Sadık Yemni'nin Tuhaf Hikayesi

Sadık Yemni şaşırtıcı hikayeleriyle hayalgücü labirentlerinde yolculuk ediyoruz

Dördüncü film trafik kazasında kaybettiğim kocamı andıran o yakışıklı delikanlının önerdiği Minority Report, Azınlık Raporu adlı filmdi. Bilimkurgu filmi sevmem dememe rağmen adam ısrar edince kıramamıştım.

Öykülü Pazarlar: Düşen Uçak Memuresi – Sadık Yemni yazdı

Ernst iki ay öncesine kadar Alman gizli servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı – BND hesabına çalışan orta dereceli bir memurdu. Görevi gizli servisin Nasyonal Sosyalist Yeraltı – Nationalsozialistischer Untergrund-NSU örgütüyle birlikte icra ettiği eylemleri denetlemekti. Ernst 37. yaşgününde aldığı bir kararla örgütten firar etmiş ve elindeki gizli servis ve NSU bağlantısı delillerini gazetecilerle paylaşmak için fırsat kollamıştı.

Ölümün hemen sonrası zihin bedenden sıyrılırken oluşan düşünceleri dört boyutlu olarak kaydeden sistem 2014’den beri bilinmekteydi. Bazı bilim insanları biri çözülen, diğeri normal seyrinde olan iki zihni interaktif olarak birbirine bağlayan şeyin 5. boyut, bilinç boyutu olduğunu iddia etmekteydi.

Aysel! Anne! Bu sözcükler Rasim’in beyninin uyuşmuş bölmesinde göz kamaştıran spot lambaları yakmıştı. Ne oluyordu. Huzur verici ortama ne oluyordu? Koltuğu ne zaman yatar duruma getirmişti. Aman Allahım, neden sağ eli bu kadar kırışıktı? 26 yaşındaydı daha. Elleri böyleyse, bir ayna bulsa ve yüzünü görse.

Sokakta yürümeye başladık. Eskiden İstanbul denen şehirdeyiz. Gökdelenlerin dibindeki sokaklardan birinde amaçsızca yürümeye başladık. O odanın etkisi silinmeye başlamıştı. Su çekiliyor. Böylesi iyi. Çünkü ben artık o gerçekliğe ait değilim.

Ters Ninja'da Öykülü Pazarlar: Siftah - Sadık Yemni yazdı.

Senik Ateş’in huzursuzluğu su yüzeyinin bir metre altında duran iri bir şamandıra gibi ısrarcıydı. Her an görünür alana çıkabilirdi. Bedbelirtiler gırlaydı. O şey olmak...

Neşe Apartmanı'nın kapısının önünde duran iki karaltı bir kahve telvesindeki bedbelirti gibiydi. Bir röntgen filmindeki beyin uru izleri dense bile yeriydi. “Bayağı dakiksiniz Gülay...

“Sokak kedilerinin hallerine çok üzülüyorum,” dedi. “Arabaların altında eziliyorlar. Susuzluktan ve açlıktan ölüyorlar. Kötü muamelelere maruz kalıyorlar. Bu nedenle bazılarına olsun daha güvenli bir ortam ve iyi niyetli bakıcılar sunmak lazım.

Tanrının kutsal kitaplarda bahsini ettiği cehenneme çok benzeyen bir yer burası. Gana’nın başkenti Akra’daki Agbogbloshie adlı e-çöplük. Kocaman kamyonlar sabah akşam demeden tonlarca eski bilgisayarı, televizyonu ve diğer elektronik eşyaları buraya boşaltıyor. Her tarafta geriye metal kazanımı için yakılmış ateşler var.
Ad