canlandırdığı “Benim Adım Feridun” filmi gerek sakız gibi uzatılmış ilk 30 dakikası, gerek zorlama esprileri ve tiplemeleriyle diziden bozma bir televizyon filmini andırıyor maalesef. Gişede hedefine ulaşmakta fazla sorun yaşamayacak olan yapımın beklenti sahibi izleyiciyi tatmin etmeyeceğini kolaylıkla söyleyebiliriz. Ancak filmin “dolu” olmamasının televizyonlarda sıkça karşımıza çıkacağı gerçeğini değiştirmeyeceğini de üzülerek itiraf etmek gerekli.