
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
24 Ağu

Efendiim.. Nerde kalmıştık?!
Belki farkında değilsiniz; fakat, bendeniz iki hafta kadardır İstanbul’dan, dolayısıyla da Landlord ve onun tesir menzilinden bir hayli uzakta tatil yapmaktaydım..
Aslında farkında olmamanız normal. Beni kaale almadığınızdan falan değil elbet (Hele öyle bi şey yapmaya kalkışın da görün bakalım n’oluyor!); her sorumlu yazar gibi, gitmeden önce yazı stoku yapıp da ancak ondan sonra “eyvallah” diyebildiğimden..
22 May
Landlord bildiğiniz üzere sınır ötesi bir festival operasyonundan daha yeni döndü, ardından Numan Serteli’nin Eskişehir çıkartması geldi. Bendeniz de “ninjalık yan gelip yatma yeri değildir”, sözünü kendime hatırlatıp Elazığ’a bir hava indirmesi düzenledim. Kim tanır ki beni, aralarına kolayca sızarım diye düşünürken, havalimanında festival komitesi beni karşıladığında, Çayda Çıra Festival Organizasyonu’nun gerçekten layıkıyla yapıldığına, özenli ve dikkatli bir istihbarat çalışması düzenlendiğine kanaat getirdim.
15 May
Birileri aynaya baktıktan sonra susup da oturacağına, benim yemem içmemden, sonra da bi güzel yazmamdan rahatsız olmuş: “Kısa kes Numan Efendi” mealinde ünleyerek rahatsızlığını belirtmiş.Yalnız o zavallıcık bilmiyor ki ben bu sözde uyarıyı, bir kebapçı garsonunun dönerci ustasına hitaben ettiği: “Kes bir yağlı olsun!” türünden, bir buçuk porsiyon döner siparişi olarak algıladım ve Eskişehir’deki ikinci günümün öğle yemeğinden sonrası höpürdettiğim törkiş kahvenin ardından gelecek akşam yemeğinin hayalini böylece kurmaya başladım.Şaka bi yana, bitmeyen bu yazı dizisiyle ‘Tarihi Eskişehir Seferim’ gerçekten de ‘tarihi’ oluyor galiba..
10 May
Bir film festivaline gidip de -üç gün içinde- tek bir film dahi seyretmeden döndüm desem inanır mısınız? Tecrübeli sinema yazarlarının ya da basın mensuplarının, bu oldukça ‘naif’ sorumu, ‘ne var ki bunda’ bakışlarıyla karşılayacakları kesin gibi; ancak bencileyin tecrübesiz biri olarak böyle bir festival deneyimi yaşamadıysanız eğer, buna inanmanız biraz zor. Bir hafta önce bu soruyu bana da sorsalardı inanmaz, hatta: “Ne salaklar var şu dünyada.. Cık.. cık.. cık!.” deyu, gayet bilimsel bir yorumda bile bulunurdum..
22 Mar
21. Ankara Uluslararası Film Festivali vesilesiyle geçen hafta başkentte ve civarında 3 gün geçirdim. Şöyle bir üstünden geçelim mi o üç günün…
14 Ara

![]()
Çıkan kısmın özeti: Binbir badire atlatarak Artvin’deki Gezici Festival’e giden Deniz, ikinci günün gecesinde bara gitmek yerine yazısını hazırlar, çünkü sabahki geziye katılıp Borçka’daki Karagöl’ü görmek istemektedir.
19 Eyl
Fotoğraflar@Ters NinjaDışarda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldırma gönül, aldırma
Sabahattin Ali’nin bu satırları dünyaya getirdiği Sinop Cezaevi’nin tutukluları artık yalnızca geçmişin hayalleri ve hayaletleri. Ve onlar da en az bir zamanlar burada cezalarını çeken mahpuslar kadar hüzün yüklüler. (2007)
17 Eyl
Son Yorumlar