Bana Onun Portre-sini Getirin

Tanımadan geçmiyoruz, beyler!

Onun oynadığı veyahut yönettiği en kötü filmin bile en az bir kez “seyredilebilitesi” vardır. Sayısı hiç de az olmayan iyi filmlerini ise bir kez...

Bir süredir “Ramiz Dayı” röportajları okumaktan, yani medyanın, haberleriyle sanki Ezel’den önce Yeşilçam’den önce Tuncel Kurtiz diye biri yokmuş gibisinden popülist bir hava yaratmalarından rahatsız, bir o derecede de sıkılmış vaziyetteydim. Ramiz Dayı’yı olabildiğince unutmaya çalıştım bu söyleşiyi gerçekleştirirken, ki bir dünya sanatçısı olarak bu ülkenin sanatına büyük değer katan bir adamı, Tuncel Kurtiz’i unutmayayım.

Haruki Murakami (1949) Japon edebiyatına tapan akademisyen bir anne babanın tek oğluydu. Murakami bu ortamda Japon edebiyatından, Japon geleneklerinden, hatta bir noktada Japon olmaktan hoşlanmayan bir kişilik geliştirdi.

Yavuz Özkan’ın bütün filmleri filmlerindeki kahramanlar yaşadıkları hayatın, vicdanını sarsarak onun kendisine gelmesini ister. Hayattan intikam almak için değil, hayatı yüceltmek için… Örnek mi? Bakınız: (Demiryol (1979), Yağmur Kaçakları (1987), Umut Yarına Kaldı (1988), Büyük Yalnızlık (1989), Film Bitti (1989)

Asıl Ahmet Selâhaddin olan Salâh Birsel* 14 Kasım 1919’da Bandırma’da doğdu. Gençliğini İzmir, Karşıyaka’da geçirdi. Önce şiire merak saldı. Kendi saptamasıyla ilk şiirlerinde Necip Fazıl etkisi vardı, sonra biraz daha Nazım Hikmet’ten yana meyleder.

Korkusuz Aşıklar (1972) ve Ölüme Köprü (1972) filmlerinde aldığı küçük rollerin ardından, 7 Evlat 2 Damat adlı bir TV filminde ilk başrolünü üstlenir. Mesut Engin, şansız bir dönemin jönüdür.

Yukio Mishima’nın öykülerinin yer aldığı Yaz Ortasında Ölüm ve Marguerite Yourcenar imzalı Mishima Ya da Boşluk Algısı, Can Yayınları’ndan çıktı.

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük oyun yazarlarından olan Tennessee Williams, Mart ayında yüz yaşına basacak. 1911-1983 yılları arasında yaşayan ve 50’lere doğru Hollywood’un en değerli senaristleri arasına katılan Williams, en çok Arzu Tramvayı (A Streetcar Named Desire, 1951), Taş Bebek (Baby Doll, 1956), Kızgın Damdaki Kedi (Cat on a Hot Tin Roof, 1958) gibi filmlerle tanınıyordu.

Türkan Şoray… Türk sinema tarihinin büyük bölümüne damgasını vuran Yeşilçam hanedanlığının gönülleri fethetmiş Sultan’ı… Yıldızlar olmadan bir popüler sinemadan söz edilemez madem ve madem Türkan Şoray için gidiliyordu onun başrol oynadığı filmlere; o halde değil Yeşilçam’ın tuzu biberi, adeta mayası…

Ünlüler Mini Sözlüğü: Sinemanın Edgar Allen Poe'su M. Night Shyamalan

Tarihi okumak hem keyiflidir hem de öğretici. Ama yazılı tarih kimi zaman yazanından ya da yazdıranından ötürü yanıltıcı da olabilir. O yüzden en doğrusu değişik kaynaklardan okumaktır tarihi. Ve ardından kendi akıl fikrimizi süzgeç gibi kullanmak. Levon Panos Dabağyan’ın kitapları değişik kaynakların başında geliyor.
Ad