Florence Foster Jenkins 1868-1944 yılları arasında kendi deyimiyle müzik aşkı için yaşamış, New York müzik hayatına büyük katkılar sağlamış, amatör müzisyenlere maddi destekte bulunmuş, etkinlikler düzenlemiş, herkes tarafından tanınan ve sevilen sosyetik bir zengin kadınmış. Yedi yaşında piyano dersleri almaya başlayan, Beyaz Saray’da Başkan’a bile çalan, babası şarkı söylemesine izin vermeyince 17 yaşında evlenip tutkusunu aile mirasına tercih eden Florence’ın büyük bir sorunu varmış ne yazık ki: Müzik kulağı yokmuş, sesi kötüymüş, tüm zamanların en kötü şarkıcısı olarak kabul ediliyormuş ve daha da kötüsü kimse ona bundan bahsetmiyormuş!

Stephen Frears‘ın yeni güzelliği Florence (Florence Foster Jenkins) 1944 yılında New York’ta yaşanan gerçek olayları anlatıyor. 25. yaşını kutlayan Verdi isimli kulübün özel gecesinde tanışıyoruz Florence (Meryl Streep) ve kocasıyla (Hugh Grant). Bir otelde yaşayıp babasından kalan mirası savuran, hassas, cömert ve hasta bir kadın o. Kocası tarafından pamuklara sarılıyor, gününü müziğe ve müzisyenlere ayırıyor ve ömrünün son günlerini yaşıyor. Dinlediği bir kadın vokalin sesinden etkilenince yeniden şan dersleri almaya karar veren Florence önce kendi kulübünde, sonra da efsanevi Carnegie Hall’da konser vermeye kalkışıyor…

Hiç kimsenin gerçeği söylemediği, ne isterse elde edebilmiş, sahte bir kalabalıkla çevrili Florence günümüz yerli sanatçıları andıran uç bir örnek. 50 yıl sifilisle yaşayan kadın, Meryl Streep tarafından Oscar adayı bir performansla naif, iyi niyetli, kırılgan, hoşgörülü ve cömert bir melek olarak canlandırılıyor. Konserlerine davet edilen insanlara alkışlasınlar diye para verilen, cebinden karşılayıp doldurduğu plakları satışa çıkarmayıp yakın çevreye dağıtan ancak sevenleri çabasını takdir edip sesine tahammül etmeye çalışsa da hep daha fazlasını istediğinden durumu kontrol altında tutmaya çalışan kocasına kabus yaşatan Florence’a filmin tüm taraflı yaklaşımına rağmen iyi niyetle bakmak güç.

Bir yandan bu yaşlı kadına “aman üzülmesin” diye yaklaşmak mümkün ancak her zaman yaşlı değildi, her zaman küçük bir çocuk değildi, kalbinin kırıklığıyla başa çıkabileceği bir dönem vardı hayatında ve onu gerçekten sevenler durmasını söylemeliydi. Ne var ki para musluğu kesilmesin diye şehrin en yetenekli hocaları bile gözünün içine baka baka ona yalan söylemeye devam etmiş. Tıpkı günümüzde olduğu gibi. Bin bir dijital müdahaleye rağmen sesi tahammülfersa yüzlerce şarkıcı varsa piyasada, nedeni onların sırtından para kazanan insanların gerçeği kendilerine saklayıp arkalarından kıs kıs gülmeleri.

100 yılda müzik piyasasında hiçbir şey değişmemiş.

Özel Seçenekler: Filmin fragmanı, teaser fragman, filmden klipler, Türkçe menü ve altyazı.

Florence (Florence Foster Jenkins)

Yönetmen: Stephen Frears

Senaryo: Nicholas Martin

Oyuncular: Meryl Streep, Hugh Grant, Simon Helberg

2016 / İngiltere / 106 dk.

Şirket: Bir Film (Fabula)

HENÜZ YORUM YOK