Günahı Boynuna Röportajlar: Scarlett Johansson

Ters Ninja’nın harcırahlarıyla ABD’de günü gün, gecesini gece eden acar muhabirimiz Cenk Büker’den güzel haber var. Haberi boş verin ya da güzel var güzel… Scarlett Johansson var.

 Cenk Büker

RÖPORTAJDAN BİR SÜRE ÖNCE

CB: Sence olmayacak işler peşinde mi koşuyoruz Sayrıs?

– “Belki de tanrısıyız en olmadık şeylerin” efendimiz.

CB: Bakıyorum da bugün pek bir Havalı Deniz’sin. Organizatörlüğün de Feylezofluğun kadar olaydı şu an ünlülerin mahallesinde, bahçemizde barbekü partisi veriyor olurduk Sayrıs.

-Sanki kapak gibi oldu ama..

CB: Bu daha girizgâh Sayrıs.. Üstümüzde Hawaii gömlekler, arada bahçe fıskiyesinin altında ağır çekimde ıslanmalar, ortada dolaşan Golden köpengler felan. Havuz başında kikirdeyen bikinili mitraları saymıyorum bile. Muhabbet esnasında bir Jack Nekılsın’la olsun, bir Clark Gable olsun nefis röportajlara kaymamız içten bile olmazdı.

– “İçten” değil “işten bile değil” olacak..

CB: Olm sarı, ne diyon lan sen?

– Hem Mr.Gable öldü efendimiz.

CB: Öldüyse evveli gün yan masadaki başarısız rejisör, “Abi sana bir Clark çekeyim” demiyor muydu lan teres?

– Efendim o sanat alemine mâlolmuş, muhteremin şahsına münhasır bakışının adı. Kendisi Hakkın rahmetine kavuştular maalesef.

CB: Ve sen bunu şimdi söylüyorsun he mi Olriç?

– Sayrıs’ı tercih ederim; ve fakat o hususu bana hiç danışmadınız ki?


CB: İlle sormak lazım di mi sarı fırtına seni? Haydi bıraktım sosisini barbeküsünü, şu an biz n’pıyoruz burada ha? Ben çok mu meraklıyım canım vatanımı, mis gibi düzenimi bırakayım, üj bej kuruş için Bronx’taki bu pejmürde esnaf kahvesinde pinekleyeyim? Yok berber Niko, yok 5.caddede Roma dondurmacısı Do Maldini usta, yok bilmemkim? Bronx değil küçük Akdeniz anasını satayım. Hem zamanında biz Türkler Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmiştik haberinde mi senin? Geçen aydan kalma Fotospor’u hatmedip 3.sınıf filtre kahvelemekten başka n’pıyoruz Sayrıs biz allasen?.. Lütfen yüzündeki Samanyolu dizi oyuncusu şaşkınlığını bir kenara koyup; şöyle ses getirecek, flaş TV bir isim ayarlarmısın artık rica edecem bak!. Bomba gibi fişek gibi röportaj olsun bu seferki!.. Ha bana bak, dönüşte moteldeki bira şişesi boşlarını da sat da buradaki hesabı görelim. Biliyosun cafe’nin sahibi zenci, fazla terse gelmez, bu yaştan sonra bir de.. Tamam ulan bir orelet daha ısmarlıyorum, kuruttun ulan beni Amarikan patiskası! Sen hele bir eli boş gel de bak ben o zaman Allah yaratı diycem mi?..

VE İŞTE BEKLENEN O RÖPORTAJ…

Merhaba Skarlet, hoşgelmişsin. Valla Sayrıs’a şöyle tabanca gibi bir röportaj ayarla derken senin gibi bir ismi bağlayacağı gram aklıma gelmedi ne yalan söyliyeyim..

Hoş gördük Cenk. Bu arada Cenk gerçek ismin mi?

Gerçek adım Cenkhan ama biraz fazla popstar adı gibi diye bu şekil takılıyorum.

Eyvallah.

Bu aralar hayli gündemde olman açısından da iyi oldu bu söyleşi, özellikle Türkiye’de konti herkesin gözü üzerinde.

Hayırdır?

Eh, heh (yalandan öksürükler, mamafih hayli acemice. Aktörlük ayrı bir şey yahu..) Yok hani senin sanat geçmişin olsun, önümüzdeki maçların olsun..

Walla aslını sorarsan (Amarikalı olduğundan valla’yı dubluve ile söylüyor haliyle)ben özel hayatın herkesin kendi özelinde kalmasını savundum hep. Ryan Reynolds’la misal, duymuşsundur aile arasında mütevazı bir törenle evlenmiştik.

Hani bizdeki masa altından, pipetle portakallı votka çekmeli, dandikten kremalı yaş pastayı yek çatallayıp bırakmalı falan gibi mi?

Yok Cenk, bizde alkol yasak değil zaten..

E hesapta bizde de değil de, neyse. Ryan ilen yolunda gitmeyen neydi? Ten uyuşmuşluğu felan mı oldu?

Yok, şimdi kendisi de burada değil, hakkını yememek de lazım. Aktivite konusunda hiç kunti olmadı diyebilirim. Neticede kendisi, allaa var şimdi beton gibi herif yani.. E, ben desen görüyosun, yaş henüz 27…

Pii.. Benim arabanın yaşı o be! Tamam da Skarlet, hani gerçeği konuşmak lazım, Ryan hani nasıl desem, ya çok afedersin ama biraz at suratlı değil mi şimdi sence de?

Siz erkeklerin sorunu da bu zaten. Bizim açımızdan bakmayı hiç beceremediniz! Misal, ben daha hiçbir erkek görmedim ki bir Johny Depp’i, bir Emre Altuğu’nu bir Kıvanç Tatlıtuğu’nu beğensin?..

Hafız tamam da kadınları anlamak da öyle her zaman şey olmuyor ki? Geçen, manitaya hediye alıcam; haydi sevdiği, ihtiyacı da olan bir şey olsun dedim. Bir teneke Ezine inek peyniri aldım –ki sen bilmezsin, bizim oralarda pek tutulur- ha, yarandın mı diye sor, yok anasını astayım yine olmadı işte! Neyse şöyle bir notlarıma bakıyorum da (not dediğim de Hot Dog peçetesine yazmışım, ketçaplı filan, yine madara olduk..) şaka maka senin olmuş 32 tane film; ne yapıyon, 50 elde 51 yerde mi yapıyon? Her teklifi kabul ediyon galba ah hah haa!

(Skarlet gülmüyor. Gülmesi de gerekmiyor ben öyle çanak sorucu yalak gasteci değilim, onu da bir görsün tabi, çok alışmışlar..)

O dediğini çok anlamadım da o kadar değil tabi, hem benim filmografime dikkat edersen sittin tane ödül adaylığım var.

Evet. Golden Globe ve BAFİ ödüllerinin de olduğunu biliyorum.

BAFTA!

Bir de senin için ağzını yüzünü çok iyi yamultuyo, yüz oyunculuğu çok iyi derler hep.

Yalın bir tarzım olduğu da söylenir ki bence de doğru. Hatta “sessiz oyunculuk” diyenler bilene oldu. Neticede oyunculuk ikiye ayrılır, yüz oyunculuğu ve orta oyunculuğu.

Filmlerin arasında seni en çok hangisi etkilemiştir?

İnci Küpeli Kız. Hem de tartışmasız.

Orada gerçekten de tablo gibiydin ama..

Bak, ne kadar da güzel yakalamışsın. İşte maalesef bizde mağazin basını bunları değil de yok efendim Gülben Ergen ona ne demiş, Taksim’de kim kimle ebelenmiş falan..

Nas yani? Sizde de mi aynı şeyler?

E tabi ne sandın? Neticede İstanbul dünyada gece hayatıyla meşhur bir global vilaj. Ayrıca Asya ile Avrupa arasını 3.köprüyle bağlayıp, ek bir kanalla tekrar ayıracak denli çılgın bir jeopolitik öneme de haiz. Konya’nın adeta bir tahıl ambarı olduğunu saymıyorum bile..

Fii… n’ptın be Johansson? Amma dolmuşsun sen ya.

Dolarım tabi. Ben işte şimdi yaptığımız gibi, kültürümle sanatımla konuşulayım istiyorum..

Ama millet kültürde değil fizikte diyorsun di mi?..

Yalan mı Cengo?

Belki kızıcan ama hazır sırası şeyetti diye soracam, geçen kahvede aklıma geldi. Sence dünyadaki en hızlı şey ne?

Nedir?

Senin memeler! Enternet üzerinde 1 dakkada birkaç kez turladı bütün dünyayı!

Al işte biz daha iki satır üstte ne dedik, kime dedik!?..

(tıkırt kirik kurak sesleri. Teyip hışımla kapanır)